KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/575 E., 2013/17054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.07.2010 tarih ve 2009/142-2010/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004/02157 ve 2004/02156 sayılı, 05, 29 ve 30. sınıflarda tescilli KIVRAK ve KIVRIK markalarının sahibi olduğunu, harcanan emek sayesinde ayırt ediciliklerinin sağlandığını, yaklaşık 5 yıldır markaların kullanıldığını; davalının kötüniyetli olarak KIVRAK ibareli işareti marka olarak tescil için yaptığı başvurunun ilanı üzerine itiraz ettiklerini ancak yapılan itirazların reddedildiğini;
davacı markaları ile davalı başvurusunun/markasının aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı markasının sonunda yer alan ibarelerin tek başlarına marka olarak tescil edilemeyecek ibarelerden olduğunu, taraf markalarını farklılaştırmadığını, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu; davalı şahsın markasının davacı markalarının devamı, seri markası olarak anlaşılması tehlikesinin mevcut olduğunu; davalı şahsın TPE’de davacı adına tescilli markaları bilmesi gerektiğini, davalı şahsın haksız yarar sağlamak amacıyla KIVRAK markasının tescili talebinde bulunduğunu;
davalı şahıs adına tescilli 2007/28230 sayılı markanın iptaline, hükümsüz sayılmasına, 2009-M-1812 sayılı YİDK Kararının iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı markaları ile dava konusu markadaki “... yeni meram yufka” ibarelerinin iltibasa yol açacak derecede benzer olmadığını, markalar arasında bağlantı kurma olasılığının bulunmadığını, markaların karşılaştırılmasında parçalanmış benzerliğin değil, bütünün bırakacağı izin dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; itiraza gerekçe gösterilen markalar iki heceden oluşmakta olup, fonetik baskı KIVRIK ve KIVRAK ibarelerinin tamamında olduğu, davalı başvurusunun ise 5 ibareden oluştuğu, ayırt edici unsurun “...” ibarelerinde olduğu, ortalama tüketicilerin fonetik yönden markaları karıştırmayacağı, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü kapsamında aynı veya benzer olmadığı, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/575, K. 2013/17054, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama