KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/19007 E., 2015/3732 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2015
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2014 tarih ve 2014/755-2014/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Bank A.Ş. ve fer'i müdahil ...vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 14/12/1999 tarihinde davalı bankanın Avcılar Şubesi'ne 30.000,00 TL yatırdığını, banka personelinin yanlış yönlendirmesi sonucunda hataya düşerek tasarrufunu ... hesabında değerlendirdiğini, davalı bankanın yönetimine ... tarafından el konulduğunu, bu nedenle müvekkilinin parasını tahsil edemediğini, davalı bankanın sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, yatırmış olduğu 30.000,00 TL'nin 14/12/1999 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, davalı banka ile ... bankasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, BK'nun 31. maddesindeki hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının daha fazla faiz getirisi sebebiyle kendi iradesi ile ...bankasını tercih etmiş olup sorumluluğun kendisine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili yetki, zamanaşımı, husumet itirazı ile davacının da gerekli araştırmaları yapmadığı için kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i Müdahil ...vekili; asıl muhatabının ... olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı bankadan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 30.000,00 TL'nin 14/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı ... Bank A.Ş. vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın
336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde, 30.000,00 TL'nin 14/12/1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
04/12/1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa'nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, T.C.M.B'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken, 15/12/1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa'da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, T.C.M.B'nın kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, 01.01.2000 tarihinine kadar olan davacı alacağına reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra da avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, ayrıca davalı Banka'nın 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/19007, K. 2015/3732, 18 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama