KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/5904 E., 2023/5545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Hüküm
- Davalı ... hakkındaki davanın reddine,
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
diğer davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Koyuncuoğlu İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin davalılarca müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, kredi borcu ödenmeyince hesabın kat edildiğini, başlatılan icra takibine davalıların "borçlu şirketteki hisselerini devrettikleri, alacaklı ile hiç bir kredi ilişkilerinin bulunmadığı" sebeplerine dayalı itiraz ettiklerini, ipotekli taşınmazların ihale bedellerinin kredi riskini kapatmaya yetmediğini ileri sürerek 21.01.2003 tarihli işletme kredisinden kaynaklanan 184.000,00 TL kredi alacağının sözleşme temerrüt faizi ve fer'ileri ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu borcun 21.01.2003 tarihli kredi sözleşmesine ve bu sözleşmeyle bağlantılı 14.12.2004 ve 23.12.2004 tarihli limit artırım sözleşmelerine ilişkin olduğu, müvekkilinin 08.02.1999 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hissesini devrettiğini, tescilin de sağlandığını, kredi sözleşmesinde müvekkiline atfedilen imzanın sahte olduğunu, limit artırım sözleşmelerinde ise hiç imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözleşmelerde kefillerin sorumlu oldukları miktarların ayrı ayrı belirtildiğini, limit artırım sözleşmelerindeki imzaların müvekkiline ait olmaması sebebiyle artırımdan sorumlu olmayacağını, müvekkilinin ipotek verdiği taşınmazın satıldığını, taşınmazın müvekkilinin sorumlu olduğu miktarı fazlasıyla karşıladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Dairemiz bozma ilamına uyarak verdiği 15.11.2018 tarih, 2015/648 E. ve 2018/595 K. sayılı kararı ile davaya konu genel kredi sözleşmesinde adına atılı olan imzanın davalı ...'e ait olmadığı, davalı ...'ın ise dava tarihi itibariyle davacıya 64.225,82 TL borçlu olduğu, bu borcun dava tarihinden sonra ödendiği ve davanın konusuz kaldığı, adı geçen davalının bu nispette vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki dava bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 13.02.2020 tarih, 2019/1838 E. ve 2020/1385 K. sayılı kararı ile Mahkeme hükmünün onamasına karar verilmiş, davacı vekili Dairemizin anılan kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.12.2021 tarih, 2020/2241 E. ve 2021/6994 K. sayılı kararı ile " davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece, davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilip taraflar leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmolunmuş ise de, davacı tarafın harçtan muaf olduğundan bahisle bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına ve ayrıca davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar karar verildiği,
Mahkemece, yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderlerinin de dava tarihi itibariyle davalı ...’ın sorumlu olduğu borcun miktarına göre paylaştırılması ve davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmakla alınması gereken harcın da davalı ...’dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın 184.000,00 TL alacak istemiyle açıldığı, kredi sözleşmelerindeki imzalar üzerinde inceleme yaptırıldığı, sözleşmedeki imzaların davalı ...'e ait olmaması nedeniyle bu davalı yönünden davanının reddine karar verildiği, davalı ... yönünden ise bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, ...'ın bankaya borcunun dava tarihi itibariyle 64.225,82 TL olduğunun anlaşıldığı,
bu değer üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı harçtan muaf ise de yine aynı değer üzerinden alınması gereken harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça davalı ...'in vekalet ücreti alacağı yönünden başlatmış olduğu takibe yapılan ödemenin tahsilat aşamasında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
Mahkemece verilen ilk kararla, davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki dava bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı yapmış oldukları temyiz başvurusunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.2015 tarihli 2015/3899 E. ve 2015/10312 K. sayılı ilamı ile davalı ... bakımından reddedildiğini, anılan karara karşı karar düzeltme isteminde bulunmadıklarını ve adı geçen davalı hakkındaki ret kararının bu suretle kesinleştiğini, nitekim davalı ... vekilinin,
sözü edilen ret kararıyla müvekkili yararına hükmedilen vekalet ücretini ilamlı icra takibine konu ettiğini ve vekalet ücretinin ferileriyle birlikte ödenerek dosyanın infazen kapatıldığını, Mahkemece verilen ikinci kararla, davalı ... hakkındaki davanın kesinleştiği gözden kaçırılarak bu davalı hakkındaki davanın yeniden reddine karar verildiğini ve adı geçen davalı yararına vekalet ücretine hükmedildiğini, kararı bu yönden temyiz etmişseler de bu husustaki temyiz itirazlarının gözden kaçırıldığını, nitekim Mahkemece, son bozmaya uyularak verilen üçüncü kararda da davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedildiğini, Mahkemece,
müvekkilince vekalet ücretine ilişkin daha önceden yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiş ise de kararın isabetli olmadığını, zira yukarıda da belirttikleri gibi davalı ... hakkında verilen ilk kararın kesinleştiğini, adı geçen davalı hakkındaki dava halen devam ediyormuş gibi hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkili yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Temyize getirilen uyuşmazlık, Mahkemece davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi .
3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemenin 15.11.2018 tarih, 2015/648 E. ve 2018/595 K. sayılı kararı ile davaya konu genel kredi sözleşmesinde adına atılı olan imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin anılan davalı hakkında verilen karara ilişkin yapmış olduğu temyiz ve karar düzeltme başvuruları Dairemizce reddedilmiş, bu suretle anılan davalı hakkında verilen karar kesinleşmiştir. Bu hale göre, Mahkemece, davalı ... hakkında daha önce verilen, Mahkemenin 15.11.2018 tarih, 2015/648 E., 2018/595 K. sayılı kararının kesinleştiği gözetilerek önceki hükmün tekrarıyla yetinilmesi gerekirken adı geçen yararına kararın tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan " 21.330,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine “16.750,00 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5904, K. 2023/5545, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama