KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/3873 E., 2019/950 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/05/2017 tarih ve 2017/77-2017/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'in satış müdürü olarak müvekkili şirkette çalışmakta iken emekli olacağını bildirerek işten ayrıldığını, ancak davalının müvekkilinin rakibi olan diğer davalı şirkette çalışmaya başladığının anlaşıldığını, davalı ...'in müvekkili ile arasındaki sözleşmede yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, İş Kanunu'nun .... maddesi uyarınca diğer davalının da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 44.100 TL cezai şartın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak, davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin yer bakımından tüm Türkiye'yi kapsaması nedeniyle işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı kısıtlaması sebebiyle m. 445/1 deki hükme aykırılık teşkil ettiği ve davacının davalıya tüm Türkiye çapında, davalının yapageldiği ve doğal olarak tercih ve istihdam edilebileceği kendi iş alanında çalışmaktan yasaklı kılmasına dair şartın, uygun olmayan sınırlama teşkil ettiği ve m.445/... hükmüne göre de yer bakımından getirilen bu şartın hukuken himaye edilememesi sebebi ile sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünün belirtilen ve davaya uygulanan kısmının açıklanan gerekçelerle tamamen yer bakımından sınırlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve TBK 445/... koşullarının oluşmamış bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/3873, K. 2019/950, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama