KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/570 E., 2013/17944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.11.2010 tarih ve 2009/122-2010/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Pierre Cardin", "Pierre" ve "Cardin" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalının müvekkilinin markalarıyla benzer olan "Pierre Costa" ibaresini marka olarak tescili ettirmek için başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından markaların benzemediği gerekçesiyle reddediliğini, oysa marklarının ve davalı başvurusunun benzer olduğunu, markaların aynı emtiaları kapsadıklarını, "Pierre Cardin" markalarının tanınmış olduğunu, davalının tüketicileri yanıltmaya çalıştığını ve markasının "PIERRE CARDIN" markasının türevi olduğu izlenimi yaratmaya çalıştığını, kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalrının benzemediğini, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Pierre Cardin" markasında ve davalı başvurusunda, esas unsur olan Pierre ibaresinin ortak olduğu, bu nedenle markaların bıraktığı genel intiba bakımından 556 Sayılı KHK'nın 81-b anlamında benzer oldukları, emitia sınıflarında da aynı ve benzer olduğu, davalı başvurusunu gören tüketicinin, davacı markası ile bağlantı kuracağı, iki marka arasında idari, ticari bağlantı bulunduğu yanılgısına neden olacağı, davacı markasının tanınmış marka olduğu, davalının bu markayı bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
davalı başvurusunun, davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak, seri içine girmek, onu sulandırmak sonuçlarını barındırdığından iyi niyetli bir başvuru olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığna karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/570, K. 2013/17944, 9 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama