KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/418 E., 2023/3789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1621 Esas, 2021/1881 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/61 E., 2021/155 K.
Karar Metni
1.304 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tüm dünyada Rad Studia C++, Delphi ve Interbase yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, müvekkilinin gelen lisanssız kullanıma ilişkin ihbarlar üzerine ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/39 D.İş sayılı dosyası ile davalı şirket adresinde tespit yaptırdığını, müvekkili şirkete ait yazılımların davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda kurulu ve aktif çalışır durumda olduğunu, bu şekilde yazılımın izinsiz olarak korsan tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanılır olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait programı herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın bilgisayarlarında kullanan davalıların işi ve faaliyet alanları gereği bu programdan haksız kazanç elde ettiklerini,
bu durumun aynı zamanda müvekkilinin mali haklarına tecavüz niteliği taşıdığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresinin ... Mah. ... Sok. No:19/2 Kocasinan/... adresi olduğunu ancak davacı tarafça yaptırılan tespit farklı bir adreste yapıldığından hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı bir yoldan elde edilen delilin hukuk muhakemesi bakımından geçerli bir delil sayılamayacağını, tespit yapılan bilgisayarın müvekkiline ait olmadığını, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/15 D.İş dosyasında müvekkiline ait bilgisayarlar üzerinde inceleme yapıldığını, dava konusu yazılımlara rastlanmadığını, tensip zaptının 8 no.lu ara kararındaki zabıta araştırmasına ilişkin resen yapılan işlemin de hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan tespit keşiflerinin birbiri ile çelişmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı, tespit yapılan adreslerin birbirinden farklı olduğu, bu durumda davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket adresinde Mahkemece delil tespiti yapıldığını, mali haklarının müvekkile ait yazılımların şirket uhdesinde lisanssız/korsan/kaçak şekilde bulunduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın lisansların bedelini ödediğine dair fatura, makbuz veya lisans belgesi ibraz edemediğini, tespitin üzerinden 3 sene geçtiğini, bu zaman zarfında, bilgisayarlardan korsan yazılımların tüm delillerin kaldırılmış/silinmiş olacağını, bu itibarla yeniden keşif yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davalı tarafın adreslerinde delil tespiti yapılmasının hemen akabinde yazılımları silerek kendilerinin bir rapor aldığını, iki farklı tespit ile çelişkinin giderilemeyeceğini, davalı tarafın ikinci tespit ile ispat yükünden kurtulmuş olmayacağını, delil tespiti kurumunun ileride açılacak davada kullanılacak, kaybolması veya ispat gücünün azalma tehlikesi bulunan delillerin normal zamanından önce incelenmesi ve korunmasını sağlamak amacıyla ve karşı tarafa tebligat dahi çıkarılmaksızın gerçekleştirilen bir tespit olduğunu,
Mahkemece 27.07.2018 tarihinde delil tespiti yapıldığını ve yazılımların kaçak olarak bilgisayarlarda yüklü olduğunun tespit edildiğini, daha sonra ise, talep edebilecekleri tazminat bedelinin belirlenmesi amacıyla tazminat davasının açıldığını, dolayısıyla, bu aşamadan sonra davalı şirketin bilgisayarlarında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasında, ücreti hangi tarafın yatırdığından bağımsız olarak,
hukuki bir menfaat olmadığını, tespitin yapıldığı andan itibaren, kaçak olarak bilgisayarlara indirilen yazılımların davalı şirketler tarafından derhal silinerek yok edildiğini, delil tespiti yapılırken, karşı tarafa tebligat çıkarılmamasının mantığının da bu olduğunu, keşif gününü önceden bildirerek, davalı şirket bilgisayarlarında kaçak yazılım bulunup bulunmadığını incelemenin hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aldırmış olduğu tespit raporunun iddia ve savunmayı karşılayıp karşılamadığı yönünde herhangi bir delil sunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, istinaf başvuru dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, önce delil tespiti yaptırılıp akabinde işbu davanın açıldığını, davalının haksız eylemi ortada iken ve uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 5846 sayılı Kanun'un 38 inci ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Davacı tarafından, kendisine ait yazılımların lisanssız kullanıldığı iddiasıyla ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/39 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 03.08.2018 tarihli raporda "yapılan tespitte bilgisayarlarda Rad Studio, C++ Builder ve Delphi" yazılımı kurulu olduğu mütalaa edilmiştir.
Tespit dilekçesinde davalı adresi olarak "... Mh. Atatürk Bulvarı ... Sk. No.19 ... İş Merkezi Kat 2" adresi gösterilmiş olup, davalı tespitin 4 üncü kattaki işletmede yapıldığını, oysa kendi işletmesinin tespit dilekçesinde bildirilen Kat 2.de bulunduğunu, tespitin hukuka aykırı olduğunu bildirmiştir.
Tespit yapılan adresin 4 üncü katta olduğuna ilişkin tespit dosyasında hiçbir açıklama ve bilgi bulunmamakla birlikte, davacı, tespit tarihinde 2 nci katta tadilat olduğunu, bu nedenle tespitin davalıya ait 4 üncü kat adresinde icra edildiğini beyan etmiş olup bu husus Mahkemece yapılan zabıta araştırmasında da Asayiş Şube Müdürlüğünün 31.12.2018 tarihli yazısı ile belirlenmiştir.
Diğer taraftan tespit adresindeki binanın tümünün davalının da içinde olduğu grup şirketler tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, delil tespitinin ... İş Merkezi 4 kat adresinde yapıldığı, tespit tarihi itibariyle davalının, 2 kat adresindeki tadilat nedeniyle 4 üncü kat adresinde faaliyet gösterdiğinin kabulü ile oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu aşamadan sonra dosyaya bir yarar sağlamayacağı anlaşılan ve gereksiz bulunan keşfe ait giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Davacı, davalı şirket aleyhine, ... Mah. Atatürk Bulvarı ... Sokak No:19 ... İş Merkezi Kat: 2 ... adresinde kurulu bilgisayarlarda davacıya ait bilgisayar programları, yazılımları ve versiyonlarının lisanssız ve izinsiz olarak kurulu ve yüklü olup olmadığının tespitini ... Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinden 19.07.2018 tarihinde talep etmiştir.
Mahkemece 24.07.2018'de belirtilen adreste 6 lenovo marka bilgisayar üzerinde inceleme yapılmıştır. Davalı tarafından bu tespite karşı, davalıya ait olmayan davalının kullanımında ve tasarrufunda bulunmayan adreste keşif yapıldığından, davalının adresinin ... Mahallesi ... Sokak No:19/2 Kocasinan/... olduğu, bu adreste tespit yapılması gerektiği oysaki tespitin 19/4' de bulunan işletmede yapıldığı, bu adresin şirketle organik bağının bulunmadığından bahisle tespite itiraz edilmiştir.
Bu kez davalı, 30.07.2018 tarihli dilekçe ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde "19/2" adresinde tespit yapılmasını talep etmiştir.
Dosya içerisindeki delil ve beyanlardan davacı tarafından yaptırılan tespitin anılan adresteki 2 nci katta değil 4 üncü katta yapıldığı anlaşılmaktadır.
Zira davalı şirket yetkilisi hakkında davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturması sonucunda ... 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen 15.10.2019 tarihli kararın gerekçesinde de tespitin sanığa ait iş yerinde yapılmadığı, sanığa ait iş yerinin başka bir iş yeri olduğu belirtilmek suretiyle beraat kararı verilmiştir.
Polis memurlarınca tutulan 31.12.2018 tarihli tutanakta ise, yine, davalı şirketin anılan adresin 2 nci katındaki 2 nolu daireyi kullandığı, ancak 24.07.2018 tarihinde 4 üncü kattaki 4 no'lu daireyi kullandığı ve diğer dairelerin davalı şirket tarafından kullanılmadığı ifade edilmiştir.
Davacı tarafça yaptırılan delil tespitindeki adreste açıklık bulunması da dikkate alındığında kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılamamaktayım.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/418, K. 2023/3789, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama