İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5550 K.2024/2130

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

Esas2022/5550Karar2024/2130Tarih14 Mart 2024Okuma6 dk · 1.115 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5550 E., 2024/2130 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/176 Esas, 2022/994 Karar
Hüküm
Davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine
İlk derece mahkemesi
Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2020/46 E., 2020/273 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.115 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı ... Hayv. Tar. Gıda Paz. Tic. San. Ltd.

Şti. (...) arasında 09.10.2013 tarihinde bayilik sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşme uyarınca davalının 905.000,00 TL bedelli taşınmazını ipotek verdiğini, sözleşmede de ipotek bedelinin açıkça belirtildiğini, davalının, ipoteğin, müvekkilinin bayi olabilmek için ön şart olarak verildiği ve bayilik sözleşmesi gerçekleşmediği için ipoteğin hükümsüz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hiç kimsenin böyle bir ön şart için ipotek vermeyi kabul etmeyeceğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, davalı ...’in yüklü miktardaki vadeli alımlarına karşılık olarak dava konusu ipoteğin verildiğini,

dolayısıyla davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan icra takibine itiraz bildirmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; lehine ipotek verildiği iddia edilen ... ile müvekkilinin fiili veya hukuki bir bağı bulunmadığını, müvekkilinin bu şirket lehine ipotek vermesi, kefil olması veya herhangi bir taahhütte bulunmasının da söz konusu olmadığını, resmi senette de görüleceği üzere bu teminat ipoteğinin herhangi bir üçüncü kişi lehine verilmediğini, üçüncü bir kişinin borcundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi herhangi bir ticaret de gerçekleştirmediğini, üçüncü kişilerle yapılan müvekkili tarafından imza edilmemiş,

varlığı iddia olunan sözleşmelerin müvekkilini bağlamayacağını, yine davacı tarafın müvekkilinden, bayiliğin ön şartı olarak tesis ettiği ipoteğin müvekkili ile davacı arasında kurulması düşünülen bayilik ilişkisinin hiçbir şekilde gerçekleşmemesi nedeniyle hükümsüz kaldığını, ipoteğini paraya çevrilebilmesi için öncelikle davacı yanın alacağını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bayilik sözleşmesinin tarafının ... olduğu, 950.000,00 TL bedelli ipotek kurulacağının sözleşmede kararlaştırıldığı, ancak bu ipoteğin hangi ve kime ait taşınmaza konulacağına ilişkin bir hüküm olmadığı gibi davalının da sözleşmede taraf veya muvafakat veren sıfatıyla yer almadığı, davalı ile davacı arasında düzenlenen ipotek sözleşmesinde ise dava dışı ...'in borcuna karşılık ipotek verildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, Malatya Sanayi ve Ticaret Odasından gelen yazı cevabına göre de davalının dava dışı ...'in ortağı veya temsilcisi de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait kayıtların incelenmesi halinde ipoteğin ... dışında başka bir borçlunun borçlarına karşılık alınmadığının anlaşılacağını, bu konuda bir inceleme yapılmadığını, davalının müvekkili ile bir alış verişinin bulunmadığını, bu denli yüksek bir ipoteği bayilik sözleşmesi ön şartı olarak vermesinin düşünülemeyeceğini, ne için ipotek verdiğini açıklayamadığını, ipoteği ...’in yüklü miktardaki alımlarına karşılık tesis ettiğini, davalı ile bayilik görüşmesi yapılmadığını, müvekkilinin vadeli mal alış verişi olmadıkça hiçbir bayiden ipotek istemediğini, Mahkemenin bilirkişi raporuna neden itibar etmediğini açıklamadığını, nispi vekalet ücretine ve kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine ilişkin kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ne var ki, icra takibinin haksızlığının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması halinde kötü niyet tazminatına hükmedilebileceği, alacaklının kötü niyetli sayılabilmesi için de, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine giriştiğinin borçu tarafından ispatının gerektiği, davacı takip alacaklısı takibinde haksız ise de kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmede 905.000,00 TL bedelli ipoteğin borçlu ...’in borçlarına karşılık alındığının yazıldığını, sadece davalının ismine yer verilmediğini, müvekkilinin kayıtlarının incelenmesi halinde 905.000,00 TL tutarındaki ipoteğin ... dışında başka borçlunun borçlarına karşılık alınmadığının anlaşılacağını, bu konuda hiç bir inceleme yapılmadığını, sözleşmedeki 905.000,00 TL bedelli ipotek alındığına dair yazılı ifadenin dikkate alınmadığını, taraflar arasında alış verişin bulunmadığını, hiç bir alışverişi olmayan bir tacirin 905.000,00 TL gibi yüksek bir rakamı ipotek vermesinin düşünülemeyeceğini,

davalının ipoteğin ne için verildiğini açıklayamadığını, ... yetkilisinin müvekkilinin müdürüne hitaben yazdığı yazıda, ödeme güçlüğü çektiklerini, şirketlerinin hiçbir mal varlığının olmadığını, ancak ipotekten dolayı alacağın garantide olduğunu ifade ettiğini, bu denli yüksek bir ipoteği bayilik sözleşmesi ön şartı olarak vermesinin düşünülemeyeceğini, taraflar arasında bayilik görüşmesi yapılmadığını, kimsenin sözleşme yapmadan, bayilik almadan, hatta mal almadan 905.000,00 TL tutarında bir gayrimenkulünü ipotek vermeyeceğini,

sözleşmemizdeki ipotek bedelinin de aynı olmasından da işbu ipoteğin ...’in borçlarına karşılık verildiğinin açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin bayilik sözleşmesi yaptığı hiçbir bayisinden herhangi bir vadeli mal alışverişi olmadıkça hiçbir şekilde ipotek istemediğini, Mahkemenin bilirkişi raporuna neden itibar etmediğini açıklamadığı gibi yeniden bilirkişi raporu alınmasına da gerek duymadığını, davanın konusunun ipoteğin varlığına,

ipoteğin ...’in borcuna karşılık verilip verilmediğine ilişkin olmasına rağmen karşı taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetle tesis ettiği ipoteğin davalı tarafından kötüye kullanılıp takip başlatıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kötü niyet tazminatını kaldırmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozularak düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5550, K. 2024/2130, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5550
Karar No
2024/2130
Tarih
14 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5552 K.2024/1694
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5553 K.2024/2016
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5554 K.2024/2449
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5561 K.2024/2129
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5566 K.2024/2044
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5568 K.2024/1799

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.