KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9452 E., 2013/14470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2011 tarih ve 2007/259-2011/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Hayat Hastanesi" ismiyle sağlık hizmetleri verdiğini, bu isimle özel sağlık hizmetlerinde tanınmış markalardan biri olduğunu, bu ibarenin tescili için 25.02.2004 tarihinde marka vekilliği hizmeti veren davalı ile anlaştığını, aynı tarihte tüm evrakları tamamlayarak bu konuda davalı ile sözleşme yaptığını, sözleşme uyarınca davalının 5 gün içinde marka başvurusunu yapması gerekirken başvuruyu bekleterek 16.03.2004 tarihinde yaptığını,
15.03.2004 tarihinde bir başka firmanın "Özel Hayat Hastanesi Öhst 25.yıl Şekil" ibareli marka başvurusu nedeniyle müvekkili başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, itiraz prosedürlerini de yerine getirmelerine rağmen bir sonuç alamadıklarını, TPE'ye başvuruda saat ve dakikanın dahi önemli olduğunu, marka vekilliğini iştigal konusu eden davalının kusuru ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle kullandıkları markayı adlarına tescil ettiremediklerini,
isim değişikliğinin müvekkilinin uzun yıllara dayanan emeğinin bir kenara atılması anlamına geldiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bir savunmada bulunmamıştır. Dahili davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında bir sigorta sözleşmesinin bulunmadığını, Permin Gündoğan'ın sigortalanmasının davalının verdiği zararları teminat altına almayacağını, poliçe süresinde ihbar edilmiş tazminat taleplerinin karşılanamayacağını, poliçenin ancak sigortalının ödeme yapmasından sonra işlerlik kazanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın sözleşmeye beş iş günü içinde marka müracaatında bulunulacağı yönünde bir süre koymuş olması sebebiyle marka başvurusunun süratle sağlanması isteği yönünde irade beyan ettiği, buna rağmen davalı şirketin vekil sıfatıyla gereği gibi görevini yapmamasından dolayı davacı şirketin marka tescil başvurusundan birgün önce yapılan başvuru ile benzerlik gösterdiği gerekçesi ile marka tescilinin sağlanamamasının sonuçlarından davalı marka vekilliğini yapan şirketin sorumlu olacağı,
sunulan zarara yönelik delilerin bilirkişilerce değerlendirilmesi sonucunda da davalının sözleşmeye aykırı hareketinden kaynaklanan davacı zararının 5.300,11 TL olduğu gerekçesiyle davalı Patentevi Sınai ve Fikri Hizmetleri Dış Tic.Ltd.Şti. yönünden davanın kısmen kabulü ile, 5.300,11 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, dahili davalı Aksa Sigorta A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9452, K. 2013/14470, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama