KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7738 E., 2013/21318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2013 tarih ve 2012/100-2013/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı Feniş Ticaret A.Ş.'ye ait alüminyum profil emtiasının nakliyet emtia kat'i sigorta poliçesi ile nakliyat hasarlarına karşı sigortalandığını, emtianın İstanbul-İngiltere nakliyelerini gerçekleştirmek üzere davalının taşıyıcısı olduğu ... plakalı kara taşıt aracına yüklendiği, emtiaların alıcıya hasarlı teslim edildiği, teslim anında CMR taşıma belgesi üzerinde ihtirazi kaydın konulduğu, dolayısıyla davalının hasardan sorumlu olduğu, fatura değerlerine ve poliçe şartlarına göre 20/09/2011 tarihinde 3.091,55 TL ve 29/09/2011 tarihinde de 818,82 TL olmak üzere toplam 3.910,37 TL tazminat ödemesi yapıldığını ileri sürerek TTK 1301 vd. maddeleri uyarınca hasarın rücuen davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle emtianın alt taşıyıcı olan Emin Turizm Şirketi tarafından gerçekleştirildiği, husumetin şirkete yöneltilemeyeceği, öte yandan rücu yazısının kendilerine ulaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; gerek CMR belgelerine göre gerekse taşıma senedinde taşıyıcı olarak davalı şirketin görünmesinden dolayı davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, olayda CMR hükümleri uygulanacak ise de, konvansiyonun 23/3 maddesine göre belirlenen sınırlı SDR sorumluluğu noktasında talep edilen miktarın sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığı ancak, malın taşımada zayii olması değil hasarlanmasının iddia edildiği,
Konvansiyonun 25. maddesinin 23. madde ile birlikte yorumlanması sonucu zarar tazmini hesaplanabilecek ise de, öncelikle, malların hasarının belirlenebileceği delillerin sunulmuş olması gerektiği, dosyaya sunulan resim fotokopilerinde alüminyum profillerin ambalajlarında görünen bir kısım aşınma dışında profillerde hasar oluştuğunun tespit edilemediği, hasara ilişkin bir ekspertiz raporunun bulunmadığı, sadece fotoğraflar ve davacının kendisine göre belirlediği bir kısa hesap yazısının bulunduğu, bu nedenle davacının sigortalısına yaptığı ödemenin tamamen talep doğrultusunda yapılan bir ödeme niteliğinde olduğu,
oysa rücuen tazminatlarda tazminata esas hasar belirlemesinin yapılabilmesi için hasarın varlığına ve niteliğine uygun somut verilerin sunulması gerekeceği, olayda bu nitelikte delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7738, K. 2013/21318, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama