İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6577 K.2023/1526

Taraflar arasındaki coğrafi işaretin tescilinin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/6577Karar2023/1526Tarih13 Mart 2023Okuma11 dk · 2.235 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/6577 E., 2023/1526 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Tarihi
24.06.2021
Sayısı
2019/1685 Esas - 2021/956 Karar
Dava tarihi
09.06.2018
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
24.09.2019
Sayısı
2018/203 E. - 2019/368 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.235 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki coğrafi işaretin tescilinin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

27.08.2017 tarihli ve C2017/109 sayılı “Maraş Dondurması” başlıklı coğrafi işaret başvurusunun yayınına karşı müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurumca reddedildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde belirtilen kavramsal tanımlara dava konusu başvurunun uymadığını, "Maraş dondurması" ibaresinin somut, objektif ve ölçülebilir kriterler içermeksizin tanımlanmış olması sebebiyle coğrafi işaretler koruma kapsamı bakımından belirsizlik ve bu sebeple de denetim imkansızlığı yarattığını, bu belirsizliğin tüketiciler nezdinde de olumsuz sonuçlar doğuracağını,

Maraş dondurmasının günümüzde Kahramanmaraş bölgesi ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilendirilmeyen, Kahramanmaraş ilinin rüzgar, toprak, nem, güneş, yükseklik ve benzeri doğal özelliklerine bağlı olmaksızın üretilebilen bir ürün olduğunu, davalı Kurum nezdinde yaptıkları itiraz neticesinde dava konusu ibarenin menşe işaret olarak tescil edilemeyeceği kabul edilmişse de anılan ibarenin "mahreç işaret" olarak da tescil edilemeyeceğini, mahreç ad teşkil eden ürünlerin niteliklerinin, kalitesi, ünü ve diğer özelliklerinin, belirli bir coğrafi yere ait doğal hammadde ya da beşeri unsurlara dayalı işlemlerden kaynaklandığını,

“Maraş Dondurması” ibaresinin ise ürünün öz adı olduğunu, tüketici algısında beyaz renkli, kendine has tat ve kokuya sahip, elastik, uzayan, çiğnenebilen, yerel giysi ve şovlar ile satış ve pazarlaması yapılan bir dondurma çeşidinin akla geldiğini, bu dondurmayı bilinir kılan unsurun Kahramanmaraş il sınırları içerisinde üretilmesi olmadığını, lezzetinin bu ildeki keçilerden gelmediğini, Kayseri Mantısı, Adana Kebap, Urfa Kebap gibi yiyeceklerin Maraş Dondurması ile ortak noktasının tüketici algısında o yörede kullanılan malzemelerle yapılması değil, yapılış şekli olduğunu,

6769 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinin altıncı fıkrasında ürünün öz adı kavramının tanımlandığını, tüketicinin Maraş Dondurmasının, Maraş ilinden geldiği beklentisi içerisinde olmadığını, bu ibarenin 2006 yılında Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş. başvurusuyla coğrafi işaret olarak daha önce de tescil edildiğini, tescil sahibinin davranışları nedeniyle ürünün öz adı haline geldiğini, denetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle coğrafi işaretin iptal edildiğini, ibarenin "jenerik ad" haline dönüştüğünü ve ürünün öz adı olarak kullanılmaya devam ettiğini,

bu ibarenin coğrafi işaret olarak kabul edilmesinin ürünün tekelleştirilerek haksız rekabet ortamı oluşmasına neden olacağını, ülkenin farklı yerlerindeki bitkilerle beslenmiş keçi sütünden yapılan, aynı hammaddeler kullanılmış, aynı üretim koşullarında üretilmiş Maraş dondurmalarının da tüketici tarafından talep göreceğini, bu nedenle dondurmanın sadece Kahramanmaraş ilinin tekeline bırakılmaması gerektiğini,

tekelleşmenin tüketicinin ürünü kaliteli ve en ucuz yolla elde etmesinin de önüne geçeceğini ileri sürerek davalı Kurumun 2018-M-3106 sayılı Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve C2017/109 sayılı coğrafi işaretin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvurunun bir mahreç işareti olduğunu, Kahramanmaraş sınırları içinde yetişen kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin sütleri kullanılarak elde edilebileceğini, "Maraş dondurmasının" ürünün öz adı niteliğini taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekeçesinde; Maraş Dondurmasının gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası alanda ülkemizin önde gelen simge ürünlerinden biri olduğunu, Kahramanmaraş adıyla özdeşlemiş olduğunu, yöreye ait kuşaklardır süren bir değer olduğunu, coğrafi işaretlerin korunmasının kamu menfaatini ilgilendirdiğini, bu ibarelerin tescilinin münhasır hak sağlamayacağını, davacının "Maraş Dondurması" ibaresinin ürünün öz adı olduğu yönündeki iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu C2017/109 sayılı “Maraş Dondurması” ibareli coğrafi işaret başvurusunun 24.08.2017 tarihinde hem menşe hem de mahreç işaret olarak gerçekleştirildiği, başvurunun ilanına yönelik işbu dosyanın davacısı ve dava dışı bazı firmalarca itirazlarda bulunulduğu,

bu itirazları inceleyen ve değerlendiren YİDK'in 10.04.2018 tarihli ve 2018-M-3106 sayılı kararının işbu davanın taraflarını ilgilendiren kısmı itibariyle özetle Maraş Dondurmasının ürünün öz adına haline dönüşmüş olduğuna ve bu kapsamda 6769 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine ilişkin itirazların reddine, Maraş dondurmasında keçi sütü dışındaki sütlerin, diğer stabilizatörlerin ve süt tozunun kullanılmasına izin verilmesi yönündeki tüm taleplerin reddine, başvuru türünün “mahreç işareti olarak değiştirilmesi” yönündeki taleplerin kısmen kabulüne,

bu kapsamda başvuruya “..Maraş dondurması üretiminde kullanılan sütün, Kahramanmaraş ili sınırlı içinde yetişip beslenen keçilerden elde edilmesi gerekmektedir” açıklamasının eklenmesine, ürünün tanımı ve ayırt edici özellikleri bölümünden “Maraş Dondurması, tamamen Anadolu topraklarına özgü köklü bir lezzet kültürünün ürünü olup sadece Kahramanmaraş’ta üretilebilmektedir, Maraş dondurmasının üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tamamı Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde gerçekleşmek zorundadır” ibarelerinin çıkartılmasına karar verildiği,

coğrafi işaretlerin, TPMK tarafından yayınlanan başvuru kılavuzunda da ifade edildiği üzere temel olarak benzerlerinden farklılaşmış ve bu farkı kaynaklandığı yöreye borçlu olan yöresel ürün adlarını ifade ettiği, coğrafi işaret koruması ile hedeflenenin tek başına bir sınai hak tescili elde etmek olmadığı coğrafi işaretlerin arkasında kültürel, sosyolojik, ekonomik daha birçok sebebin olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 148 inci maddesi lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaması ve teminat olarak gösterilememesinin nedenlerinden birinin de yine bu niteliği olduğu,

coğrafi işaretler 6769 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirtildiği üzere mahreç ve menşe işaretler olarak ikiye ayrıldığı, somut uyuşmazlıkta dava konusu “Maraş Dondurması” ibaresinin mahreç işaret olarak tesciline karar verildiği,

mahreç işaret olarak tescil edilen ürünler belirlenen özelliklerden en az birini bulundurması halinde ait oldukları bölgenin dışında da üretilebileceği, mahreç işaretlerde coğrafi işarette belirtilen tescil koşullarının sağlanması halinde, ürünün o yöre dışında üretimi mümkün olmakla birlikte üretim aşamasında yöreye ait bir mamulün kullanılmış olması ya da üretim yönteminin yöreye özgü yöntem ile birebir aynı olması gerektiği, dava konusu coğrafi işaretin tescil kapsamına bakıldığında; ürünün tanımı ve ayırt edici özelliklerinin açık bir şekilde ifade edildiği,

yapımında kullanılan malzemeler (örneğin Kahramanmaraş yöresinin iklim koşulları ve bitki örtüsü nedeniyle bu bölgede yetiştirilmiş keçilerden elde edilmiş süt kullanılması gerektiği) ve yapım yönteminin (örneğin %100 keçi sütü kullanılırken keçi sütünün hangi şartlarda, kaynatılıp, kaç dereceye kadar soğutulacağı, kaç derecede bekletileceği, muhafazasının nasıl yapılacağı) tasvirlendiği,

keza yine denetlemesinin hangi denetim mekanizması aracılığı ile hangi şartlarda, ne kadar zamanda bir olmak üzere yapılacağı, denetleme kriterlerinin neler olduğu (örneğin kullanılacak sütleri kullanılacak keçilerin Koyun Keçi Kayıt Sistemine kayıtlı Maraş ilinde yetiştirilmiş keçiler olması gerektiği) gibi hususların ayrıntılı olarak belirlendiği, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 37 nci kapsamında tanımlanan temel şartların başvuru tarafından karşılandığı, ve başvuruyu yapan davalı tarafın 6769 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan başvuru hakkı sahipleri arasında değerlendirilebilecek bir meslek odası olduğu,

Maraş Dondurmasının Kahramanmaraş İli ile özdeşleşmiş bir değer olduğu, nitekim Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2008/41E. - 2009/105 K. sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş mahkeme ilamında da ürünün coğrafi sınırları belirlenmiş bir bölgeden kaynaklı olduğu, Maraş yöresinden elde edilen keçi sütü ve salepten üretildiği, niteliklerinin üretim yönteminin bölgeye özgü doğal unsurlardan kaynaklı olduğu ve bir ürün adı olmadığının açıkça tespit edildiği,

her ne kadar mezkur karar neticesinde C2002/027 kodlu “Maraş dondurması” coğrafi işaretinin hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de hükümsüzlük gerekçelerinin mülga 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentleri ile 20 nci ve 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca hususiyetle denetim işlemlerinin usulünce yerine getirilmemiş olunmasından kaynaklı olduğu, Maraş Dondurması”nın bir ürün adı olduğu yönünde hiçbir gerekçenin yer almadığı,

coğrafi işaretin denetim eksiklikleri sebebiyle hükümsüz kılınmış olunması neticesinde o işaretin jenerik hale geleceğine dair herhangi bir düzenleme ise kanunda yer almadığı gibi tescilin en önemli sonuçlarından birinin de, coğrafi işaretin öz ada dönüşmesinin engellemesi olduğu, dava konusu başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir ürün olduğu, mahreç işaret niteliğini taşımasının uygun olduğu,

35 inci maddede yer alan tescil edilemeyecek işaretler arasında olmadığı gibi bir ürün adı olmadığının gerek Ankara 3. Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2008/41 E. - 2009/105 K. sayılı kesinleşmiş mahkeme ilamı ile gerekse Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı’nın teknik görüşü ile dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılabilir olduğu, başvurunun 37 nci maddedeki başvuru şartlarını taşıdığı, davalının 36 ncı madde uyarınca başvuru hakkına sahip kurumlardan biri olduğu, 50 nci madde kapsamında başvurunun hükümsüzlüğünü gerektirecek bir halin olmadığı,

C2017/109 sayısı ile tescilli coğrafi işaretin 6769 sayılı Kanun'un 33, 34, 35 ve devamı maddelerine aykırılık teşkil eder nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesinin yeni bir heyetten rapor alınması hususundaki taleplerini reddettiğini, dava konusu tescil nedeniyle üreticinin ve ürün piyasasının mali yükünün dolaylı olarak tüketicinin omuzlarına bindirileceğini ve üreticinin tüketici üzerinden hakkaniyete aykırı biçimde kar elde etmesine zemin hazırlanacağını, bunun yanı sıra, tek bir bölgeye özgülenerek yapılacak üretim ile tekelleşme meydana geleceğini, serbest piyasa ekonomisi ve rekabet ortamı yok edilerek tüketicinin ekonomik menfaatine zarar verileceğini, ayrıca "Maraş Dondurmasının" coğrafi işaret olarak tescilinin,

Kahramanmaraş ili sınırları içerisindeki işletmeler ile aynı hammaddeleri kullanıp aynı üretim koşullarında, aynı Maraş Dondurmasını üreten ve fakat Kahramanmaraş ili sınırları dahilinde bulunmayan işletmeler aleyhine Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde bulunan işletmeler lehine haksız rekabet yaratacağını, "Maraş Dondurması" bakımından farklı bir coğrafyada yetişen keçiye ait süt ve saleple üretim yapılamayacağı kabul edildiğinde tüketicinin menfaatine zarar vermeyecek şekilde mahreç özelliklerine uygun bir üretimin üreticiler tarafından yapılabilmesinin imkânsız hale geleceğini, bu noktada,

tüketicinin ürünün markasına ve fiyatına göre değerlendirme yaparak kaliteli ve bütçesine uygun bulduğu ürünü aldığını, dolayısıyla tüketici ürünü “Marka+Maraş Dondurması” şeklinde görmekte olup Maraş Dondurmasının jenerik haline geldiğinin kabulünün gerektiğini, toplumda kabul gören Maraş Dondurmasının özelliklerinin yalnızca Kahramanmaraş yöresi içinde üretilen keçi sütü kullanıldığı takdirde kazanılan bir dondurma türü olmadığını, Maraş Dondurması ifadesinin ürünün öz adı olması sebebiyle coğrafi işaret olarak tescil edilmesinin 6769 sayılı Kanuna aykırılık teşkil edeceğini, dava bakımından önemli olan hususun,

coğrafi işaret tescilinin 6769 sayılı Kanun uyarınca tescil belgesinde tescil için gerekli ayrıntıların belirtilip belirtilmediği değil Kurum nezdinde tescil edilen "Maraş Dondurması" coğrafi işaretinin tüketiciler nezdinde menfaat zedeleyen bir tescil olup olmadığı olduğunu, "Maraş Dondurmasının" coğrafi işaret olarak tescilinin 6769 sayılı Kanun hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Maraş Dondurmasının 2006 yılında Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş. başvurusuyla coğrafi işaret olarak tescil edildiğini,

tescil sahibinin davranışları sayesinde ürünün öz adı haline geldiğini ve denetim yükümlülüğü yerine getirilmediği için iptal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,

dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca doğal ve beşeri unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun olanların, tescil edilmeleri şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacağı, Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi,

işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işareti olduğunun düzenlendiği, Kanun'un 35 inci maddesinde tescil edilemeyecek adların gösterildiği,

buna göre 34 üncü madde kapsamına girmeyen, ürünlerin öz adı olmuş, ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı, kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan, tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adların coğrafi işaret olarak tescil edilemeyecekleri, Kanun'un 36 ncı maddesinde ise başvuru hakkına sahip olanların düzenlendiği, açıklanan hükümler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu başvurunun ürünün öz adı olmadığı,

ayrıca 35 inci madde kapsamında bir engelin bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü diğer hususlar da Kanun'da sayılan hallere girmediğinden coğrafi işaret başvurusunun tesciline engel olmayacağı, Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalı Oda'nın coğrafi işaret başvurusunda bulunma hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu coğrafi işaret tescili ile ilgili olarak dava dışı davacılar tarafından açılmış bir dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre ürünün öz ada dönüştüğünü belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrarla istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6769 sayılı Kanun uyarınca mahreç işaret olarak tescil edilen Maraş Dondurmasına ilişkin tescil şartlarının mevzuata uygun olup olmadığı, davalı Kurumun YİDK kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir..

2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Kanun'un 33, 34, 35, 36, 44 ve 50 inci maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6577, K. 2023/1526, 13 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6577
Karar No
2023/1526
Tarih
13 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6578 K.2023/1228
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/6579 K.2023/1553
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6580 K.2023/1429
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6581 K.2023/1726
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6582 K.2023/1212
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6583 K.2023/1677

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.