İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7495 K.2024/3684

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/7495Karar2024/3684Tarih8 Mayıs 2024Okuma9 dk · 1.878 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/7495 E., 2024/3684 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1321 Esas, 2022/1507 Karar
Hüküm
Asıl davada kabul-birleşen davada kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/1167 E., 2019/1075 K.
Birleşen dava
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1148 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.878 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 28.04.2016 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi gereği müvekkili şirketin davalı/borçluya personel servis hizmeti sağladığını, bu hizmetin bedeli olarak da e-faturalar tanzim ettiğini, e-faturaların davalıya tebliğinden sonra yasal süresi içinde faturalara ve içeriklerine yapılmış herhangi bir itiraz bulunmadığını, faturaların bedelleri ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/39429 E sayılı dosyası üzerinden 126.695,61 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olduğundan itirazını iptaline, takibinin devamına, % 20 inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde müvekkili şirketin davalıya personel servis hizmeti sağladığını ve bu hizmete istinaden faturalar tanzim ettiğini, faturaların davalıya teslim edildiğini, fatura içeriklerine davalı tarafın süresinde itiraz edilmemesine rağmen faturaların bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2017/39432 E. sayılı dosyası üzerinden 11.328,00 TL tutarında icra takibi başlattıklarını, davalının yasal süresi içerisinde yetkiye ve borca itiraz ettiğini, söz konusu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğundan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 28.04.2016 tarihli 1 yıl süreli" Personel Taşıma Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 24.04.2017 tarihinde sözleşme ve eklerinde değişiklik yapılmaksızın 01.05.2018 tarihine kadar uzatıldığını, davacı ile imzalanan sözleşmenin Ek-1’de güzergâhlar ve Ek-2’de yazılı fiyatların belli olduğunu, davaya konu faturaların sözleşmeye aykırı düzenlediğini, davacının müvekkili şirkete aynı sözleşme kapsamında Temmuz/2016 42.010,36 TL., Ağustos/ 2016 48.311,56 TL., Eylül/2016 38.181,26 TL.

(Bayram günlerine denk gelen), Ekim/2016 48.647,86 TL, Kasım/2016 49.824,91 TL. vs. fatura düzenlerken, Ocak/2017 53.213,82-TL., Şubat -/2017 50.647,55-TL, Mart/2017 59.361,09 TL., Nisan/2017 61.458,55 TL., Mayıs/2017 73.241,14 TL. Haziran/2017 56.644,63 TL.

Temmuz/2017 69.753,06 vs. miktarlı faturalar düzenlediğini, davacı faturalarına süresinde itiraz edilmemesi davacı lehine adi bir karine ise de bu adi karinenin aksinin sözleşme ile ispatının her zaman mümkün olduğunu, adi karinenin aksinin sözleşme ile ispat edildiği gibi, sözleşmeye aykırı fatura düzenlendiğinin davacının da açık kabulünde olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı faturalandırma yaptığını kabul ettiğini, davacı şirketin kendisine düzenlediği 25.09.2017 tarih, GBB2017000000792 fatura numuralı ve 44.134,74 TL. miktarlı e-fatura ve 01.11.2017 tarih,

GSA 2017000000091 fatura numaralı ve 56.290,00 TL miktarlı e-faturalara itiraz etmeyerek kabul ettiğini, bu nedenle davacının takip ve dava konusu ettiği 126.695,61 TL. miktarda müvekkili şirketten alacağı olmadığını savunarak, davanın reddine davacının %20 tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında doğrudan sözleşmesel ilişkisi olmadığını, davacının müvekkili şirketin ana firması ... Karadeniz İnş.ve Bet. San. ve Tic. A.Ş. ile 28.04.2016 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşmenin 24.04.2017 tarihinde sözleşme ve eklerinde değişiklik yapılmaksızın 01.05.2018 tarihine kadar uzatıldığını, davacının ...

Karadeniz A.Ş. ile imzaladığı sözleşme ile müvekkili şirketin diğer grup firmaları olan Karadeniz ...San. A.Ş., Kar Yapı İnşaat AŞ., Kar Asfalt A.Ş., Kar Üst Yapı A.Ş. personelini de Sözleşmenin Ek-3 üncü maddesine göre taşıdığını, bu firmaların da yönetim organlarının aynı kişiler olduğunu, ana firma ...

A.Ş.nin grup firmaları olduğunu, talep edilen borcu kabul etmediklerini, faturalar içeriğinin ve miktarının sözleşmeye aykırı düzenlendiği açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenlerle savunarak davanın reddine, davacının %20 tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada yapılan yargılama toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının dava konusu taşıma hizmetinin alınmadığını iddia ederek, davacı şirket ticari defterlerinde rastlanılmayan 56.290,00 TL tutarındaki fiyat farkı faturasını düzenlediği, davalı şirketin hizmetin alınmadığına ilişkin iddiası ile ilgili davacı tarafça hizmetin verildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği, davacı tarafın, davalı şirketin süresinde faturalara itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlediği, takibe yakın bir tarihte fiyat farkı faturası düzenlediği,

faturaları itirazsız defter kayıtlarına işleyen davalı şirketin 56.290,00 TL fiyat farkı talebinde bulunamayacağı, davalının tebliğ tarihinden çok sonra 01.12.2017 tarihinde e-faturaları ticari defterlerine işlediği tespit edilmekle birlikte davalının bu yöndeki itirazlarını kanıtlayamadığı zira, defterlere geç işlenmesinin e-faturaların 8. günde tebliğ edilmediği anlamına gelmediği gerekçesiyle davacı şirketin icra takibindeki alacağının 126.695,61 TL – 56.290,00 TL = 70.405,61 TL olacağı kabul edilerek asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,

alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddolunan kısım yönünden %20 oranında icra inkâr tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Birleşen dava bakımından ise, davacı şirket, ticari defterlerinde davalıdan icra takip tarihinde 15.104,00 TL alacaklı olduğu, bu tutar içerisinde yer alan 11.328,00 TL’yi İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2017/39432 E. sayılı dosyasına konu ve talep ettiği, davacı ...

Taşımacılık A.Ş. ile birleşen dosya davalısının ticari defter kayıtları arasında fark bulunmadığı, her iki tarafın ticari defterlerinde de davacı şirket icra takip tarihinde 15.104,00 TL alacaklı olduğu, davacı şirket ödeme vadesi gelmeyen 11 inci ay faturası hariç ödeme vadesi gelen toplam 11.328,00 TL’si alacağını icra takibine konu ve talep ettiği, davacının davalıya düzenlediği faturaların e-fatura olmadığı, kağıt ortamında düzenlenen faturalar olduğu, davalı şirketin Temmuz/2017 ayı faturasını fatura tarihinde ticari defterlerine işlediği, Ağustos ve Ekim/2017 ayların faturalarını ise 01.12.2017 tarihinde ticari defterlerine işlediği,

davalı şirketin Temmuz/2017 ayına kadar düzenlenen davacı şirketin tüm faturalarını fatura tarihinde ticari defterlerine işlediği, davacı tarafın Ağustos ve Ekim/2017 aylarında düzenlediği faturaları ilgili ayda davalı şirkete tebliğ edildiğini kanıtlayacak belge ibraz ederek alacağının muaccel olduğunu kanıtlaması gerektiği, ancak davacının Ağustos ve Ekim/2017 aylarında düzenlediği faturaları tebliğ ettiğine dair belge ibraz edemediği,

bu durumda Ağustos ve Ekim/2017 aylarında düzenlediği faturalara yönelik alacak talebinde bulunamayacağı, Temmuz/2017 fatura tutarının 3.776,00 TL olacağı, davacı şirketin takip tarihindeki alacağı 3.776,00 TL Temmuz faturası– 1.365,49 TL Temmuz/2017 Akaryakıt fiyat farkı = 2.410,51 TL olacağı kabul edilerek birleşen davanın kısmen kabulü kısmen reddine reddolunan kısım yönünden %20 oranında icra inkâr tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl davada ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davada davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davalı yönünden kabul ettiği alacak tutarına bir diyecekleri olmadığını, fakat mahkemenin kabul ettiği alacak tutarının, icra takip tarihi itibariyle muaccel olmadığını, tacirler arasında sözleşme serbestisi bulunduğunu, sözleşme kurulmadan önce de tarafların e-fatura mükellefi olduğu, sözleşme kurulduğu andan itibaren e-fatura düzenlediklerini, tarafların e-fatura mükellefi olduklarını bildikleri halde, alacağın vadesini belirlemek adına imzaladıkları sözleşmenin 5.1. maddesi ile,

her ayın 30/31’inde düzenlenecek faturaların elden imza karşılığı ya da kargo marifetiyle müvekkili şirkete gönderilmesini müteakiben 30 gün içinde davacıya ödemesinin yapılacağını kararlaştırdıklarını, tarafların vadeyi belirlemek adına koydukları sözleşmenin 5.1. maddesini değiştirdiklerine dair yazılı bir sözleşme olmadığını, vade hükmünün geçerli olduğunu ve davacıyı bağlayacağını, yani sözleşmede kararlaştırılan vadenin uygulanacağını, takip tarihinin 07.12.2017 olduğunu, davacının, faturaları, müvekkili şirkete elden imza karşlığı teslim ettiğine veya kargo marifeti ile gönderdiğine dair dosyada bir delili olmadığını,

ödeme vadelerinin sözleşmenin 5.2. maddesi gereğince 31.12.2019 tarihi olduğunu, ancak bu tarihte mahkemenin hükmettiği tutarın ödeneceğini, itirazın iptali davalarının sıkı sıkıya takibe bağlı olduğunu, tarafların sözleşmeye dayandığını, tarafların dayandığı sözleşmeye göre icra takip tarihi itibari ile alacağın vadesinin gelmediğini, bu nedenle davacının takip tarihi itibariyle müvekkili şirketten talep edebileceği bir alacağı olmamasına karşın, mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmenin aksine verdiği kararın hatalı olduğunu,

alacak likit olmadığı halde hükmedilen %20 tazminatın yasal olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

3.Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça tanzim edilen “Fiyat Farkı” açıklamalı 25.09.2017 tarih ve 44.134,74 TL tutarındaki fatura davacı şirketin ticari defterlerine davalı şirket lehine işlenerek davalı borcundan düşülerek talepte bulunulduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmede davalı lehine fiyat farkı faturası ile ilgili bir hüküm bulunmadığı gibi davalının bu faturayı, davacının hangi fatura/ faturalarına karşılık ve neye istinaden düzenlendiği de açıkça belirtilmediği,

ayrıca faturadaki " Ocak Temmuz 2017 Fiyat Farkı" açıklamasına göre de belirtilen dönemdeki faturalara süresinde itiraz edildiği ve/ veya ilgili faturaların iade edildiği de iddia ve ispat edilmediği, bu hali ile davalı tarafça fiyat farkı faturası düzenlenmesine dayanak faturalar kabul edilerek ticari defterlere kayıt edilmekle faturalar içeriği hizmetin davacı tarafça yerine getirildiği ve borcun davalı tarafça benimsendiğinin kabulünün gerektiği, süresinden sonra fiyat farkı faturası düzenlenmesinin sonuca etkili olmadığı gözetilerek asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken,

yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulüne; birleşen dava bakımından davalının davacı tarafça düzenlenen Temmuz /2017 faturasını fatura tarihinde,

Ağustos ve Ekim ayı faturalarını ise 01.12.2017 tarihinde defterlerine işlediği hususunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği davacı şirketin davalı adına düzenlediği faturaların e-fatura olmadığı gözetildiğinde davacı tarafça Ağustos ve Ekim ayı faturalarının davalıya ilgili aylarda tebliğ edildiğini ve takip tarihi itibarı ile alacağın muaccel olduğunu ispatlaması gerektiği ancak dosyada mübrez delillerle Ağustos ve Ekim/2017 aylarına ilişkin düzenlenen faturaların davalıya 01.12.2017 tarihinden önce tebliğ edildiğinin ispatlanmadığı,

bu durumda Ağustos ve Ekim/2017 aylarına ilişkin düzenlenen faturalara konu alacağın sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca takip tarihi itibarı ile muaccel olmadığı, Temmuz/2017 fatura tutarı ise 3.776,00 TL olduğu, davacı tarafça fazla talep edilen ve bilirkişi raporu ile belirlenen 1.365,49 TL Temmuz/2017 Akaryakıt fiyat farkı tutarının mahsubu ile davacının bakiye 2.410,51 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen dosyada verilen kararların kaldırılarak, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına,

asıl dosyadaki davalının istinaf başvurusunun esastan reddine; birleşen dosyadaki davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 352 nci maddesi gereğince miktar nedeniyle kesinlik nitelikte olduğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava asıl ve birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7495, K. 2024/3684, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7495
Karar No
2024/3684
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7496 K.2024/3621
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7498 K.2024/3725
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7499 K.2024/3982
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/7499 K.2024/8777
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7500 K.2024/3897
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7501 K.2024/3701

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.