KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/3045 E., 2022/8279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.11.2020 tarih ve 2018/499 E. - 2020/325 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eski eşi tarafından Isparta İli Kuleönü Köyü’nde bulunan tarla vasıflı taşınmazın dava dışı Ateşgül Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankaya olan açılmış ve açılacak bilcümle borçları için ipotek verildiğini, daha sonra müvekkilinin bu tarlayı ipotekli olarak satın aldığını, müvekkilinin Ateşgül Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Tic. Ltd.
Şti.'ye verilecek yeni teminat mektubu için ipoteğin kullanımının bir yıl daha sürmesine muvafakat ettiğini, bir yıllık süre dolduktan sonra ipoteğin kaldırılması için davalı bankaya ihtar gönderdiğini, dava dışı asıl borçlunun davalı bankaya olan borçları ödediğini, müvekkilinin ipoteği dışındaki tüm teminatların çözülüp şirkete iade edildiğini, ancak davalı bankanın muvazaalı şekilde borcun bir kısmının diğer davalıya temlik ettiğini, bunun üzerine diğer davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığını, borcun tamamı asıl borçlu tarafından kapatıldığından müvekkilinin mesuliyetinin de kesin bir şekilde son bulduğunu,
muvazaalı işlemler ile müvekkilinin mülkünün elinden alınmaya çalışıldığını, kaldı ki müvekkilinin davalılar arasındaki temliknameye sebep olan borç ilişkisinin tarafı olmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin her iki davalı açısından da kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesi ve teminat mektuplarının dava konusu taşınmaz ile teminat altına alındığını, taşınmazın davacıya devrinden önce kaynaklanan borçların bir kısmının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, borcun diğer davalı tarafından ödenerek alacağın ve ipoteğin temlik edildiğini, muvazaa iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin bankanın alacağını bizzat ödeyerek alacağı ve ipoteği iyiniyetle temlik aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın alacağını diğer davalı ...'ya muvazaalı olarak temlik ettiğine ilişkin delil elde edilemediği gibi alacağın hukuken varlığını koruduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3045, K. 2022/8279, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama