KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/602 E., 2013/17705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/10/2012 tarih ve 2011/198-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Fransa' da kurulan firma olup bitki ve çim kesme makineleri ve tırpanlarda kullanılan sentetik iplik (misina) üretiminde dünyanın önde gelen firmalarından biri olduğunu, TPE nezdinde "1 ST "FIRST" ibareli 8 ve 22. sınıf ürünleri içeren 2006/14160 sayılı markasının tescilli bulunduğunu, anılan markanın müvekkilinden ürün ithal edip Türkiye'de satan davalı tarafından izinsiz olarak tescil edilip sonradan müvekkiline devir edildiğini, zaten bu nedenle aralarında ticari ilişkinin zarar görerek son bulduğunu, şu an için müvekkiline ait ürünlerin dava dışı SEMAK tarafından Türkiye'ye ithal edilip dağıtıldığını,
davalının kötüniyetli biçimde müvekkili markasının bilinirliğinden yarar sağlamak amacıyla aynı tür ürünleri içerecek biçimde 22.06.2009 tarihinde tarihinde "PR1MO" ibare ve biçimli, 7. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ayrıca kendi ürünlerini müvekkilinin ürün ambalaj kompozisyonu ile ayırt edilemeyecek şekilde düzenlediği ambalaj ile piyasaya sunduğunu, davalı başvurusuna itirazlarının haksız bir şekilde YİDK tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini, ortalama tüketicilerin işletmesel bağlantılandırma kurmasına neden olacağını,
ayrıca markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin 1998 yılından 2008 yılına kadar davacının Türkiye tek satıcılığını üstlendiğini, yeniden ticari ilişkinin sürdürülebilmesi amacıyla bir süre görüşmeler yapıldığını, davacının müvekkiline 10 konteyner tırpan misinası satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilin bu ürünlerin satışını PRİMO markasıyla yapmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin kötüniyetli bir davranışının bulunmadığını, görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacının markasıyla müvekkili başvurusunun konusu olan işaretin iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının "1 ST "FIRST" ibareli markası ile davalının "PR1MO" ibareli başvurusunun görsel, biçimsel ve sescil olarak ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduğu, davalı başvurusunda bulunan "tarım makinalarında kullanılan kesim amaçlı misinalar tırpan misinaları (bitki ve çim biçme makinalarında kullanılan sentetik iplik misinaları) ürünlerinin, davacı markalarının kapsamında yer alan sicimler ve ipler ürünleri ile aynı türden olduğu,
diğer yandan davacının uzun yıllardan bu yana Türkiye'de gerçekleşen kullanımla "1 ST "FIRST" ibaresinin "tarım makinalarında kullanılan kesim amaçlı misinalar tırpan misinaları" ürünleri için 556 sayılı KHK'nın 8/3.maddesi kapsamında korunması gereken bir hukuki durum kazandığı,
başvuruda yer alan diğer ürün ve hizmetler bakımından ise başvuru ile davacı markalarının aynı tür ürünleri içermedikleri, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2011/M-3663 sayılı kararının, "bitki ve çim biçme makinalarında kullanılan sentetik iplik misinaları" (tarım makinalarında kullanılan kesim amaçlı misinalar, tırpan misinaları) ürünleri bakımından iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/602, K. 2013/17705, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama