KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5255 E., 2013/20182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2012 tarih ve 2012/2-2012/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/22548 sayılı ve ''ANADOLU+H şekil'' ibareli marka başvurusunun, davalı kurum tarafından dava dışı şirketlere ait ''ANADOLU'' ve ''ANADOLU+şekil'' şeklindeki farklı markalar gerekçe gösterilerek KHK'nın 7/1(b) maddesi uyarınca reddedildiğini, oysa ret gerekçesi markalarda yer alan ek kelimelerin bütün olarak bu markaları müvekkilinin markasından ayırdığını, söz konusu markaların aynı anda tescilli olmasına rağmen müvekkili markasının reddedilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili adına önceden tescilli ''ANADOLU'' ibareli markaların da bulunduğu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 2011-M-3249 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, başvuru markasının ''ANADOLU'' kelimesi ve ''H'' harfinden oluşan karma bir marka olduğu, buna karşılık ret gerekçesi markaların ''ANADOLU'' ibaresi yanında tamamen farklı şekil ve yazı unsurları içerdiği, bütüncül ve genel bir bakış açısı dikkate alındığından markalar arasında KHK'nın 7/1(b) anlamında ilk bakışta fark edilemeyecek derecede benzerlik olgusundan bahsedilemeyeceği, ''ANADOLU'' ibaresinin Türkiye coğrafyasının tamamına yakınını oluşturan, çok bilinen ve çok kullanılan bölgenin adı olması sebebiyle kullanım tekelinin kimseye verilemeyeceği,
davalı kurum tarafından bu ibareyi taşıyan bir çok markanın tescilinin sağlandığı, bu itibarla ayırt edicilik gücü zayıf bir ibare olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'nın 2011-M-3249 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili temyiz etmiştir. 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca tescilli ya da tescil başvurusu yapılan bir marka ile aynı ya da edilemeyecek derecede benzer bir işaretin tescili mümkün olmayıp uyuşmazlık konusu markalar içerisinde "Anadolu" ibaresinin de markanın asli unsurlarından birisi olarak kullanılması nedeniyle mahkemenin karar gerekçesi isabetli değil ise de; TPE tarafından redde mesnet olarak gösterilen dava dışı 3. kişiler adına tescilli markalar ile başvuru konusu benzer nitelikte bulunmamalarına göre, sonuç itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5255, K. 2013/20182, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama