İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/26 K.2023/4222

Taraflar arasındaki asıl dava YİDK (Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü karşı dava kullanmama nedeniyle markanın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine…

Esas2022/26Karar2023/4222Tarih6 Temmuz 2023Okuma11 dk · 2.141 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/26 E., 2023/4222 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1790 Esas, 2021/1060 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/322 E., 2019/445 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.141 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki asıl dava YİDK (Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü karşı dava kullanmama nedeniyle markanın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2016/97544 sayılı "macrostatic+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "macro/makro" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca 2010/60282 sayılı ve "macro online Bir tıkla alışverişi evinize indirin!" ibareli marka ile dava konusu başvuru arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile marka başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karara davalı yanca yapılan itirazın ise YİDK tarafından yerinde bulunarak ilan edilen hizmetlerin başvuruya iade edildiğini,

alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 42. sınıf hizmetlerin, müvekkili markalarının kapsamlarında da yer aldığını, öte yandan dava konusu marka başvurusunun, müvekkilinin "www.macrocenter.com.tr" alan adı ile de benzer olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olmaları nedeniyle de başvurunun tescil edilemeyeceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 27.06.2018 tarih ve 2018-M-3137 sayılı kararının iptaline,

tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili cevap- karşı dava dilekçesinde; davacının markalarından sadece 99/000296 ve 2010/60282 sayılı markaların 42. sınıfta tescilli olduğunu, davacı tarafça 99/000296 sayılı markanın 42. sınıfta kullanılmadığını ve iptalinin gerektiğini, davacının 2010/60282 sayılı markası ile müvekkili marka başvurusunun benzer olmadığını, "macro" kelimesinin ayırt etme gücünün son derece zayıf olduğunu, "macro" ibaresini içerir pek çok tescilli markanın bulunduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise 99/000296 sayılı markanın kullanmama nedeni iptalini talep etmiştir.

3.Davacı-karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davada iptali istenen markanın, YİDK tarafından ret gerekçesi yapılmadığını, davalıya ait asıl davanın konusu markanın kapsamındaki hizmetlerle iptali istenen markanın kapsamındaki hizmetlerin farklı olduklarını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, karşı davanın mevsimsiz açıldığını, müvekkilinin iptali istenen markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden iltibas tehlikesi ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında koşullarının somut olayda oluşmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve davalının 2016/97544 sayılı markasının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği,

karşı dava yönünden ise karşı davalının 99/000296 sayılı markasının, 42.sınıf hizmetler “proje etüd, kontrol, danışmanlık ve değerlendirme hizmetlerinin yapılması” yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi uyarınca kullanılmama nedeniyle iptali şartlarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 99/000296 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak "proje etüt, kontrol, danışmanlık ve değerlendirme hizmetlerinin yapılması" yönünden kullanılmaması nedeni ile iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya, dosya kapsamına aykırı olup, kararın kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, asıl davada, davalı kurum nezdinde ileri sürülen tüm mesnet markların benzerlik incelenmesinde dikkate alınması gerektiği gibi, davada hükümsüzlük talebi de mevcut olduğundan bu bakımdan da dava dilekçesindeki tüm markaların değerlendirilmesi gerekmekteyken iptal ve hükümsüzlük talebini tek marka ile değerlendiren yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, mahkeme kararında dava konusu başvurunun “macrostatic+şekil” ibaresinden oluştuğu,

itiraza dayanak markanın ise "macro online Bir tıkla alışverişi evinize indirin!" ibaresinden meydana geldiğinin belirtildiğini, bu değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece benzerlik incelemesi yapılırken müvekkil şirket tarafından davalı Kurum nezdinde ileri sürülen tüm mesnet markaların benzerlik incelemesinde dikkate alınması gerektiğini, kaldı ki, işbu davada hükümsüzlük talebi de mevcut olduğundan dava dilekçeklerindeki tüm markaların değerlendirilmesi gerektiğini,

mahkeme kararının aksine davaya konu “MACROSTATİC" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait MAKRO/MACRO ibareli seri markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu müvekkili şirket tarafından esas unsuru macro/makro ibaresi olan seri markalar oluşturulmuş olup, bu markalar yoğun kullanım, reklam, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri neticesinde tanınmış marka niteliğinde olduğunu, ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın da müvekkili şirketin seri marklarından biri olarak algılanacağının açık olduğunu,

tescili talep edilen “macrostatic” ibareli marka ile müvekkil şirkete ait esas unsuru “makro” ve “macro” ibareleri olan markaların görsel ve işitsel açılardan benzer olduğunu, taraf markları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerliğin de mevcut olduğunu, mahkeme kararının aksine iltibas ihtimalinin bulunduğunu, müvekkiki şirketin MAKRO/MACRO ibareli seri markaları yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandığını, tanınmış markalar olup 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulların oluştuğunu,

mahkeme kararında müvekkil şirkete ait macro ibareli seri markaların tanınmışlığı ve KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası yönünden değerlendirme yapılmadığını, karşı dava yönünden; kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin karşı davanın kabulüne ilişkin kararının bu bakımdan yerinde olmadığını,

başvuru konusu marka ile iptali talep edilen markanın 42. sınıf ve diğer sınıflardaki emtiaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin farklı olması ve dolayısıyla davalı-karşı davacının işbu davada markanın kullanılmaması talebiyle iptal davası açması açısından bir ilgisi de bulunmaması nedeniyle karşı davaın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı-karşı davacının açmış olduğu iptal davasının mevsimsiz açılması bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olduğu, YİDK kararının iptali davası yönünden incelemenin YİDK kararında tartışılan hususlarla sınırlı olarak yapılması gerektiği, buna göre YİDK iptali istemli dava yönünden dava konusunu, başvuru ile davacıya ait 2010/60282 sayılı marka arasında karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının teşkil ettiği, hükümsüzlük davası yönünden ise dava dilekçesinde dayanılan tüm markaların değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,

esasen davacının kök bilirkişi raporuna bu yönden itiraz etmesi üzerine mahkemece ek bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve dava dilekçesinde dayanılan tüm markaların değerlendirildiği, dolayısıyla davacının, dava dilekçesinde dayanılan tüm markaların değerlendirilmediği yönündeki istinaf itirazının yerinde bulunmadığı,

"makrostatic" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu,

her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından,

davacı markalarının tanınmış olmalarının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, karşı dava yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 132 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karşı dava açılabilmesi için davalar arasında bağlantı bulunmasının gerektiği, somut olayda davacı tarafça asıl davada 99/00296 sayılı markaya da dayanılarak, dava konusu marka başvurusunun hükümsüzlüğü talebinde bulunulduğundan, asıl dava ile karşı dava arasında bağlantı olduğu,

6769 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili kişilerin markanın iptalini talep edebilecekleri, bu hüküm karşısında, iptali istenen markanın YİDK tarafından ret gerekçesi yapılmamasının ya da başvuru markası ile bu markanın kapsamının farklı olmasının, karşı davada davacının aktif husumetine bir etkisinin bulunmadığı,

yine davanın mevsimsiz açıldığı savunulmuş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1765 E., 2019/4421 K. ve 14.06.2019 tarihli kararında da belirlendiği üzere, 12.10.2018 tarihinde açılan karşı davada, 6769 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki dönemi de kapsayacak şekilde kullanmama değerlendirmesi yapılmasında bir isabetsizlik olmadığı, iptal edilen hizmetler bakımından karşı dava konusu markanın, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi anlamında kullanıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvursunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğüne, karşı dava ise kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Karşı davaya yönelik temyiz incelemesinde; karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler karşı davaya yönelik kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; asıl dava YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince dava konusu başvuru'nun “macrostatic+şekil” ibaresinden oluştuğu, itiraza dayanak markanın ise "macro online Bir tıkla alışverişi evinize indirin!" ibaresinden meydana geldiği, iltibas tehlikesi ve 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş,

davacı-karşı davalının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "makrostatic" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4.Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu "makrostatic" ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel,

işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. İşaretlerin benzerliği incelenirken de özellikle redde mesnet markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve ayırt edici unsurların dikkate alınması ve bu baskın unsurların ayırt edicilik seviyesi göz önünde bulundurulmalıdır.

Tescil kapsamında mal ve hizmetleri tür, çeşit, nitelik, karakteristik özellik gibi tanımlayıcı sözcükler asıl unsur olarak dikkate alınamayacağı gibi ima yoluyla bu özellikleri belirten unsurların da ayırt ediciliğinin zayıf olacağı unutulmamalıdır.

Ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.

5.Tüm bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup başvuru konusu işaret ise “makrostatic” ibaresidir.

Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir.

Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca karşı dava yönünden ONANMASINA,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya yönelik kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya yönelik kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin karşı dava yönünden karşı davada davalıya yükletilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Asıl davada; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/b-1 maddesi uyarına Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/26, K. 2023/4222, 6 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/26
Karar No
2023/4222
Tarih
6 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/40 K.2023/7760
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/45 K.2023/7764
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/48 K.2023/390
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/48 K.2023/779
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/50 K.2023/7761
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/54 K.2023/4087

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.