KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/4634 E., 2020/2783 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2020
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/05/2019 tarih ve 2019/33-2019/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kötüniyetle elde ettiği endüstriyel tasarım tescil belgesine dayanarak yaptığı haksız şikayet nedeniyle, davacının ürettiği mallara ve üretimde kullandığı kalıplara el konulduğunu, davacı hakkında ceza davaları açıldığını, daha sonra davalının tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davacının açılan ceza davalardan beraat ettiğini, davalının haksız eylemleri nedeni ile zararlarının tazmini için Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/259 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, akabinde Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ek dava açıldığını,
mahkemenin 2012/210 Esas, 2012/211 karar sayılı kararı ile ek davanın reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2013/11214 Esas, 2013/16157 Karar sayılı kararı ile onandığını, ilk davada verilen kabul kararı direnme sonucunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının doğru olduğuna karar verildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2013/11424 Esas ve 2014/3996 Karar sayılı kararı ile direnme kararına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildiği,
tarafları ve konusu aynı iki ayrı dava sonucunda verilen kararların birbirine zıt olduğunu, bu durumun hukuki güvenliğe aykırı olduğunu, davacının zararlarının devam ettiğini, beraat kararlarının kesinleşmediğinden üretime başlanılamadığını, ceza davalarında kendisini savunma durumunda kalan davacının avukatlık ücreti ödediğini, iş yapamamasından dolayı üretim yapamadığını iddia ederek Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2012/210 Esas, 2012/211 Karar sayılı dosyada yargılamanın yenilenmesine, 12.250,00 TL avukatlık ücreti ile 13.274,10 TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını, davacının tazminat taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, zararının olmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4634, K. 2020/2783, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama