KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/6175 E., 2023/5682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15.06.2022
- Sayısı
- 2022/294 Esas, 2022/437 Karar
- Dava tarihi
- 24.06.2014
- Karar
- Kısmen Kabul
- Temyiz eden
- Davacı vekili
Karar Metni
892 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirket ortaklığından ayrılmasından önce, şirketin diğer ortağı ... ... tarafından şirkete ait Tabanlık Makinasının davalıya 26.02.2013 tarihinde 76.000,00 TL bedelli fatura ile satılarak teslim edildiğini, davalı tarafından bugüne kadar ödeme yapılmadığını ileri sürerek 76.000,00 TL alacaklarının fatura düzenleme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin eski ortağı olan müvekkilinin davacıya ait makineyi satın aldığını, satış bedeline karşılık olarak davacı şirketin kredi borcunu ödediğini, fatura bedelinden sadece 1.770,85 TL borcu kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince 09.09.2020 tarih, 2017/808 E. ve 2020/349 K. sayılı kararı ile dava tarihine kadar davalı tarafından 48.100,00 TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden sonra yapılan 15.669,85 TL'nin ise infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.900,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Dairemiz Kararı
Dairemizin 25.01.2022 tarih, 2020/7642 E. ve 2022/591 K. sayılı kararı ile davalı ...'ın, cevap dilekçesi ile sair yazılı ve sözlü beyanlarıyla dava konusu makine satımından kaynaklı borcunu gerek doğrudan gerekse davacı şirketin kredi taksitlerini ödemek suretiyle ödediğini savunduğu, davalının bu savunmasının, davacıya ait bir borcun üstlenilmesi ve alacaklısına ödenmesi suretiyle davalı nezdinde oluşan alacağın davacıya olan satım bedeline ilişkin borcu ile takas edildiğine yönelik olup, sabit olması halinde, borcu sona erdirmesi gerektiği, davacı tarafça, davalının bu yöndeki ödemelerinin kişisel bir borcuna karşılık yapıldığı,
kredi ödemelerinin şirket mal varlığından yapıldığı yahut davalının takasa konu ettiği bu alacağıyla ilgili olarak iç üstlenme sözleşmesinde kendisinin bir edim üstlendiği ya da taraflar arasında başkaca bir borç doğuran ilişkinin varlığı ileri sürülüp kanıtlanamadığı da gözetildiğinde, davacının dava tarihine kadar doğrudan yahut alacağıyla takas etmek suretiyle yapmış bütün ödemelerin hesaplanarak dava tarihi itibariyle davalının davacıya ne kadar borcunun kaldığı saptanıp bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,
davalının davacının borcunu üstlenmesi suretiyle yaptığı ödemelerin tutarı nazara alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de, davalı ...'nın 17.09.2014 tarihinde 13.889,00 TL, 13.05.2015 tarihinde 1.770,85 TL olmak üzere toplam 15.669,85 TL elden ödeme yaptığı, bu tutardaki ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı sabit olduğuna göre, bu miktar yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı,
uyuşmazlığın ticari satımdan kaynaklı bir alacak davası olduğu hususu gözetilmeksizin davalı aleyhine olacak şekilde, maddi tazminat davalarına yönelik Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı yararına düşük tutarda vekâlet ücreti hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının dava tarihine kadar 59.594,06 TL ödeme yaptığı, fatura kesim tarihi olan 25.02.2013 tarihinden önceki bir tarih olan 13.02.2013 tarihinde yapılan 727,75+3.060,13 TL'lik kredi ödemelerinin, taraflar arasında başkaca bir ticari alacak bulunmadığına göre dava konusu tabanlık makinası satış işlemine yönelik olarak davalı tarafından yatırılmış olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafından dava tarihinden sonra 17.09.2014 tarihinde 13.899,00 TL ve 13.05.2015 tarihinde 1.770,85 TL ödeme yapıldığı,
bu ödemeler dikkate alınmak suretiyle, en son ödeme tarihi olan 13.05.2015 tarihi itibariyle davacının davalıdan 736,09 TL asıl alacak, 620,56 TL faiz olmak üzere 1.356,65 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa tahsiline kadar avans faizi talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 736,09 TL asıl alacak ve 620,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.356,65 TL bedelin davalıdan tahsiline, asıl alacak 736,09 TL'ye 13.05.2015 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
fazlaya ilişkin talebin reddine, dava tarihinden sonra davalı tarafından yapılan 17.09.2014 tarihli 13.899,00 TL ödeme ile 13.05.2015 tarihli 1.770,85 TL ödeme olmak üzere toplam 15.669,85 TL bedel yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, fatura tarihinden önce yapılan ödemelerin fatura bedelinden tenzil edilmeyeceğini, fatura tarihinden sonra yapılan ödeme dekontlarının bir kısmında CNS makine ödemesi açıklamasına yer verildiği halde, kredi ödemesine istinaden olduğu ileri sürülen dekontlarda, ödemenin bahsekonu makine bedeline ilişkin olduğu yönünde bir açıklamaya yer verilmediğini, taraflar arasında başkaca ticari ilişki olmadığı yönündeki gerekçenin bu sonuca ulaştırmayacağını, taraflar arasında başka ticari ilişki olup olmadığının anlaşılabilmesi için her iki taraf ticari defterlerinin ve bankalardan alınmış kredilerin incelenemesi ve kredilerde davalının sorumluluğuna bakılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ile davalının şirkette ortak oldukları dönemde davalıya satışı yapılan tabanlık makinasının bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139 uncu maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6175, K. 2023/5682, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama