KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/5640 E., 2024/129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/3 Esas, 2022/39 Karar
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin tedarikçisi olduğunu, davalıdan fatura alacağının tahsili için Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3796 E. sayılı dosyası ile müvekkili tarafından ilamsız takip yapıldığını, davalının borcunu ödemeyerek takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve davalının alacağın %40' ından ... olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında münhasır delil sözleşmesinin bulunduğunu, buna göre münhasıran müvekkilinin ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiğini, bu kayıtlara göre müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını belirterek davanın reddini ve davacı şirketin %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 13.11.2014 tarih, 2012/302 E. ve 2014/401 K. sayılı kararı ile yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında muhtelif tedarikçi sözleşmeleri bulunduğu, sözleşmelerin 3.12. maddesinde "tedarikçi, perakendecinin uyguladığı genel kampanyalara katılımı kabul eder" hükmüne yer verildiği ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı,
sözleşme hükmü ile davalının kendisine verilen belirleme yetkisini kullanırken objektif iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına uygun davranması gerektiği, belgelendirilmeyen ve davacı defterlerinde yer almayan sözleşme farkı yıl dönümü destek farkı vs. diğer faturalarının davacı alacağından düşülemeyeceği gerekçesiyle davalının icra takibine itirazının 26.846,23 TL asıl alacak yönünden iptaline bu miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 12.10.2017 tarih, 2016/6630 E. ve 2017/6865 K. sayılı kararıyla taraflar arasında muhtelif tedarikçi sözleşmeleri bulunduğu, sözleşmelerin 3.12. maddesinde "tedarikçi, perakendecinin uyguladığı genel kampanyalara katılımı kabul eder" hükmüne yer verildiği ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı,
sözleşme hükmü ile davalının kendisine verilen belirleme yetkisini kullanırken objektif iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına uygun davranması gerektiği, belgelendirilmeyen ve davacı defterlerinde yer almayan sözleşme farkı yıl dönümü destek farkı vs. diğer faturalarının davacı alacağından düşülemeyeceği gerekçesiyle davalının icra takibine itirazının 26.846,23 TL asıl alacak yönünden iptaline bu miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davalının sözleşme farkı, yıl dönümü destek farkı, kampanyalar, mağaza açılış katılım bedelleri ve benzeri sözleşmelere konu edim ve hizmetlerin tedarikçi olan davacıya verilip verilmediğine dair inceleme yapıldığı, her bir sözleşme tipi ve edim için ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, ayrıca taraf defterlerinin de ayrı ayrı her sözleşme çerçevesinde düzenlenen faturalar bazında karşılaştırılıp değerlendirildiği,
03.02.2021 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime elverişli olup hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 10.768,81 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden yasal faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyadaki bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, mahkemece hükme esas alınan raporun da bozma ilamındaki gerekçelere aykırı olduğunu, rapora itirazlarının da karşılanmadığını, 2005 yılından devreden alacak kaleminin tespiti için 2005 yılı ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiğini, yine davalının teslim aldığı emtiaların tespiti için mağaza stok kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmayan ve kendilerine tebliğ edilmeyen faturaların hesaplamaya esas alınamayacağını,
davalının ... taraflı düzenleyip defterlerine kaydettiği faturalar nedeniyle sorumlu olmadıklarını, ispat yükü üzerine olan davalının faturalara konu hizmetlerin verildiğini ispat etmesi gerektiğini, çok sayıda faturanın taraflarına tebliğ edilmediğini, sadece sözleşme hükümleri esas alınarak bu faturalara itibar edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle alacaklı olduklarını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticari defter ve kayıtlara göre tarafların alacak borç ilişkine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturaların tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, örneğin, davalının 2008-2009-2020 yıllarında kestiği toplam 85.40,95 TL mal/hizmet faturasının davacı defterinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalının söz konusu faturaları hangi sebeple düzenlediği, haklı bir alacağının olup olmadığı noktasında taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve sözleşme içeriğinin değerlendirilmesi gerekir. Sözleşme içeriğinde açıkça sayılan mal/hizmetler için fatura ile talepte bulunulması mümkün ise de, bu durumun sözleşmede yer alması ... başına alacağın varlığını ispata yeterli değildir.
3. Bu kapsamda bakıldığında, bilirkişi raporunda ifade edilen, kondisyon farkı, mağaza katılım bedeli, yenileme bedeli, lojistik primi, tediye primi gibi kalem kalem sayılıp incelenen faturalara konu mal/hizmetin gerçekten verilip verilmediğini ve yapılan harcamaların ne kadarını karşı tarafa yansıtabileceğini davalı taraf ispatla yükümlüdür.
Bunun için davalının faturalara dayanak belgelerinin de incelenmesi, davacının sözleşme kapsamında ödemekle yükümlü olduğu hizmet kalemleri ve bedellerinin tespitinin denetime elverişli şekilde yapılması gerekirken, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda yukarıda ifade edilen hususlarda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, mahkemece davalının faturalara konu ettiği hizmetleri gerçekten verip vermediğinin ve alacağa hak kazanıp kazanmadığının değerlendirileceği ve denetime elverişli ... bir bilirkişi raporu alınarak,
uyulan bozma ilamına çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğinden, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5640, K. 2024/129, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama