KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/637 E., 2013/16990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2003/431-2012/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'nin eşi, diğer müvekkilleri ... ve ...'nin anneleri ...'nin 02/09/2002 tarihinde yolcu bulunduğu, davalılardan ...'un maliki ve sürücüsü bulunduğu araç ile diğer davalının maliki ve sürücüsü bulunduğu aracın çarpışması sonucunda öldüğünü, müvekkillerinin murisine yükletilebilecek herhangi bir kusurlu davranışın söz konusu olmadığını, müvekkili ...'nin bu kaza sonucunda 30 yıllık eşini diğer müvekkillerinin de annelerini kaybettiğini, murisin zamansız ölümü sebebi ile müvekkillerinin büyük bir üzüntü ve manevi çöküntüye uğradıklarını, bu durumun yaşamları boyunca müvekkillerini etkileyeceğini,
davalıların kazaya birlikte neden olmalarından dolayı müvekkillerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek her müvekkili için ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın 02/09/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., manevi tazminatın takdirin de olayın taksirli eylem olduğunun dikkate alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kendisinin de ekonomik durumunun iyi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davacıların istemiş olduğu tazminatın haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan Faruk'un eşi diğer davacılarının annelerinin ölümü nedeniyle duydukları acı ve elemin ağırlığı ile olayın oluşumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/637, K. 2013/16990, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama