KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/2606 E., 2017/5322 K.·Mahkemesi : ... 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2017
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/188-2015/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı ile davacı-karşı davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı - karşı davalı vekili, müvekkilinin tescilli markalarıyla iltibas oluşturduğu iddiasıyla 2012/13251, 2012/13262, 2012/13280, 2012/13132 no’lu markaların 36. sınıf bakımından hükümsüzlüğünü, hükmün ilanını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep talep etmiştir.
Davalı – karşı davacı vekili, müvekkilinin söz konusu markaları tanınmış Vakıfbank markasıyla birlikte kullandığını, markalar arasında iltibasa yol açıcı benzerlik bulunmadığını, asıl unsurunun Vakıfbank olduğunu, ayrıca davacının markasını oluşturan Cömertkart ibaresinin tasvir edici olduğunu belirterek asıl davanın reddini, davacı markasının 7. madde kapsamında ayırt edici vasfı olmayan ibarelerden oluşması nedeniyle davacı adına tescilli 2011/71485 no’lu markanın finansal ve parasal hizmetler sınıfı için hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, hükmün ilanını talep istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, finansal hizmetler bakımından ayırdediciliği zayıf olan ibarenin tekerleme, slogan şeklinde oluşturulması durumunda marka olarak tescili mümkün ise de marka sahibinin aynı ibarenin üçüncü kişilerce başka eklerle tesciline engel olamayacağı, asıl davada markalar arası iltibasa yol açıcı benzerlik bulunmaması, karşı davada ise markanın slogan şeklinde oluşu gözönünde bulundurulduğunda hem asıl dava ve hem de karşı dava bakımından hükümsüzlük koşulları oluşmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı – karşı davacı ile davacı – karşı davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı ile davacı-karşı davalı vekilleri tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2606, K. 2017/5322, 12 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama