KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/4909 E., 2020/2578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2020
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02/06/2016 gün ve 2014/521 - 2016/111 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/06/2018 gün ve 2016/13300 - 2018/4627 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/72272, 2012/06289, 2012/06288, 2011/27749, 2011/27750, 2011/27747, 2011/27748, 2010/38444 sayılı “...” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, “...” markasının televizyon kanalı olarak faaliyette bulunduğunu ve yurdun her kesimi tarafından çeşitli yollarla izlenebildiğini, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ye başvuruda bulunduğunu, 2013/06762 kod numarasını alan başvurunun, ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın reddedildiğini,
bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davalıya ait marka ile müvekkili adına tescilli markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas tehlikesi oluştuğunu, dava konusu “minigo” ibaresinin tescilli “...” ve “...” markalarına benzediğini, söz konusu markanın müvekkiline ait markalar ile tüketici nezdinde seri marka izlenimi yaratacağını, tescili istenen 25. sınıfın kendi markaları kapsamında olduğunu, kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davalılar vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4909, K. 2020/2578, 3 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama