İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/148 K.2023/3387

Taraflar arasındaki şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/148Karar2023/3387Tarih31 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.270 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/148 E., 2023/3387 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mayıs 2023
Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1417 Esas, 2021/1605 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/31 E, 2021/147 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.270 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin akrabalardan oluşan bir aile şirketi olduğunu, şirketin geçmişten bu güne kadar bir çok problemler yaşadığını, amatörce yönetilmesi nedeniyle şirketin her geçen gün daha kötü bir hale geldiğini, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ... , üyelerinin ise ... ve ... olduğunu, davalı şirket tarafından tutulan defterlerin gerçeği yansıtmadığını, bu durumunda ortakların zararına olduğunu, ileriye dönük riskler taşıdığını, telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını, davalı şirketin bir çok usulsüz işlemlerinin bulunduğunu,

bunun yanı sıra kaçak yabancı işçiler çalıştırdığını, şirketin adına (envanterinde) kayıtlı taşınır ve taşınmazlar bulunduğunu, dava konusu taşınır ve taşınmazın son zamanlarda bir kısmının her hangi bir karşılık olmaksızın yakın akrabalara devredildiğini, davalı şirketin iyi yönetilmediğini ileri sürerek davalı şirket adına kayıtlı olan araçlar ile taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin tüm ortaklarının kardeş, amca, yeğen ve kuzenlerden oluştuğunu, şirketin faaliyet sahasının genişlemesi ile şirket faaliyetlerinin aile içerisindeki ortaklar arasında gayri resmi olarak dağıtımına, belli ortakların şirket ana çatısı altında belli departmanları işletilmesine karar verildiğini, şirket ortakları arasında düzenlenen 15.04.2009 tarihli Yapı Sel İnşaat Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. ile şirketin tasfiye edilmeden bir kısım mallarının hisseleri karşılığında ortaklara devredildiğini, tüm ortakların bu sözleşmeyi imzaladıklarını,

75.000,00 TL öz sermayeli şirketin 20.000.000,00 TL'yi aşkın bir mal varlığına sahip olduğunu, davacının kötü niyetli ve haksız olduğunu, şirketi zarara uğratmak amacı ile açılmış bir dava olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı kanun) 630 uncu maddesinde genel kurulun, müdürü veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin,

özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağının düzenlendiğini, davalı şirkete kayyım tayinini gerektirecek bir durum olup olmadığı, kar zarar durumu ve öz sermaye, demirbaş , aktif, pasif artış ve azalış durumlarının tespiti amacıyla üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporunda şirketin taşınmaz ve taşınır mal varlığının değerlerinin tespitinin yapıldığı,

davalı şirketin malvarlığının tespitine yönelik 2021/11 D. iş sayılı dosyası da değerlendirildiğinde davalı şirket açısından 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinde yer alan durumların somut olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket üzerinden bulunan mal varlıklarının şirket ortaklarına ve şirket ortaklarının çocuklarına bedelsiz olarak devredilmesinin şirketin açıkça zarara uğratıldığını gösterdiğini, dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmeden bilirkişi raporunun alındığını, tapu çıktılarında şirkete ait taşınmaz malların usulsüz bir şekilde şirket ortakları ve ortakların çocuklarına aynı tarihte devir yapıldığının açıkça görüldüğünü, bilirkişi raporunda bu devirlerin hiçbirinin yer almadığını,

bu taşınmazların devirleriyle ilgili ve aktif ve pasif tapu kayıtlarıyla ilgili hiçbir tespitin bulunmadığını, şirket bünyesinde resmi defterlerin yanında paralel defter tutulması olduğunu, şirket içerisinde müdür olan ... ...'in davacıya gönderdiği ihtarname ile şirkette tutulan resmi olmayan defterin teslimini davacıdan talep ettiğini, dava konusu şirketin yönetiminin hukuka aykırı olarak işletildiğini, şirketin yıllık karı belirlendikten sonra davacının payına düşen kar payı ödemesinin hiç yapılmadığını, uzun süre kar payı ödemesinin yapılmamış olmasının da şirket yönetiminin usulsüz temeller üzerine kurulduğunu açıkça gösterdiğini,

davalı şirkete kayyum atanmasının açık bir zorunluluk olduğunu, şirket ortaklarının haklarının korunmasının başa bir yolla sağlanamayacağını, şirket tarafından yapılan iş ve işlemlerin davacıdan saklandığını ve davacıya hiçbir bilginin verilmediğini, şirket ortaklarına karşı şeffaf olma yükümlülüğünün gereklerinin yerine getirilmediğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece mevcut ihtiyati tedbirlerin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiğini, davalı şirketin malvarlığı üzerindeki tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanunu'nun 530 uncu maddesindeki düzenlemeye göre anonim şirketlerde şirketin kanunen gerekli organların birisinin eksik olması veya genel kurulun toplanamaması hallerinde ilgililerin mahkemeye müracaatı ile mahkeme tarafından şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için gerekli işlemler düzenlenmiş olup, bu süre içerisinde durumun düzeltilememesi halinde mahkemece şirketin feshine karar verileceği, bu aşamada mahkemece şirkete durumun uygun hale getirilmesi için kayyım da tayin edilebileceği,

531 inci madde hükmünün de haklı sebeplerle feshinin düzenlendiğini, davacı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamalarından şirkette genel kurulun yapılamaması veya şirket organlarından birinin eksikliğinin ileri sürülmediğini, davacı vekilince davalı şirket ortaklarının şirketi kendi insiyatifleri ve menfaatleri doğrultusunda yönetip davacıya bilgi verilmediğini, taraflar arasında iletişimsizliğin söz konusu olduğunu, bu durumun 6102 sayılı Kanun'un 357 nci maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, şirketin kötü yönetildiğini,

yönetim kurulunun gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin şirketi yönettiği iddiası ile kayyım atanmasını talep etmiş ise de, davacı tarafın iddialarının yönetim kurulunun kişisel sorumluluklarını gerektirmekte olup, kanunda belirtilmiş olan kayyım atanması için gerekli koşulların bu davada oluşmadığı, tüm bu sebeplerin şirkete kayyım atanması için haklı neden teşkil etmediği, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin feshinin istenebileceği, oysa bu hususta da açılmış bir dava olmadığı, davalı anonim şirkette organ boşluğu bulunmadığı, yönetim kurulunun görevden alınması, seçilmesinin şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetki olduğu,

6102 sayılı Kanun'un 364 üncü maddesi uyarınca yönetim kurulunu azil yetkisinin genel kurulun mutlak yetkilerinden olmasına göre eldeki davanın dinlenemeyeceği, asıl olanın şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, mevcut yöneticilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmiyor ve bu nedenle şirket zarara uğruyorsa zarara yolaçan yöneticinin şirkete ve dolayısıyla diğer ortaklara verdiği zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün olduğu,

yöneticilerin sorumluluğu davasına konu olabilecek hususların tek başına şirkete kayyımı atanmasının gerekçesi olamayacağı, mahkeme tarafından davanın reddine ve hükmün kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbirlerin devamı yönündeki kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iitrazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 530, 531 nci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 426 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/148, K. 2023/3387, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/148
Karar No
2023/3387
Tarih
31 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/150 K.2023/4949
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/150 K.2023/11797
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/151 K.2023/3437
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/152 K.2023/11728
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/152 K.2023/550
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/153 K.2023/11731

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.