KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/1143 E., 2019/5471 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25/01/2016 gün ve 2014/471 - 2016/18 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/12/2017 gün ve 2016/5668 - 2017/7320 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2012/84473 sayılı "MIRACLE SHINE" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "Shine" ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın davalı Kurumun YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, işaretler ve kapsadıkları emtia arasındaki aynılık/benzerlik nedeniyle başvurunun tescilinin iltibasa sebebiyet vereceğini, tüketicinin markalar arasında bağlantı kuracağını ileri sürerek TPMK YİDK'nun 2014-M-11548 sayılı kararının iptalini, davalı şirket adına başvurusu yapılan 2012/84473 sayılı işaretin tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, markalar arasında bir benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusundaki asıl unsurun "MIRACLE" ibaresi olduğunu, "parlayan" anlamına gelen ve tanımlayıcılık içeren "SHINE" kelimesinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markaların farklı malları kapsadığını, ayrıca müvekkili adına tescilli bir kısım markaların kazanılmış hak sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, müktesep hak koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1143, K. 2019/5471, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama