KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6168 E., 2013/23316 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.01.2013 tarih ve 2011/585-2013/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 22.12.2008 tarihinde vefat eden müvekkillerinin murisi ... ile dava dışı ...'in davalı şirketinin %50 oranında hissedarı olduğunu, anılan dava dışı hissedarın müvekkillerinin tecrübesizliğinden faydalanarak davalı şirketin tek başına yetkilisi olarak atadığını, davalı şirketin 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ait kâr payının müvekkillerine ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ait olarak 10.000,00 TL kârın ait oldukları yılların son gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 04.06.2012 tarihinde talebini 116.240,92 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, yasal yönden kar payı dağıtılması gerektiği halde davacı tarafa kar paylarının ödenmediği, davacı vekilince dava tarihinden öncesine ait işlemiş faiz istemlerinin bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacı ... yönünden 29.060,23 TL, davacı ... yönünden 87.180,60 TL, toplam 116.240,93 TL kâr payı alacağının 13.05.2011 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ancak, davacı tarafça 04.06.2012 tarihinde yatırılan ıslah harcının da davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiği halde yalnızca başlangıçta dava açılırken yatırılan peşin harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6168, K. 2013/23316, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama