İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6161 K.2024/741

vekili Avukat ...

Esas2022/6161Karar2024/741Tarih5 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.994 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6161 E., 2024/741 K.·Asıl Ve Birleşen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/507 Esas, 2021/1608 Karar
Davada davacı
Biruni Laboratuvarı Tıbbi Tahliller Sanayi A.Ş.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.994 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

vekili Avukat ...

ASIL DAVADA DAVALI

... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...

BİRLEŞEN DAVADA DAVALI

T.C. Biruni Üniversitesi vekili Avukat ...

BİRLEŞEN DAVA

Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/2 E.

DAVA TARİHİ

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ

Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI

2017/437 E., 2019/192 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 33 yılı ... zamandan bu yana sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, “BİRUNİ” markasının 33 yılı ... sürede kesintisiz kullanımı ile sağlık hizmetleri alanında müvekkili ile özdeşleştiğini, en eskisi 1996 yılında olmak üzere BİRUNİ markasının tescilli sahibi olduğunu, sözü edilen markaların 177751, 2009 30233 ve 2009 30234 numaralı markalar olduğunu,

müvekkilinin BİRUNİ markalarının 41. sınıfta yer ... hizmetler üzerinde 20 yıldır tescilli olduğunu ve 33 yılı ... süredir de ... hak sahibi olduğu markaların seri markası niteliğindeki BİRUNİ AKADEMİ markasının 41. sınıfta tescil ettirmek istediklerini, başvurularının daha önce tescilli olan 177751 sayılı BİRUNİ markalarının kapsamı ile aynı hizmetlere ilişkin olduğunu, redde dayanak gösterilen markaların sahibi ile müvekkili arasında İstanbul’da görülmekte olan ve 177751 sayılı markalarından kaynaklı ihtilaf konusu nedeniyle başvurularının reddedildiğini,

dava konusu YİDK kararının hukuki uyuşmazlığın aslını bilmeksizin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun farazilere dayalı olduğunu, YİDK kararında dayanak alınan yargılamada müvekkilinin 177751 sayı ile tescilli markasının 41. sınıfta yer ... bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada müvekkilinin markasının bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle kısmen iptaline karar verildiğini, anılan kararı temyiz ettiklerini ve halen temyiz incelemesinde olduğunu,

bu dosyanın incelemesinin devam etmesi nedeniyle müvekkilinin iş bu davaya konu 2016/20794 sayılı marka başvurusu bakımından herhangi bir etkisinin olmayacağını, Kurumun gerekçe olarak gösterdiği davanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu nedenle gerekçe gösterilen davanın konusuz kaldığından reddedileceğini,

müvekkilinin marka başvurusunun reddine dayanak gösterilen 2014/28809 ve 2014/28803 sayılı BİRUNİ marka başvurularının reddine karar verildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacının 41. sınıfta yer ... eğitim ve öğretim hizmetlerinde BİRUNİ ibareli markasını kullanmamasına ve bu hususun bilirkişi raporu ve mahkeme kararı ile tespit edilmesine rağmen salt sicilde hak sahibi olmasına istinaden kötü niyetli bir şekilde dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu, bu nedenle davaya konu edilen YİDK kararının bütünüyle usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın "şekil+BİRUNİ AKADEMİ" ibareli (2016/20794) başvuru sayılı markasının tescili talebinde bulunduğu ve önceki tarihli markasının da müktesep hak oluşturduğunu ileri sürdüğü, dosyaya yansıtılan delillerden İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı kararı ile davacıya ait BİRUNİ (177751) ibareli markanın 41. sınıftaki bazı hizmetleri yönünden Mahkemece iptal kararı verilmesinden 5 gün sonra,

şekil+BİRUNİ AKADEMİ (2016/20794) ibareli (önceki marka ile sonraki başvuru markasının asli unsurları aynı olan şekilde) aynı sınıfta (41. sınıf) marka başvurusu yapıldığı, bu durumdan bakıldığında davacı tarafın BİRUNİ (177751) adlı markanın iptali halinde bu kararın sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), Mahkeme kararlarının uygulanmasını önleyecek şekilde asli unsuru aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin marka olarak başvurusunu yapmasının gerek 556 sayılı KHK'nın 35 ... gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış sergilemediği,

davacının kazanılmış hak iddiasını dayandırdığı markanın kullanımının taraflar arasında çekişme konusu oluşturması karşısında davacının önceki markasından kaynaklı olarak kazanılmış hakkının bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin marka başvurusunun seri marka yaratmak amacı ile yapıldığını, kapsamlarının aynı bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun iyi niyetle yapıldığını, müvekkilinin birçok marka tescilinin bulunduğunu, mahkemece esas alınan kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, başvurunun, davacı tarafın BİRUNİ (177751) ibareli markası hakkında verilebilecek olan iptal karanının sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), mahkeme kararlarının uygulanmasını önlemek için yapıldığı, bunun 556 sayılı KHK'nın 35 ... ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği,

ancak Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, kötü niyetin ise istisna olması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli olarak kabul edildiği, buna göre sırf marka başvurusunun davalının kötü niyetli sayılmasına olanak tanımadığı,

diğer yandan davacının önceki markası için kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasının açılmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, davalının kötü niyetli olduğuna dair bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve dürüstlük ilkelerine aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişiminin de kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla Marka Hukukunda kötü niyetin, sadece temyize konu kararda ifade edilen marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller olarak değil yukarıda sayılan durumlarda da gerçekleşebileceğini, somut olayda,

bahsi geçen hükümsüzlük talebinin konusu olan 177751 sayılı markaın, esasen 2016/20794 sayılı tescil başvurusunun aynısı olduğunu ve her iki markanın da 41. sınıfla dâhil hizmetleri içerdiğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E. 2016/23 K. sayılı kararıyla 177751 sayılı markanın tescili, belirtilen hizmetler bakımından kullanılmama nedeniyle iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda söz konusu marka başvurusunun davacı bakımından hak kayıplarının ortaya çıkmasını engellemek için aynı markanın yeniden tescil edilmesi amacıyla yapıldığının görüldüğünü, dolayısıyla,

davacının aynı markayı bir kez daha tescil ettirme yönündeki söz konusu başvurusunun, başvuru anında kötü niyetli bir talep niteliğinde olduğu gibi kanuna karşı hile de teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının önceki tarihli markasının hükümsüz kılınmasına ilişkin Mahkeme kararından beş gün sonra aynı ibareyi aynı mal ve hizmetlerde tescil için başvuruda bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, sırf marka başvuruda bulunmanın kötü niyet göstergesi olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş ise de durumun sadece marka başvurusu yapmaktan ibaret olmadığını, davacının gerçekte kullanmadığı bir markayı depolamak ve hükümsüzlük kararının sonuçlarını bertaraf etmek için yeniden marka olarak tescil ettirmek istediğini, davacının eyleminin, gerçekte kullanmayıp yedeklemek amacıyla marka tescil ettirmek fiilinin bizatihi kendisi olduğunu, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü ve 35 ... maddeleri ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Dava, marka başvurusuna kötü niyet vakıasına dayalı olarak yapılmış itirazın kabulüne dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. Davalı Üniversitenin, davacı adına tescilli 177751 sayılı "Biruni" ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali için dava açtığı, davanın görüldüğü Mahkemece 03.03.2016 tarihinde verilen kararla, 177751 sayılı markanın 41. sınıfta yer ... hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği, davacının bu kararın verilmesinden 5 gün sonra "BURİNİ AKADEMİ" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşan markayı 41. sınıfta yer ... hizmetlerde marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kurum'a başvuruda bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.

3. İlk Derece Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kullanma nedeniyle iptal davasının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla yaptığı bu davranışın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise kötü niyetin, Marka Hukukunda kabul edilen ilkelere göre ispat edilmesi gerektiği, davacının salt marka başvurusu sebebiyle kötü niyetli kabul edilemeyeceği, önceki markası için kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasının açılmasının da bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

4. Kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olunmadığı bilinmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde başvuru yapılması durumunda söz konusu olacaktır (Ozan ..., Türk Hukukunda Kötü niyetli Marka Başvuru ve Tescilinde İptal ve Hükümsüzlüğün Kapsamı Üzerine Düşünceler, Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, 2015, Cilt:1, Sayı:1, s.51).

Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı).

5. Davacının önceki tarihli 177751 sayılı markası, münhasıran " BİRUNİ" ibaresinden oluşmakta olup 41. sınıfta tescillidir. Davaya konu marka başvurusu ise "BURİNİ AKADEMİ" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmakta olup başvuru, bu ibarenin 41. sınıfta yer ... hizmetlerde tescili için yapılmıştır.

Davacının önceki tarihli markasıyla işbu davaya konu markanın esas unsurları aynı olduğu gibi başvuru, önceki marka hakkındaki davada kullanmama nedeniyle iptal edilen hizmetleri aynen içermektedir.

Davacının, kullanmama nedeniyle iptal edilen markasında yer ... esas unsuru, karardan sadece beş gün sonra ve üstelik de kullanmama nedeniyle iptal edilen sınıflarda tescil ettirmek için yaptığı başvurunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacı taşıdığı aşikar olup bu amaçlarla yapılan bir marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının kabulü gerekir.

6.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 177751 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline hükmettiği 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı kararının, taraf vekillerince temyiz edildiği, Dairemizin 19.03.2018 tarih, 2016/8543 E., 2018/2067 K. sayılı kararıyla, davanın yasal dayanağını oluşturan 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.12.2016 tarih, 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyularak,

davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği ve 177751 sayılı markanın halen ayakta olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sebebiyle davacının önceki tarihli markasının halen ayakta olmasının sonuca bir etkisi bulunmamakta, bu durum başlangıçta var olan kötü niyeti ortadan kaldırmamaktadır.

Zira başvurunun yapıldığı tarih itibariyle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olup başvuru, yukarıda da ifade edildiği üzere iptal kararının olası menfi sonuçlarından kurtulmak amacıyla yapılmıştır.

Başka bir deyişle, kullanmama nedeniyle iptal davasının davacının aleyhine sonuçlanmaması, davaya konu marka başvurusunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacıyla yapıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.

7. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığı kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6161, K. 2024/741, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Davada Davalı
  4. Birleşen Davada Davalı
  5. Birleşen Dava
  6. Dava Tarihi
  7. İlk Derece Mahkemesi
  8. Sayısı
  9. I. Dava
  10. II. Cevap
  11. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  12. IV. İstinaf
  13. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  14. B. İstinaf Sebepleri
  15. C. Gerekçe ve Sonuç
  16. V. Temyiz
  17. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  18. B. Temyiz Sebepleri
  19. C. Gerekçe
  20. VI. Karar
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6161
Karar No
2024/741
Tarih
5 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6162 K.2024/1754
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6165 K.2024/1915
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/6171 K.2024/2671
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6172 K.2024/1603
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/6182 K.2024/2605
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/6188 K.2024/1004

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.