KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6987 E., 2013/20977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.01.2013 tarih ve 2012/259-2013/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının Bodrum/Kayra Şubesi hesabında bulunan 4.996 TL'sinin 16.04.2007 tarihinde, davalı bankanın internet bağlantıları kullanılarak kimliği belirsiz kişilerce, başka bir şubesinde bulunan, başka biri adına açılmış mevduat hesabına aktarılıp, bu hesaptan ATM kanalı ile çekildiğini, internet bankacılığı güvenlik sistemini sağlamanın davalının sorumluğunda olduğunu, olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 4.996 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu havale işleminin şifre kullanılarak, yani davacının bir şekilde şifresini üçüncü kişilere vermiş olması nedeniyle gerçekleştirildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca davacının şifre ve kullanıcı bilgilerini gereği gibi muhafaza etmemesi ve sonuçta bunların üçüncü şahısların eline geçmesi nedeniyle uğradığı zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin ve personelinin sözleşme ile getirilmiş bir sorumluluğu olmadığı gibi haksız fiil olarak nitelendirilebilecek bir kusurunun da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat talebinin, bir güven kuruluşu olan bankanın muhafazasına akdedilmiş paraları tacir sıfatıyla kendisinden beklenen özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak zorunda olduğu, davalı bankanın dava konusu olayda davacının kusurlu bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, davacının kusurlu olduğunu gösterir herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, manevi tazminat talebinin ise,davacının meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarına saldırı bulunmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6987, K. 2013/20977, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama