KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/1013 E., 2020/5395 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2017/377 E. - 2018/312 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.12.2019 tarih ve 2018/1765 E. - 2019/1277 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2016/37618 sayılı “...
OSMANLI PAŞA DÖNERİ+ŞEKİL” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin adına tescilli markalara dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca davalı şirket adına tescilli 2014/30732, 2013/59744, 2013/26182, 2013/26171, 2012/104471, 2010/38214 sayılı ve "PAŞA DÖNER", "İ.P.D PAŞA ET DÖNER", "İ.P.D PAŞA DÖNER", "İ.P.D PAŞA DÖNER", "İ.P.D PAŞADÖNER", "İ.P.D PAŞA DÖNER" ibareli markalarla müvekkili başvurusu arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini,
oysa dava konusu markaların benzer olmadığını, “PAŞA” ve “DÖNER” kelimelerinin kimsenin tekelinde olmadığını, müvekkilinin sattığı malın döner olması sebebiyle zaten bu kelimeyi markasında kullanmak zorunda olduğunu, markada yer alan “PAŞA” kelimesinin tek başına değil bir amaçla kullanıldığını ve Osmanlı döneminden bu tarafa paşalara layık bir yemek olduğunun vurgulandığını, markaların logolarının da farklı olduğunu, dava taraflarının işyerleri yan yana bile olsa orta zekada herkesin bu ayrımı rahatça görerek benzerlik olmadığını ileri sürerek YİDK’in 2017-m-7509 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin redde mesnet alınan markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin "Paşa" ibaresini meşhur ettiğini, bu ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının marka tescil başvurusu kapsamından çıkarılan 29, 30 ve 43. sınıf emtia ve hizmetlerin davalı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu ancak marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı zira dava konusu başvurunun davacının ad-soyadını içerdiği ve tamamen farklı algıya yol açtığı dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-7509 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket vekilince ve davalı TPMK vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1013, K. 2020/5395, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama