KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/17346 E., 2015/2398 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
.
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2014 tarih ve 2013/299-2014/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “...” ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalı ...'in müvekkilinin markaları ile karıştırmaya sebep verecek şekilde benzer nitelikteki “....” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ne başvurduğunu, ....kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak .... tarafından reddedildiğini, iltibas ihtimali ve 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek 2013-M-5587 sayılı YİDK kararının iptalini, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, itiraza mesnet markalarla başvuru konusu markanın aynı/benzer mal ve hizmetleri kapsamakla birlikte tüketiciler yönünden bağlantı kurulması dahil karıştırlma ihtimalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17346, K. 2015/2398, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama