İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4526 K.2024/714

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/4526Karar2024/714Tarih5 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.223 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/4526 E., 2024/714 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/441 Esas, 2022/429 Karar
Dava tarihi
—
Hüküm
İstinaf başvurusunun kabulü
İlk derece mahkemesi
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/522 E., 2020/43 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.223 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı bankadan 12.06.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandığı 4.000.000,00 TL kredi borcunu her ay düzenli olarak ödediğini, 23.02.2018 tarihinde kredi ödeme açıklaması ile 101.250,00 TL'yi davalı bankada bulunan hesabına yatırdığını, ancak davalı banka tarafından müvekkilinin hesabından kredi borcu ödemesi olarak çekilmediğini, kredi borcu ödenmemiş olarak gözüktüğünü, kredi ödeme işleminin geç olarak 08.03.2018 tarihinde gerçekleştirildiğini, banka ile yapılan görüşmede banka personelinin hasta olmasını gerekçe olarak gösterdiklerini,

bunun sonucunda müvekkili hakkında Türkiye Cumhuriyeti ...

(TCMB) kayıtlarına negatif kayıt olarak işlem yapıldığını, müvekkili şirketin ödenmemiş kredi borcu varmış gibi göründüğünden diğer bankalar tarafından müvekkili şirket aleyhine tüm kredi, kredi kartlarını dondurduğunu ve/veya geri çağırdığını ve müvekkili şirket merkezi kayıt kuruluşunda kredi borcunu ödeyemeyen firma olarak görünmesi nedeniyle zarara uğradığını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine yol açtığını, müvekkilinin, 09.04.2018 tarihinde 6.000.000,00 TL kredi ihtiyacı için ...

İstasyon Caddesi Şubesine başvurduğunda bu banka yetkililerinin davacının ödenmemiş kredi borcu olduğu için kredi kullanmasının mümkün olmadığını söylemeleri üzerine müvekkilinin davalı bankanın işlemini öğrendiğini, kredi için başvurduğu tarihte faiz oranı 1,35 civarında iken şu an 1,65-1,70 civarına yükseldiğini, bu faiz oranı artışı yüzünden müvekkilinin zarara uğradığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının internet bankacılığı uygulamasını aktif olarak kullandığını, internet üzerinden hesap hareketlerini görebilme imkânının bulunduğu, kredi ödemesi olarak hesabına yatırdığı paranın akıbetini takip etmesi gerektiğini, bu nedenle kredi borcu mahsup işleminin gerçekleşmediğinden habersiz olduğundan bahsedilemeyeceğini,

davacının kullandığı kredi ile ilgili olarak ... ödeme planı oluşturulduğundan ve bahse konu ödeme planı manuel olarak takip edildiğinden davacının genel kredi sözleşmesi uyarınca hesabına yapmış olduğu ödemelerin kredi borcundan mahsup edilmesi için müvekkili bankaya yazılı talimat vermesi gerektiğini, ancak davacının ödemenin kredi borcundan mahsup edilmesi yönünde yazılı bir talimat iletmediğini, bu nedenlerle yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeyen davacının davasının haksız ve kusurlu olduğunu, ...'a yapılan kredi başvurusunun reddedilmesinin nedeninin iddia edilen temerrüt değil,

müşterinin geçmişte izlemedeki müşteri kaydı olmasına dayandığını, bu nedenle davacının iddia ettiği maddi/manevi zarar ile iddia edilen müvekkil banka işlemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, uyuşmazlığa konu kredi borcuna ilişkin hesap hareketleri incelendiğinde davacının kredi borcu ödemelerini düzenli olarak yapmadığını, ... kayıtlarında iddia edildiği gibi bir olumsuzluk bulunmadığını, davacının bu yönlü zararından da bahsedilemeyeceğini, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını,

müvekkili bankanın kusurlu olduğu varsayılsa dahi basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken tacirin de müterafik kusurlu olduğunun kabulünün gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin davalı bankadan 4.000.000,00 TL tutarlı taksitli kredi kullandığı, davacı şirketin bankaya olan taksit ödemelerini kendi mevduat hesabına EFT şeklinde yaptığı, 30. takside kadar da vadesiz mevduat hesabından davacının kredi hesabına yapılan virman şeklinde kredi ödemelerinin davalı bankaca gerçekleştirildiği, davacının ödeme planına uygun şekilde taksit ödemelerini yaparak sorumluluğu yerine getirdiği,

ancak 31. taksidin davacı tarafından vadesiz hesabına yatırılmasına rağmen davalı bankanın daha önceki taksitlerde vadesinde yaptığı kredi hesabına virman işlemini yapmadığı ve bu işlemi 13 gün gecikmeli yaptığı ve Merkez Bankasına da kredi borcunu geç ödediği yönünde olumsuz bildirimde bulunduğu, bu nedenle davacı şirketin yakın izlemeye düşmesine neden olduğu, yapılan bu işlemde davalı bankanın tamamen kusurlu olduğu, davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, bu arada davacının daha düşük faizli kredi kullanabilecekken yukarıda belirtilen işlem nedeniyle kullanamadığı, bilahare dava dışı ...

Bankasından 06.06.2018 tarihinde 2.500.000,00 TL'lik kredi kullandığı, kullandığı bu kredinin faiz oranının yüksek olduğu ve davalının davacının zarara uğramasına neden olduğu, bilirkişi 2. ek raporunda yapılan hesaba göre de davacının İş Bankasından kullandığı krediyi davalı bankanın işlemi olmasaydı ...'... daha önce daha düşük faizle kullanacağının anlaşıldığı,

dava dışı ... tarafından bildirilen taban ve tavan faiz oranlarının ortalaması dikkate alındığında davacının davalının kusurlu eylemi nedeniyle dava dışı İş Bankasına 134.331,00 TL fazla faiz ödemesinde bulunacağı ve bu miktar davalının davacının maddi zarara uğramasına neden olduğunun anlaşıldığı, manevi tazminat yönünden, davalı bankanın eylemi nedeniyle bir süre de olsa davacının riskli müşteri kapsamında göründüğü, bu durumun tüm bankalar tarafından göründüğü, bu nedenle davacının ticari itibarının davalı eylemi nedeniyle zedelendiği ve kişilik haklarının zarar gördüğü,

yapılan işlemin niteliği, davalı bankanın yaptığı işlemi bir süre sonra düzeltmesi hususu ile tarafların sosyal ekonomik durumları dikkate alınarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminat takdirine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 134.331,77 TL maddi, 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 144.331,77 TL tazminatın davacının dava dışı bankadan kredi çektiği tarih olan 06.06.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince maddi tazminat miktarı bakımından müvekkilinin 06.06.2018 tarihinde İş Bankasından kullanmış olduğu 2.500,000,00 TL kredi nedeniyle fazla ödemek zorunda kalacağı miktar bakımından hesaplama yapıldığını, oysa müvekkili tarafından 09.04.2018 tarihinde ...'... kullanmak istediği ancak davalı bankanın eylemi yüzünden kullanamadığı 6.000,000,00 TL kredi miktarı üzerinden maddi tazminat hesabının yapılması gerektiğini, müvekkilinin faiz oranlarındaki artış sebebiyle sadece 2.500.000,00 TL'lik kredi kullanabildiğini,

TBK'nın 112 nci maddesi uyarınca hesaplamanın 6.000,000,00 TL kredi miktarı üzerinden yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince takdir olunan manevi tazminat miktarının da düşük olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de 44 adet şubesi bulunduğunu, müvekkilinin Türkiye çapında tanınan ... bir şirket olduğunu, diğer bankalar tarafından müvekkili şirket aleyhine tüm kredi, kredi kartlarını dondurduğunu ve/veya geri çağırdığını, şirkete ait kredi kartlarından 1 TL'lik bile alışveriş yapılmasına izin verilmediğini, ileri sürerek açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını,

davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi ... ve ek raporlarında sadece davacının talepleri doğrultusunda ve davacı lehine değerlendirme yapıldığını, itirazlarının ve beyanlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi ... ve ek raporlarında kusur durumuna ve kusur oranlarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili bankaya atfedilen sözleşmeye aykırılık/kusur ile gerçekleştiği iddia olunan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunun da incelenmediğini, dava dışı ...

T.A.Ş. tarafından davacı tarafından sözlü kredi talebinde bulunulduğunu, davacının ise anılan bankaya yazılı olarak başvurulduğunu iddia ettiğini, ne adı geçen dava dışı bankanın yazı cevabının ne de davacının sözde yazılı kredi başvurusuna ilişkin yazının hukuki bir geçerlilikleri bulunmadığını ve delil olarak değerlendirilemeyecekleri hususlarına ilişkin itirazlarının mahkemece incelenmediğini,

... bilirkişi raporunda TCMB memzuç kredi kayıtlarının incelenmesi neticesinde Ocak-Temmuz 2018 dönemlerine ilişkin davacı şirketin herhangi bir gecikmiş anapara ve faiz borcuna ilişkin temerrüt durumu bulunmadığı hususu ... hale gelmiş olmasına ve müvekkili banka tarafından da davacı şirketin 2018-Şubat dönemine ilişkin kredi taksitini ödemediğine ilişkin bir bildirimde de bulunulmamış olmasına rağmen bilirkişi tarafından bu yöndeki itiraz ve delillerinin yok sayıldığını, dava dışı ...

T.A.Ş.

Genel Müdürlüğünün 17.12.2018 tarihli yazsının iddia edilen kredi talebinin olduğu dönemde tanzim edilmiş (kaşe, imza ve tarihi olan) bir yazıya dahi dayanmadığını, bu durumda bu yazının ne iddia edilen kredi talebi ile ilgili olarak ne de iddia olunan dönemde uygulandığı ileri sürülen taban ve tavan faiz oranları yönünden delil olarak değerlendirilebileceğini, kaldı ki İş Bankasından kullanılan kredinin kullanım tarihi olan 06.06.2018 tarihinde sistemde göründüğü ileri sürülen gecikme kaydının kredi alınmasına engel olmadığının da açıkça anlaşıldığını,

internet bankacılığını aktif olarak kullanan davacının hesap hareketlerini görebilme imkânının bulunduğu gözetildiğinde davacının yatırdığını iddia ettiği paranın akıbetini takip etmesi gerektiğini, davacı firmanın hesabına yatırdığı tutarların kredi ödemesi olarak işleme alınmasına dair bir talimatının bulunmadığını, davaya konu kredinin nakit krediler faslından kullandırılmış olup bu kredilerin ödeme planları ekrandan otomatik oluşturulmadığını,

davacının kullandığı kredi ile ilgili olarak ... ödeme planı oluşturulduğundan ve bahse konu ödeme planı manuel olarak takip edildiğinden davacının genel kredi sözleşmesi uyarınca hesabına yapmış olduğu ödemelerin kredi borcundan mahsup edilmesi için müvekkili bankaya yazılı talimat vermesi gerektiğini, ancak davacının 23.02.2018 tarihinde 101.250,00 TL'ye kredi ödeme açıklaması ile müvekkili bankada bulunan hesabına yatırdığını iddia etmişse de,

hiçbir şekilde kabul beyanına tazammum etmemek kaydıyla müvekkili bankaya iddia edilen kredi ödemesinin yapılması ve bu ödemenin kredi borcundan mahsup edilmesi yönünde yazılı bir talimat iletmediğini, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri gereği davacının müvekkili bankaya talimat verme yükümlülüğünün bulunduğunu ve davacının bu yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davacının ..., tam ve ağır kusurlu olduğunu, tacir olan davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, manevi tazminat yasal koşullarının da oluşmadığını,

davacı lehine müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama harç ve giderleri yönünden de hükmün hatalı olduğunu, zira maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddi ile müvekkili lehine de ayrı ayrı nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine, davacı vekilinin öteki istinaf sebeplerinin reddi ile manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesince verilen kararın duruşma açılmasına gerek görülmeksizin kaldırılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davacının dava dışı bankadan kredi çektiği tarih olan 06.06.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin manevi tazminat davasında hüküm altına alınan yargılama giderlerine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat miktarının müvekkilinin kullanmak istediği ancak davalı bankanın kusurlu davranışı sebebiyle kullanamadığı kredi tutarı olan 6.000.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, faiz başlangıç tarihinin müvekkilinin dava bankadan çekmiş olduğu kredi tarihinden itibaren belirlenmesinin hatalı olduğunu, başlangıç tarihinin zararın gerçekleştiği tarih olması gerektiğini, müvekkilinin Şubat 2018 döneminde davalı bankaya olumsuz bildirimde bulunduğunu, tam tarih belirlenememekle birlikte ilgili dönemin son günü olan 28.02.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; içlerinde bankacılık ve zarar konularında uzman bir bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, raporda olaya ilişkin varsa kusur durumu ve buna ilişkin kusur oranlarının yanı sıra, iddia edilen zararın ve illiyet bağının mevcut olup olmadığı hususlarının incelenmediğini, bu itirazlarının dikkate alınmadığını, dava dışı ...

T.A.Ş. tarafından davacı tarafından sözlü kredi talebinde bulunulduğunu, davacının ise anılan bankaya yazılı olarak başvurulduğunu iddia ettiğini, ne adı geçen dava dışı bankanın yazı cevabının ne de davacının sözde yazılı kredi başvurusuna ilişkin yazının hukuki bir geçerlilikleri bulunmadığını ve delil olarak değerlendirilemeyecekleri hususlarına ilişkin itirazlarının mahkemece incelenmediğini,

... bilirkişi raporunda TCMB memzuç kredi kayıtlarının incelenmesi neticesinde Ocak-Temmuz 2018 dönemlerine ilişkin davacı şirketin herhangi bir gecikmiş anapara ve faiz borcuna ilişkin temerrüt durumu bulunmadığı hususu ... hale gelmiş olmasına ve müvekkili banka tarafından da davacı şirketin 2018-Şubat dönemine ilişkin kredi taksitini ödemediğine ilişkin bir bildirimde de bulunulmamış olmasına rağmen bilirkişi tarafından bu yöndeki itiraz ve delillerinin yok sayıldığını, dava dışı ...

T.A.Ş.

Genel Müdürlüğünün 17.12.2018 tarihli yazsının iddia edilen kredi talebinin olduğu dönemde tanzim edilmiş (kaşe, imza ve tarihi olan) bir yazıya dahi dayanmadığını, bu durumda bu yazının ne iddia edilen kredi talebi ile ilgili olarak ne de iddia olunan dönemde uygulandığı ileri sürülen taban ve tavan faiz oranları yönünden delil olarak değerlendirilebileceğini, İş Bankasından kullanılan kredinin kullanım tarihi olan 06.06.2018 tarihininde sistemde gözüktüğü ileri sürülen gecikme kaydının kredi kullanılmasına engel olmadığının açıkça ortada olduğu,

davacının internet bankacılık kullandığını, kredi borcu mahsup işleminin gerçekleşmediğinden habersiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle ... ödeme planı oluşturulduğunu, bahse konu ödeme planının manuel olarak takip edildiğinden davacının genel kredi sözleşmesi uyarınca hesabına yapmış olduğu ödemelerin kredi borcundan mahsubu için yazılı talimat vermesi gerektiğini, davacının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığından ..., tam ve ağır kusurlu olduğunu, davacının kredi taksitinin 08.03.2018 tarihinde tahsil edildiğini ileri sürdüğü,

bu tarihten tam bir gün sonra ise delil niteliği bulunmayan bir yazı ile kredi talebinde bulunduğunu iddia ettiğini, bu süreçte davacının kredi ihtiyacının dahi olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankanın, davacının genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu taksitli ticari kredinin kredi taksiti geri ödemesini ödenmemiş olarak kayıtlarında göstererek TCMB'na bildirmiş olması sebebiyle maddi ve manevi zarara uğranıldığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 58 ... maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4526, K. 2024/714, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4526
Karar No
2024/714
Tarih
5 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4530 K.2024/888
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4530 K.2024/1262
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4535 K.2024/1332
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4536 K.2024/832
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/4538 K.2024/1443
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/4540 K.2024/1271

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.