KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/8340 E., 2023/2273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/1646 Esas, 2021/840 Karar
- Hüküm
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Erzurum Aliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/12 E., 2018/221 K.
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı A.G. ile davacı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından kefil sıfatı ile imzalandığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine Erzurum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/4291 E. sayılı dosyasında başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesin talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı ... tarafından kefil olarak imzalandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 584 üncü maddesine göre kredi sözleşmesine borçlunun kefil olabilmesi için eş rıza belgesinin sözleşme kurulmadan önce en geç sözleşmenin kurulma anında mevcut olması gerektiği, eş rıza belgesinde kefilin ne kadarlık miktara kefil olduğuna ilişkin herhangi bir miktar yazılı olmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı kredi müşterisi ... ile imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından 750.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının imzaladığı kefalet limitini inkar etmesinin kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davalının itirazının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 586 ıncı maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip başlatılmadan müteselsil kefil hakkında takibe geçilmesinin mümkün olduğunu,
Türk Hukuk Sisiteminde sözleşme serbestisi, irade özgürlüğü ve sözleşmeye bağlılık ilkelerinin geçerli olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalının davaya konu borcun ödenmesinden sorumlu olduğunu, davacı banka tarafından talep edilen alacağın sözleşme ve yasa hükümlerine uygun olduğunu,
sözleşme serbestisi ilkesine uygun olarak kredi sözleşmesinde kabul edilen hususların daha sonra inkar edilerek sözleşme hükümlerini hiçe sayarak itirazda bulunulmasının doğruluk ve dürüstlük kurallarına ve iyiniyet ilkesi aykırı bulunduğundan davanın reddine yönelik olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için kefil hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 584 üncü maddeleri.
2. 2004 sayılı icra İflas Kanun'un (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8340, K. 2023/2273, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama