KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6066 E., 2013/21299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.02.2013 tarih ve 2012/372-2013/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Mudo markasının, 1974 yılından bu yana tescilli olup, bu markayı kullanma hakkının sadece müvekkiline ait olduğunu, markanın Türk Patent Enstitüsü'nce de tanınmış marka olarak kabul ve tescil edildiğini, ancak davalı şirketin, Mudo markasını ticaret unvanı olarak kullandığını, tabelalarında, reklamlarında ve makbuzlarında bu ismi bulundurduğunu, markanın yazılış biçimi ve harflerinin de aynı olduğunu, davalıya bu tecavüze son vermesinin ihtar edildiğini, ancak davalının, Mudo ismini şirket unvanı olarak kullanmada haklı olduğunu bildirdiğini ileri sürerek,
Mudo markasının davalı tarafından şirket unvanı olarak kullanımının men'ine ve her türlü Mudo isminin kullanıldığı tabela, matbuat ve resmi kayıtlar ile Ticaret Sicili ve bağlı bulunduğu Bakanlıklardaki kayıtlardan terkinine, Mudo isimli malzeme ve ürünlerin toplatılarak imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin, 31.12.1997 tarihinde kurulduğunu ve davacı şirket ile iştigal sahasının aynı olmadığını, müvekkilinin emlak alım satımı, kiralama ve emlak komisyonculuğu işlerini yaptığını, tarafların ticaret unvanlarının ve şirket türlerinin benzer olmadığını, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak şekilde unvan kullanmadığını, Mudo markasının tanınmışlık düzeyinin muğlak olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamad iddia, savunma v tüm dosya kapsamı uyarınca davacının kendisine ait Mudo markasının, davalı tarafından ticaret unvanı olarak kullanıldığını 2010 yılında öğrendiğini iddia ettiği, ancak Ltd. Şti. olarak kurulan davalı şirketin unvanının ticaret siciline 31.12.1997 tarihinde tescil edildiği, Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanının yapıldığı, TTK'nın 20. ve 38. maddeleri uyarınca davacının bu ilandan haberdar olmadığının kabulünün mümkün olmadığı, davacının ilan nedeniyle bilmek durumunda olduğu kullanıma karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6066, K. 2013/21299, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama