KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/372 E., 2022/9000 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2022
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.09.2021 tarih ve 2020/130 E. - 2021/454 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.02.2000 tarihli komanditer ortak ana sözleşmesi imzaladığı "Yimpaş Vervoltungs GmbH" şirketine 50.000.- DM karşılığı komanditer ortak olduğunu, bilahare ilgili şirket tarafından 286 adet ortaklık hisseleri yerine aynı sayıda davalı şirketin hisselerinin devredileceğinin söylendiğini ve 27.07.2004 tarihli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzalanarak davalı şirketçe hisse senedi devrine muvafakat edildiğini, ancak 22.09.2005 tarihinde SPK tarafından kamuoyuna yapılan duyuru ile Yimpaş Grubu şirketlerinin ikincil kayıt tutularak gerçek hisse durumunun pay defterlerinde görünmediğinin açıklandığını,
müvekkilinin İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.'ye yaptığı başvuru üzerine de takas edilen hisselerin kaydının bulunmadığının bildirildiğini ileri sürerek, öncelikle davacının davalı şirkete ortaklığının tespiti ve mevcut hisselerin pay defterine kayıt edilmesine bu talep yerinde görülmez ise müvekkili tarafından yapılmış olan 14.342.- Euro karşılığı 24.787,28 TL ödemenin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkette ortak olduğunu ve pay defterinde kaydının bulunduğunu, TTK 405. maddesi gereğince sermayenin geri istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığından davacının ortaklığın tespiti talebinin yerinde olmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile,
şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olacağı,"07/12/2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede belirlenen şartların davalı şirket için borsada işlem görmediğinden oluşmadığı gerekçesiyle ortaklığın tespiti hususundaki talebinin reddine, davacının alacak talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle uzamış ceza zamanaşımı süresinde davanın açılmış olmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/372, K. 2022/9000, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama