KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/3761 E., 2021/3149 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2021
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2018/777-2019/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların, davalıya 06.04.2010 tarihli hesap mutabakatı ile 24 ayar 195,73 gr. altın sattığını ve fatura düzenlendiğini, bedelin ödenmediğini ileri sürerek 10.765,15 TL'nin ticari faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fatura içeriğinde belirtilen mal alışverişi olmadığını, davalının böyle bir altın siparişi vermediğini, malın teslim edilmediğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davalının belgeyi boş olarak imzalayıp dava dışı ...’e verdiğini, ancak davacılar ile ... arasındaki sorun nedeni ile bu hesap mutabakatının iade edilmediğini, faturaya itiraz edildiğini, hesap mutabakatı belgesinin İİK. 68. madde anlamında belge olmadığının Yargıtay ilamında belirtildiğini, has atın olan külçe altının mesafeli satışla nasıl teslim edildiğinin ispatının gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 06.04.2010 tarihli belgede yer alan imzanın davalı tarafından kabul edildiği, belgede yer alan ''Ben ... Şamlıoğlu Kuyumculuk'a (Hayri-... Adi. Ort.) -195.73-gr has (24 ayar) altın borcum olduğunu kabul ve teyit ederim.'' şeklindeki ibarenin kayıtsız şartsız borç ikrarı mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.765,15 TL’nin 09.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/3761, K. 2021/3149, 31 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama