İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2717 K.2023/6265

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/2717Karar2023/6265Tarih30 Ekim 2023Okuma6 dk · 1.269 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/2717 E., 2023/6265 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ekim 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/326 Esas, 2021/1845Karar
Dava tarihi
02.07.2014 (Asıl dava), 03.09.2014 (Birleşen dava
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Suretiyle)
Sayısı
2014/396 E., 2018/562 K.
Birleşen dava
Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/454 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.269 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından asıl dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ile aralarında akaryakıt alım-satımı ile ilgili olarak anlaştıklarını, davalı tarafça 340.000,00TL bedelli senetler karşılığında müvekkili şirkete akaryakıt temin etmeyi kabul ettiklerini, ancak senetler üzerine malen kaydının düşüldüğünü, bu kayda rağmen müvekkili şirkete akaryakıt ikmalinde sorunlar yaşandığını, taahhüt edilen akaryakıtin teslim edilmediğini, teslim edilen akaryakıt bedelleri için ise çekle ödeme yapıldığını, senetlerin iade edileceğinin söylenmesine rağmen bu güne kadar hiçbir iade gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı şirkete senet bedelleri miktarında borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, davalı şirket ile akaryakıt alım satımı hususunda anlaştığını, davalının 340.000,00 TL senet ve 50.000,00 TL bedelli dava konusu çek karşılığında davacı şirkete akaryakıt temin etmeyi kabul ettiğini, senetlerin metnine malen kaydının düşüldüğünü, taahhüt edilen akaryakıtın teslim edilmediğini, teslim edilen bir kısım akaryakıt bedellerinin başka çeklerle ödendiğini, senetler ve dava konusu çekin davacı şirkete iade edilmediğini,

teslim edilmeyen akaryakıt bedelleri için verilen 50.000,00 TL bedelli çek için işlem yapılacağı duyumu üzerine engel olmak için bu davanın açıldığını ileri sürerek dava konusu çekin bedelsiz ve karşılıksız olduğu ile davacı şirketin dava konusu çek bedeli miktarında borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduğunu, dilekçesinde plaka numaralarını bildirmiş olduğu araçların trafik tescilden sorgulatmasının yapılarak kimin ya da hangi şirket üzerine tescilli olduklarının tespiti ile satışı söz konusu olmuş ise satış ve el değiştirme durumlarının araştırılmasını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin merkezinin Didim olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından menfi tespit davasına konu edilen kıymetli evrağın çek olduğunu, dava konusu çekin davacının borcuna karşılık düzenlenerek tamamen davacının rızası ile davalı şirkete verildiğini, aksinin davacı tarafça da iddia edilmediğini, davanın amacının davalının elindeki çekin ödenmesini geciktirmek ve sürüncemede bırakmak olduğunu, çek hakkında bedelsizlik iddiasında bulunan davacının davasını ispatla mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde ispata yönelik herhangi bir delil sunmadığını,

kambiyo ilişkisinin varlığının davacı tarafından kabul edildiğini, davalının kambiyo alacağını ayrıca başkaca delillerle ispat etmesine gerek olmadığını, bedelsizliğin davacının ileri sürdüğü bir vakıa olduğundan ispat yükünün davacı da olduğunu, kural olarak yazılı belge ile kesin delille ispat etmesi gerektiğini, davanın hiçbir muteber gerekçeye dayanmadan ve delillendirilmeden dava konusu çekin ödenmesini sürüncemede bırakmak üzere açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, satıcı ve alıcının edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu ilkenin aksini iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, dava konusu bonoların kural olarak borcun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekeceği, nitekim dava konusu bonoların ihdas nedeninin malen yazılı olması,

bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden davacının, karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını yazılı delille kanıtlamasının zorunlu olduğu, dosya kapsamına göre, davacının bono bedelleri kadar akaryakıt teslim edilmediği yönündeki iddiasına yönelik yazılı delil sunmadığı, açıkça yemin deliline de dayanmadığından davacı tarafından ispatlanamayan asıl davanın reddi gerektiği, birleşen davada, davacı taraf dava konusu çekin bedelsiz kaldığı iddiasında bulunmuş ise de dosyada mevcut deliller, davalının savunması,

çekin sebepten mücerret olması nedeniyle davacının çekin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını da ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ispat yükünü terse çevirdiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından incelenen menfi tespit davasında da aynı kuralın uygulanması gerektiğini, yani; bir vakıadan kendi lehine haklar çıkan tarafın o vakıayı ispat etmesi gerektiğini, bonolardaki malen kaydının sonucu olarak bonoda yazandan başka bir sebep bulunduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı şirketin bonoların akaryakıt temini amacıyla verildiğini beyan etmesine rağmen, davalı yan senetlerin neden düzenlendiğiyle ilgili bir beyanda bulunmadığını,

yine davalının ticari defterlerinde iddia ettikleri akaryakıt çıkışının da bulunmadığını, söz konusu dava özelinde yer değiştirmiş bir ispat yükünün mevcut olduğunu, iddiasını ispatlamak durumunda olan tarafın davalı veya davacı olmasının herhangi bir önemi olmadığı gibi Yargıtay da ispat yükünün iddiada bulunan tarafa yüklenmesi gerektiği görüşünü benimsediğini, yerel mahkemenin yaptığı yargılamada davalı yana bırakılması gereken ispat yükünün haksız şekilde davacı müvekkile bırakıldığını, dolayısıyla yargılama sonucunda hukuka uygunluğu bulunmayan bir karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, asıl ve birleşen davada, davalı ile akaryakıt alımı konusunda anlaştıkları, davalı tarafa avans olarak toplam 340.000,00 TL bedelli bonolar ile 50.000,00 TL bedelli çeki verdikleri, ancak verilen senetler ve çek karşılığı akaryakıtın teslim edilmediğinden borçlu olmadıklarının tespitini istediği, dava ve takip konusu bonoların ihdas nedeninin "malen" yazılı olması,

bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden bu durumda davacının, 6098 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını kesin delille kanıtlaması gerektiği, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığından sübut bulmayan asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliği görülmediği, birleşen dava yönünden ise, kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karinenin mevcut olduğu,

bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafın mal teslim edilmediğine ilişkin iddialarını yazılı delil ve belgelerle ispatlayamadığı ve açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davanın mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kalan kambiyo evraklarından dolayı açılan menfi tespite ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin ikinci fıkrası,

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2717, K. 2023/6265, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2717
Karar No
2023/6265
Tarih
30 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2718 K.2023/6170
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2718 K.2023/3749
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2723 K.2023/6573
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2724 K.2023/6537
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2726 K.2023/6413
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2727 K.2023/5383

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.