KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/5498 E., 2017/7187 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2017
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/03/2015 tarih ve 2014/249-2015/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... ait 7 adet çek yaprağını kaybettiği için ilgili bankaya ibraz edemediklerini, bankanın da bunun üzerine kendilerinden ilgili çek yapraklarıyla çek iptali davası açmasını istediğini, bu süre zarfında da davacının hesabına bloke koyarak 3.946,58 TL'nin müvekkiline ödenmesini engellediğini, hukuki yararın bulunmaması nedeniyle müvekkilinin çek iptal davası açmayacağı için hesabındaki blokenin kaldırılmasını davalı bankadan istediğini ancak davalının olumlu yanıt vermediğini ileri sürülerek hesabındaki blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın her çek yaprağının ibrazı halinde 500 TL ile sorumlu olduğunu ve ibraz halinde bu parayı ödemek zorunda olduğunu, hesap üzerine bloke koymasının 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesi gereği mevcut olan rizikodan kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 31.05.2000 tarihli genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinde bankaya müşterinin hesapları üzerinde alacaklarına karşı teminat teşkil etmek üzere rehin hakkı tanındığı, davalı bankanın bu sözleşme hükmüne göre yaptığı bloke işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/5498, K. 2017/7187, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama