KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/4343 E., 2022/9182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Mahkemesi
- ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09.05.2019 tarih ve 2018/120 E- 2019/237 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.02.2021 tarih ve 2019/979 E- 2021/113 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının "GARANTİ" asıl unsurlu markaların sahibi olduğunu, www.garanti.com.tr alan adının davacıya ait olduğunu, davacının aynı zamanda Garanti Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin ortağı olduğunu ve Garanti Yatırım’ın 1996 yılından bu yana finansal hizmetlerde faaliyet gösterdiğini, 2007/36548 sayılı GARANTİ YATIRIM markasının da 36. sınıf hizmetlerde tescilli olduğunu, ticaret unvanının çekirdek unsurunun GARANTİ ibaresi olduğunu, dört yapraklı yonca şeklinin de logo olarak kullanıldığını, davalıların www.garantiyatirim.net, www.....net, www.....com,
www.garantigeliryatirim.com alan adlı internet sitelerinde yayınlar yaptıklarını ve tanıtım işaretleri yanı sıra müvekkilinin logosuna çok benzer bir logonun kullanıldığını, söz konusu sitelerdeki iletişim numaraları arandığında “GARANTİ GELİR” şeklinde telefonların açıldığının Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/20 D.İş sayılı dosyasında alınan rapor ile tespit edildiğini, davalılar hakkında cumhuriyet savcılığınca soruşturma yürütüldüğünü, davalılara bu kullanımların sona erdirilmesi talepli ihtarnameler gönderildiğini ancak olumlu yanıt alınamadığını ileri sürerek,
davalıların kullanımlarının haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu kullanımların men ve ref’ine, davalı Şirketin ticaret unvanından GARANTİ ibaresinin çıkarılmasına, haksız rekabetin önlenmesi için davalıların www.garantiyatirim.net, www.....net, www.....com, www. garantigeliryatirim.com alan adlı internet sitelerindeki yayınlarının durdurulmasına ve bu sitelere Türkiye’den erişimin engellenmesi ile terkinine, 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davalıların kullanımlarının ve ticaret unvanının ise GARANTİ GELİR GAYRİ- MENKUL İNŞAAT şeklinde olduğunu, GARANTİ ibaresini taşıyan bir çok şirket bulunduğunu, taraf markaları ve kullanımları arasında benzerlik bulunmadığını, GARANTİ ibaresinin tek kişinin kullanımına bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin markasında yer alan şeklin yeterince ayırt edicilik sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı markaları ile davalıların fiili kullanımları arasında “GARANTİ” ibaresinin ortak unsur olarak bulunduğu, davalıların dava konusu markasal kullanımında aynı zamanda yeşil renkte yaprak kompozisyonunun şekil olarak kullanıldığı, “garanti” ibaresinin marka ayırt ediciliği zayıf olsa da, somut olayda davacının ‘’GARANTİ’’ ibareli markalarının bankacılık, finans alanında tanınmış olduğu ve davalıların fiili kullanımlarının benzer/ilişkili sektörlerde olduğu ve davalıların kullanımlarında yer alan yaprak figürünün davacının markalarında kullanılan yonca figürüne benzediği,
davalıların kullanımları ile davacının tescilleri arasında bütünsel açıdan benzerlik veya çağrışım oluşması ihtimali ile karşılaşılabileceği, SMK'nın 29. maddesi anlamında davalı kullanımlarının tecavüz niteliğinde olduğu, davalıların ticari etki yaratacak biçimdeki alan adı kullanımlarının, davacı markalarına yaklaştığı ve bu konuda meşru bir hakka dayanılmadığı,
davalı kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabete yol açtığı, davalı yanın ticaret unvanını, markasal nitelikte kullanımlarını gösterir mahiyette fatura, tabela, broşür, somut ürün örnekleri gibi markasal kullanımı ispatlayabilecek delil sunulmadığından ticaret unvanının terkini koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların kullanımlarının haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men'ine ve önlenmesine,
davalıların www.garantiyatirim.net, www.....net, www.....com, www. garantigeliryatirim.com alan adlı internet sitelerindeki yayınlarının durdurulmasına ve erişimin engellenmesine, davalının ticaret unvanının terkini talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalıların "Garanti" asıl unsurlu ve yeşil renkli yaprak şeklindeki dava konusu markasal kullanımlarının, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalı tarafça "Garanti" ibaresinin zayıf olduğu ve bu nedenle markaya tecavüzün bulunmadığı savunulmuş ise de davalının da aynı ibareyi kullandığı ve kullanımına bir ayırt edicilik katmadığı, davalıların ticari etki yaratacak biçimdeki alan adı kullanımlarının, bütünsel olarak davacı markalarına yaklaştığı ve bu konuda meşru bir hakka dayanılmadığı, bu itibarla 6769 sayılı SMK'nın 7/3-d maddesi kapsamında verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı,
mahkemece takdir edilen manevi tazminatın da somut olayın özelliğine ve hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı tarafça, davalının unvanındaki "GARANTİ" ibaresinin terkininin talep edildiği, mal sınıfında tescilli markaların, aynı malı üreten bir tacirin ticaret unvanına karşı korunmaları ile hizmet sınıfında tescilli bir markanın, aynı hizmeti sunan bir tacirin ticaret unvanına karşı korunması arasında farklılıklar bulunduğu,
hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir tacirin ticaret unvanını, işletmesinin tabelasında, fiyat listesinde, kataloglarında, reklam afişlerinde, ilanlarında, servis arabalarında, iş makinelerinde veya personel kıyafetlerinde kullanması, aynı hizmet sınıfında tescilli bir markası bulunan marka hakkı sahibinin markasal haklarını ihlal edeceği, hizmet markalarının kullanım alanları itibariyle soyut hizmet üzerinde gösterilmelerinin mümkün olmadığı,
hizmet sektöründe ticaret unvanı birçok hallerde hizmetleri ayırt etme fonksiyonu üstlendiği ve unvanın esas fonksiyonu etkisini kaybettiği, hizmet alanında belirli hizmetleri gösteren bir marka ile bunları gerçekleştiren firmanın ticaret unvanı arasındaki farkın ortalama bir tüketici tarafından zor algılanabileceği, hizmet sunan tacirlerin unvanlarının işletmenin görülebilecek bir yerine asılması zorunluluğu, ticaret unvanı ve markanın tüketici gözünde doğrudan ilişkilendirilmesine sebep olacağı, dolayısıyla hizmet sektöründeki alanlarda kullanılacak ticaret unvanının tescil edildiği şekilde dahi olsa kullanılması halinde,
unvanın tıpkı marka gibi “ayırt etme”, “kaynak gösterme”, “garanti”, “reklam” işlevlerini yerine getireceğinden tüketiciler gözünde marka ile karıştırılacağı, davalı Şirketin ticaret unvanının çekirdek kısmını "GARANTİ" ibaresi oluştuğu, davalının faaliyet konusunu ise "yurt içi ve yurt dışında her türlü inşaat, taahhüt ve müteahhitlik işleri, resmi ve özel kamu kurum ve kuruluşlarının inşaat işleri, tüneller, limanlar, yollar, köprüler, bentler, barajlar, altyapı ve üstyapı işleri vb. inşaat işleri yapmak gibi inşaat ve emlak işleri ile otomotiv ve turizm alanında ticaret sicil gazetesinde yer alan diğer işleri yapmak" oluşturduğu,
davacının "GARANTİ" asıl unsurlu markalarının kapsamında, davacının faaliyet alanını oluşturan 37, 39 ve 43. sınıfta yer alan hizmetler bulunduğu, davacının "GARANTİ" ibareli markaları, davalının ticaret unvanının tescil edildiği 13.03.2018 tarihinden çok daha önce tescil edildiği, davalının, tescil kapsamındaki hizmetlerin sunumunda ticari kaynağı gösterecek biçimde unvanını kullanması, davacının marka hakkına tecavüz teşkil edecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davalıların kullanımlarının haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün ref’ine ve men'ine, davalıların www.garantiyatirim.net, www.....net, www.....com, www.garantigeliryatirim.com alan adlı internet sitelerindeki yayınlarının durdurulmasına ve erişimin engellenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan "GARANTİ" ibaresinin ticaret unvanından terkinine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00.-TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
masrafı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleşmesini müteakip kararın özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan gazetelerden birinde bir defa ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle tescilli markanın, ticaret unvanına engel olabilmesi için söz konusu unvanın markasal kullanılması gerekmekte olup,
bu nedenşe Bölge Adliye Mahkemesinin Nice sınıflandırmasındaki hizmet sınıflarına karşılık gelen ticaret iştigal alanlarındaki tacire ait tescilli unvanların, tescil edilmiş haliyle kullanılmaları halinin de markasal etki yaratacağına ilişkin gerekçesi isabetli değilse de, somut olayda davalıların tescilli ticaret unvanlarını tescil edilmiş şeklinin dışında şekil de ilave edilerek markasal etki yaratacak şekilde kullanmış olmalarına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4343, K. 2022/9182, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama