KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5702 E., 2013/20232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2011/68-2012/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen dava kapsamında, müvekkilinin 2008/62377 nolu ''BATIBETON+şekil'' ibareli marka başvurusunun ''BATI'' ibareli markalar gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK m.7/1-b kapsamında kısmen reddedildiğini, yine kalan mallar yönünden başvurunun ilanı üzerine davalı şirket tarafından yapılan itirazın YİDK kararı ile kabul edildiğini, müvekkilinin ''BATIBETON'' ibaresi üzerinde daha önce tescil edilmiş bulunan markaları ve ticaret ünvanı sebebiyle öncelik ve kazanılmış hak sahipliğinin bulunduğunu, benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını belirterek müvekkili başvurusunun resen ve itiraz üzerine reddine dair YİDK kararının iptaline, başvuruların reddedilen mal ve hizmetler için tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlem ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalısı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede iltibasa sebebiyet vereceklerinin söylenemeyeceği, başvurunun resen ret edilen mallar bakımından ilâna çıkarılmasının ve redde mesnet marka sahiplerinin itirazına açılmasının makûl ve zorunlu olduğu, zira davacının başvuru konusu işaret ile aynı karakteri taşıyan markalarının uzun zamandan buyana redde mesnet markalarla
kullanıldığı ve yanyana yaşadığı, ilgili sektörde tutunmuş olduğu, davacı başvurusunun 556 sayılı KHK m.7/1-b maddesi uyarınca reddinin doğru olmadığı, diğer yandan davacı başvurusunun kapsamında bulunan ''metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları'' ürünlerinin davacının önceki markalarının kapsamında bulunmadığı, seri marka olarak kabulünün mümkün bulunmadığı,
davacı başvurusu ile davalı şirketin itiraza mesnet markasının 556 sayılı KHK'nın 8/b maddesi kapsamında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK'nın 2011/M-378 sayılı kararının, davacı marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddine yönelik kararın kaldırılması amacıyla yapılan itirazın reddi bakımından iptaline, tescil isteminin reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5702, K. 2013/20232, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama