İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3027 K.2023/6686

Taraflar arasındaki ayıplı mal nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/3027Karar2023/6686Tarih21 Kasım 2023Okuma6 dk · 1.169 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/3027 E., 2023/6686 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1853 Esas, 2022/217 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/187 E., 2019/550 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.169 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki ayıplı mal nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın davalıdan 30.11.2015 ve 27.02.2016 tarihinde toplam 55.525,60 TL bedelli vidala deri emtiasını satın aldığını, ürünlerin dava dışı firmalara gönderilmesini müteakip 45 gün sonra yurt dışında müşterilerin mağazalardan satın aldığı ürünlerde yaptıkları ilk ev yıkamasında ürün üstünde kullanılan deri etiketlerin boya vererek bütün ürünü boyayarak leke yapması probleminin yaşandığını, davacı tarafından kontrollerin yapıldığını, kontroller

sayesinde açık görülebilir nitelikte ürünlerin ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, ayıpları gidermek üzere ürünlerin yüklemesinin yapıldığı Hollanda'da gerekli olan etiket değiştirme ve tamirat işçiliğinin dava dışı Angel 3000 BV firmasında yaptırıldığını ve bedelin ödendiğini, ödenen bu bedelin gönderilen ihtarname ile davalıdan talep edildiğini, ancak sonuç alınamadığını, davalıdan satın alınan ayıplı ürünler nedeniyle davacı şirketin itibarının zedelendiğini,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 11 inci maddesine göre seçimlik haklardan yapılan tamir bedellerinin kendisine ödenmesini talep ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere ürünlerin tamiri için yapılan tüm masraflar olan 108.270,48 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının muayene ve ayıp ihbarı yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, satımın 30.11.2015 ile 27.02.2016 tarihleri arasında gerçekleşmesine rağmen ayıp ihbarının 17.08.2016 tarihli ihtarıyla yapıldığını, ihtarda da ayıpların, açık görülebilir nitelikte olduğunun belirtildiğini, müvekkilince toplam 55.525,60 TL bedelle vidala deri satıldığını, davacı tarafından ayırt edici özelliği bulunan ürün siparişi yapılmadığını, kullanılan ürünlerin müvekkilinden satın alınıp alınmadığının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, vidala derinin genel olarak ayakkabı üretiminde kullanıldığını,

ürünlerin etiket olarak kullanılacağına ilişkin bir bilginin verilmediğini, müvekkilince ürünlerin renk vermeyeceğine ilişkin bir taahhüdün verilmediğini, basiretli bir tacir olan davacının ayakkabı yapımında kullanılan bir deri türünü başka bir araştırma yapmaksızın pantolon etiketi olarak kullanmasının hatalı olduğunu, giyim sektöründe etiketli ürünlerin yıkanmasına ilişkin ürün numuneleri üzerinde yapılan inceleme sonucu yıkama talimatının düzenlendiğini, davacının bu tür bir işlem yapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, tacir olan davacının taleplerinin 6502 sayılı Kanun hükümlerine dayandıramayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu deri etiketlerin dikilmiş olduğu denim ürünleri kirlettiği ve ayıplı olduğu, dava konusu ayıpların yıkamadan sonra ortaya çıktığı, ilk hali ile ele alındığında görülemeyeceği, bu nedenden dolayı gizli ayıp olarak nitelendirilebileceği, ancak yıkama yapıldıktan sonra ortaya çıkacağından dolayı muayene ile anlaşılan gizli ayıp sınıfında değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin alım satım ilişkisi olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinde açıklandığı üzere,

alıcının ayıplı malı teslim aldığı sırada ayıp açıkça belli ise 2 gün içinde, açıkça belli değilse 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, davacının kanunda düzenlenmiş olan ayıp ihbar süresine uymadığı, bu hususta davalıya herhangi bir bildirimde bulunmadığı, satımdan 3 ay süre sonra bildirimde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ürünlerin yurt dışında kullanıldıktan sonra yapılan ilk ev yıkamasında, ürünlerde kullanılan deri etiketlerin boya vererek bütün ürünü boyayarak leke yaptığını, kontroller sırasında ayıbın açık görülebilir nitelikte olduğunun belirlendiğini, yurt dışındaki alıcılar tarafından bildirilen zararların ödendiğini, müvekkilinin emtiayı yurt içinde sattığını, alıcıların da ihracat prosedürü içinde ürünü yurt dışına satarak nihai tüketim malında etiket olarak kullandıklarını, bu nedenle ayıpların tespiti ve bildiriminin zaman aldığını,

ürünlerin Hollanda'da olması sebebi ile Türkiye'ye getirilmesinin yüksek maliyet ve zaman kaybı olacağı düşünüldüğünden iade alınmadığını, davalının ürünleri aynı anda üretmesi nedeniyle hepsinin ayıplı olduğunu, bir kısmının ayıpsız olduğunun kabul edilemeyeceğini, 6502 sayılı Kanun’da ayıplı malın tanımlandığını ve aynı Kanun'un 12 nci maddesinde zamanaşımının özel olarak düzenlendiğini, iki yıl süresince tüketicinin ayıp ihbarında bulunacağının düzenlendiğini, müvekkilinin uğradığı zararlar nedeniyle yapılan tamir bedelinin talep edildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde, davalı tarafından davacıya 30.11.2015 ile 27.02.2016 tarihleri arasında 55.525,60 TL değerinde vidala deri emtiasının satıldığı, yazılı sözleşme bulunmadığı gibi satılan emtianın niteliği, hangi amaçla kullanılacağı, emtiada bulunması gereken özellikler hususunda davalının bir taahhüdünün bulunduğunun kanıtlanmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği,

emtianın etiket olarak kullanılacağı ve etiketlerin belli bir sıcaklıkta yıkanmaya karşı korumalı olduğuna ilişkin satıcının bir taahhüdü bulunmadığı, alıcı tarafından teslim alınan emtianın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinde belirtilen süreler içerisinde kullanım amacına uygun şekilde muayene edilerek,

ayıbın tespiti halinde bu hususun satıcıya bildirilmesi gerektiği, oysa somut olayda alıcının muayene ve gözden geçirmeyi ihmal ettiğinden 6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince satılanı olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı, diğer yandan, satıcı, ayıplı olduğu ileri sürülen ürünlerin kendisinden alınıp alınmadığının da kanıtlanması gerektiğini savunduğu,

ürünlerin davalıdan alınıp alınmadığı ve ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılma imkanı bulunmadığından ayıbın davalı tarafından satılan ürünlerden kaynaklandığının da somut delillerle kanıtlanmaması karşısında, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından davacı şirkete satışı yapılmış olan vidala deriden üretilen etiketlerin dikimden sonra boya vererek dikimi yapılan kumaşları kirletmesi sonucu ürünlerin sökülerek değiştirilmesi ve yeni etiket üretiminden kaynaklı masrafların davalıdan talebi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2. 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.

3.6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3027, K. 2023/6686, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3027
Karar No
2023/6686
Tarih
21 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3027 K.2023/5560
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3028 K.2023/6091
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3030 K.2023/6941
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3031 K.2023/6710
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3032 K.2023/6631
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3034 K.2023/5196

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.