KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/3880 E., 2019/3196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2019
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28/01/2014 gün ve 2013/42 - 2014/13 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/04/2017 gün ve 2016/1351 - 2017/2239 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 15.09.2008 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin ödeme planı çerçevesinde edimlerini yerine getirdiğini, bankanın önceden hesaplanan Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) ve Banka Sigorta Muamele Vergisi (BSMV) oranlarında değişikliğe giderek belirlenen miktarlardan daha fazlasını tahsil ettiğini, bankadan 250.000 USD kredi kullanıldığını, dövize endeksli kredilere ilişkin muhasebe hesap oranlarının TL cinsinden olma zorunluluğunun bulunduğunu,
bankanın sözleşme ve yasal mevzuata aykırı olarak KKDF ve BSMV bedelini krediyi kullandırdığı gün USD cinsinden ve yüksek kur üzerinden 48 aylık peşin tutarı tahsil ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin toplamda 17.549,18 USD KKDF bedeli ödediğini, ödeme planı incelendiğinde müvekkilinin ödeyeceği KKDF miktarının 7.732 USD olduğunun görüleceğini, 10.177,18 USD'nin fazladan ödendiğini, kredi sözleşmesi ve ödeme planı içerisinde görüleceği gibi erken ödeme komisyonunun %2 olduğunu, sözleşmede belirtilen 19 aylık taksit ödemesini yaptığını, kalan parayı peşin ödediğini,
gecikme cezasının 3.371,59 USD'ye tekabül etmesine rağmen haksız yere 8.626,34 USD tahsil edildiğini ileri sürerek toplam 27.275,94 TL (15.431,93 USD) bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca USD bazında açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur. Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/3880, K. 2019/3196, 29 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama