KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3839 E., 2023/5965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/136 Esas, 2022/633 Karar
- Dava tarihi
- 13.01.2016
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/289 E., 2021/448 K.
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın davacı şirketin %99 hissedarı ve şirketin imzaya yetkili tek müdürü olduğunu, davalı banka ile müvekkili şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, Genel Kredi Sözleşmesi ile birlikte davalıya 5 adet gayrimenkul ipoteği verildiğini, ayrıca 350.000,00 TL bedelli vadesiz keşidecisi davacı şirket, kefili ... imzalı davalı lehine boş teminat senedi verildiğini, davalı bankanın hesap kat ihtarnamesi gönderdiğini ve ipotekli taşınmazların satışını istediğini, taşınmazların satış bedelinin borçtan mahsup edilmediğini,
akabinde 350.000,00 TL bedelli teminat senedin için kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, müvekkillerinin araçlarına ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, araçlar üzerine yakalama kararı konulduğunu, diğer icra takip dosyalarında tahsil edilen paralar dikkate alındığında davalıya karşı kalan borç bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek tahsil edilen paralar dikkate alınarak davalıya aynı borç ilişkisi, ana para, faiz, vekâlet ücreti ve masrafları da dikkate alınarak borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine ayrı ayrı %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların borçlarını vadesinde ödemediklerini, müvekkili bankanın ihtarnameler keşide ederek davacıları temerrüde düşürdüğünü ve icra takibi başlattığını, fazla tahsilat iddiasının gerçek dışı olduğunu, dosyalarından yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra bankanın halen 358.830,88 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değerlendirmenin dava tarihindeki alacak borç durumuna göre yapılması gerektiği, dosyada yer alan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alındığı, hükme esas alınan 14.04.2021 havale tarihli raporlara göre davalı bankanın davacılardan dava tarihi olan 13.01.2016 itibariyle dava konusu ticari krediden dolayı 257.990,09 TL asıl alacak, 75.565,30 TL faiz ve 3.778,26 TL BSMV olmak üzere toplam 337.333,65 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazları bulunduğunu, yeniden rapor alınmaması gerektiğini, davaya konu senedin teminat senedi olduğunu, tahsilde tekerrür olabileceğini, ödemelerinin de dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacının bononun teminat bonosu olduğunu ispatlayamadığı, yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infazda nazara alınabileceği, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacıların yapılan tahsilatlara rağmen hala borçlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3839, K. 2023/5965, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama