İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2385 K.2019/3954

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/05/2016 tarih ve 2013/696-2016/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2018/2385Karar2019/3954Tarih20 Mayıs 2019Okuma3 dk · 686 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/2385 E., 2019/3954 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

686 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/05/2016 tarih ve 2013/696-2016/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; tarafların %50 paylarla davalı şirkette ortak olduklarını, müvekkiline müdür olarak yetki verildiğini ancak bu durumun sözde kaldığını, davalı şirketin, davalı ... ve eşi tarafından yönetildiğini, müvekkilinin şirket ortağı olduktan sonra davalı şirketin ihaleye girdiğini, ihale nedeni ile ödenen hakedişin bankadan çekildiğini, sonrasında davalı ... ve eşinin şirket borçlarını ödeyeceklerini söyleyerek paranın tamamını müvekkilinden aldıklarını, ancak şirket borçlarını ödemek yerine şahsi borçlarını ödediklerini, müvekkilinin bu borçların bir kısmını cebri icra ile ödemek zorunda kaldığını,

mağdur olan müvekkilinin diğer ortaklarla konuşmak istediğinde olumsuz cevap aldığını, müvekkilinin şirketten kâr payı almadığı gibi bütün borçları ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin haklı nedenle davalı şirket ortaklığından, payına tekabül eden bedelin ödenerek çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkmasına, olmadığı takdirde şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; ihale bedellerinin çekilerek davalı şirket borçlarının ödendiğini, şirket kayıtlarında müvekkilinin eşine yapılan ödeme olmadığını, şirket borçlarının ödendiğini, davacının şirket müdürü olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin devamı için gereken çabayı gösterdiğini, sorunların çözümü için bir araya gelindiğini, davacının şirketi zarara uğrattığını, şirketin devri yahut tasfiyesini kabul etmediğini savunarak çıkma talebinin reddini, davalı şirketin tasfiyesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların şirketi yürütemedikleri, davalı şirketin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2011 yılı Haziran ayından itibaren faaliyette olmadığı, tarafların şirketi yönetmekte herhangi bir menfaatlerinin kalmadığı, davacının bu nedenle çıkma talep edemeyeceği, çıkma şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin tasfiyesinin gerektiği gerekçesiyle çıkma talebinin reddine, davalı şirketin tasfiyesine, tasfiyeden kalan malvarlığının ortaklara hisseleri oranında paylaştırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.

Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.

Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda mahkemece, 05.05.2016 tarihli celsede verilen kısa kararda "Davacının davalı şirketten çıkma talebinin reddine, davalı şirketin TKK'na göre tasfiyesine, tasfiyeden artakalan mal varlığı olur ise davalı şirkete %50 hissesine sahip olan davacı ile diğer %50 hissesine sahip olan davalı ...'ın hisseleri oranında paylaştırılmasına, Yozgat 1. İcra Müdürlüğünün tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine ve derhal tasfiye memuruna müzekkere yazılmasına, tasfiye memuru için 500,00 TL ücret takdirine ve davacı tarafça karşılanmasına,

" ifadesi yer almasına rağmen, gerekçeli kararda "Davacının davalı şirketten çıkma talebinin reddine, davalı şirketin TTK'na göre tasfiyesine, tasfiyeden artakalan mal varlığı olur ise davalı şirkete %50 hissesine sahip olan davacı ile diğer %50 hissesine sahip olan davalı ...'ın hisseleri oranında paylaştırılmasına, mali müşavir ...'ın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, tasfiye memuru için 500,00 TL ücret takdirine ve davacı tarafça karşılanmasına, " ifadesine yer verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep şekline göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 20/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/2385, K. 2019/3954, 20 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2385
Karar No
2019/3954
Tarih
20 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2387 K.2019/3955
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2387 K.2019/3657
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/2388 K.2019/4167
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2389 K.2019/3901
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/2390 K.2019/3633
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/2390 K.2019/2768

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.