KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/9722 E., 2015/6502 K.·Mahkemesi : Ankara (Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Tarihi
- 27/11/2013
- Numarası
- 2012/264-2013/301
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara (Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2013 tarih ve 2012/264-2013/301 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ç. D. L. ile davalı vekili Av. E. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının kararı ile T.'ın 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılmasına karar verildiğini, bu kapsamda da davacı ve davalı arasında 24/07/2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6'ncı maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, ayrıca 10.1, 15.2 ve 18.3'üncü maddelerinde de sorumlulukların kapsamına yer verildiğini,
buna göre bu sözleşmeyle imza tarihinden önceki sorumluluğu ve işletme faaliyetine ilişkin tüm hak ve hükümlülüklerin T.'a ait olduğunu, ayrıca sözleşmenin 7.1, 7.2 ve 7.3'üncü maddeleri uyarınca dağıtım tesislerinin mülkiyetinden ve mülkiyetten gayri ayni haklardan doğan idari ve hukuki uyuşmazlıkların da T.'a devredildiğini, T. tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle 3.kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü istemin muhatabının da T. olduğunu,
sözleşmenin 7.6'ıncı maddesinde ise açık ve net şekilde sözleşmenin imza tarihinden önce yürütülmüş bulunan faaliyetler nedeniyle 3.kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının T. olduğunun düzenlendiğini, davalının 2004 yılında gerçekleştirdiği işlemler için açılan davada karar verildiğini, alacaklı tarafından başlatılan icra takibi sonucu 27/03/2007 tarihi itibariyle 20.531,60 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, 20.531,60 TL'nin alacaklıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, alacağın dayanağını teşkil eden eylemin işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında ve dağıtım faaliyetinden kaynaklanması sebebiyle 7.madde kapsamına girdiği, çünkü saman ve kamyonların yanması elektrik dağıtımını sağlayan elektrik tellerinin sarkmasından dolayı 2004 tarihinde olup, ödeme yapılan kişi de 3.kişi konumunda olduğu, davalının alacaktan sorumlu olmadıklarına dair savunmalarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili tarafından verilen katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt da bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmediğinden, davacı tarafça bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/9722, K. 2015/6502, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama