KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/5 E., 2022/1824 K.·Mahkemesi'nin 2017/166 Esas
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.09.2020 tarih ve 2020/137 E. - 2020/204 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin "Liderler Zirvesi" ibareli, "Turkcell Liderler Zirvesi" ibareli 2012/17300 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının "İşinin Liderleri Zirvesi" ve "Türk Telekom İşinin Liderleri Zirvesi " ibareli marka tescil başvuruları gerçekleştirdiğini, müvekkilinin başvuruların tescilli markalarına iltibas oluşturağı gerekçesiyle başvuruların reddi istemiyle itirazlarda bulunduğunu, itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2016/M-11807 ve 2017/M-1519 sayılı kararlarla hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek benzer mal ve hizmet sınıfları bakımından YİDK kararlarının iptaline ve davalı adına tescil olunan markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili, başvuru konusu markalarla, davacıya ait redde mesnet alınan ibare ve markaların anlamsal, görsel ve sescil olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadıklarını savunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı markasındaki ‘’Türk Telekom’’ ibaresinin taraf markalarını 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılmaya neden olmayacak düzeyde farklılaştırdığı, bu durumda taraf markalarının karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl dava kesinleştiğinden asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5, K. 2022/1824, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama