KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/10490 E., 2014/18501 K.·Mahkemesi : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2014
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.03.2014 tarih ve 2013/245-2014/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ...Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...Şubesi'ndeki hesabına yatırdığı paranın, banka görevlilerince, Kıbrıs’ta bulunan şubelerinde değerlendirileceği ve bu nedenle yüksek faiz uygulanacağı söylenerek kendisine hesap tarihi itibariyle cüzdan verilmediğini, daha sonra ... hesap cüzdanına benzer bir cüzdan verilerek 02.12.2000 tarihinden itibaren hesabında bulunan 7.803.14 TL parasına %83 faiz verileceğinin söylendiğini, yapılan araştırmada paravan banka kurularak müvekkilinin parasının...A.Ş aracılığıyla davalı ...’in kendi şirketlerine aktarıldığının anlaşıldığını, Off Shore Ltd.’nin aslında...A.Ş. olduğunu,
müvekkilinin parasının hiçbir zaman Kıbrıs’a gitmediğini, off-shore görüntüsü ile müvekkilinin dolandırıldığını, müvekkilinin hesabından doğrudan davalı bankanın ve mevcut hesaplar devlet güvencesinde bulunduğundan TMSF’nun sorumlu olduğunu, davalılardan Ali
Avni ...’in de Bankalar Yasası’nın 69. maddesi uyarınca şahsen sorumlu olduğunu, davalı ... Holding’in de hortumlama olayının merkezi olması nedeniyle doğrudan sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 7.803,14 TL alacağın 02.12.1999 tarihinden itibaren %83 faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve davalılar Ali ... ve ... Holding vekilleri, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, anılan şirket hesaplarına dayanılarak müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden de davanın yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ... Holding hakkındaki davanın atiye terkedildiği, ... A.Ş. ve ... Ltd.'nin hakim ortak ve yöneticilerince mevduat sahiplerinin güveni kötüye kullanılarak zarara uğratıldığı gerekçesiyle, davalılar ... ve ... Holding yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... A.Ş. (...Bank A.Ş.) hakkında açılan davanın kabulü ile 7.803,13 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ...Bank A.Ş. vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davada taraf olmayan BDDK ve ...A.Ş.'nin karar başlığında gösterilmesi maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davacı vekili, davalı ...Bank A.Ş. vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının Off Shore Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, off shore hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden avans faizi yürütülmemesi, ayrıca davalı Banka'nın 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/10490, K. 2014/18501, 27 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama