İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1063 K.2024/4527

Taraflar arasındaki asıl davada ortaklığın tescil ve ilanı, birleşen davada şirket kararının iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/1063Karar2024/4527Tarih30 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.186 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/1063 E., 2024/4527 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1750 Esas, 2022/1818 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/812 E., 2022/105 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.186 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada ortaklığın tescil ve ilanı, birleşen davada şirket kararının iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davanın davalıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davanın davalıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkilinin babasının 2007 yılında davalı şirketi kurduklarını, 2013 yılında müvekkilinin babasından aldığı %50 oranındaki şirket hisselerini 2016 yılında davalı ...’ye devrettiğini, şirkette çalışmayı sürdürdüğünü, 20.08.2020 tarihinde noter senedi tekrar geri aldığını, ancak davalıların bu devri şirket kararına dönüştürmediklerini, tescil ve ilanını sağlamadıklarını, oysa işyerini müvekkilinin sevk ve idare ettiğini, yönettiğini, davalı ...’nün şirkette müdür sıfatını da taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin noter satışına uygun şekilde ortaklığının tescil ve ilanını talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı ...’in tek ortak iken %50 hissesini noterden müvekkiline satıp şirketin tekrardan iki ortaklı hale geldiğini, şirketlerde yönetim kurulunun 30 gün içinde devri kabul etmeme hakkı varsa da tek ortağın hisse devrini kabul etmemesinin iyi niyete aykırılık taşıdığını, hisse devri için açılan asıl dava varken 24.11.2021 tarihli ortaklar kurulu kararının müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek 24.11.2021 tarihli kararın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının şirket ortağı olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı gerektiğini, devrin bu onayla geçerli olacağını, davacı yazılı bir başvuru yapmadığından bir genel kurul kararı alınmadığını, onay bulunmadığından devrin geçerlilik kazanmadığını, davacının 22.09.2021 tarihinde şirketten ayrıldığını, yeni iş yeri kurduğunu, şirketin işçilerini de götürdüğünü, müvekkili şirketin de davacı ile ayrılan işçilerin sözleşmesini feshettiğini, davacının işçilerle birlikte haksız rekabet ettiğini, şirkete zarar verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; şirket ortağı olmayan davacının şirket kararının iptalini isteyemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre esas sermaye payının devri için ortaklar kurulunun onayının gerektiğini, bu onay olmadığından devrin geçerlik kazanmadığını, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre şirketin sebep göstermeden onayı reddedebileceğini, sadece noter devir sözleşmesi ile şirket ortağı olunamayacağını, bu durumda davacının sadece ticaret sicilinden kaydının silinmesini ve devir bedelini devredenden isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in Büyükçekmece 8. Noterliğinin 20.08.2020 tarihli pay devir sözleşmesi ile 22.500,00 TL bedelle payını davacıya devrettiği, Kanunda devrin hüküm ifade etmesinin ortaklar genel kurulunca onay şartına bağlandığı, taraflar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulünün gerekeceği, 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 520 nci maddesinden farklı olarak pay defterine kayıt şartının aranmadığı,

davalının devir işleminden vazgeçildiğine ilişkin noter evrakına eşdeğer bir belge sunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, Büyükçekmece 8. Noterliğinin 20.08.2020 tarihli, 27079 yevmiye numaralı pay devir sözleşmesinin tesciline ve ilanına, pay defterine devrin kaydına, davalı şirketin 24.11.2021/1 tarihli pay devrinin reddine ilişkin kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davanın davalıları vekili istinaf dilekçesinde özetle. 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde genel kurul kararının şart koşulduğunu, Mahkeme gerekçesinde “genel kurul kararı şarttır, ama bu sözleşme ortaklar kurulu olarak kabul edilebilir” denilerek Kanun metnine ve ruhuna açıkça aykırı bir yorum getirildiğini, birleşen davada şirketin sebep göstermeksizin onayı reddedebileceğini, devir onay olmadığından,

tescil ve ilan edilmediğinden geçerlilik kazanmadığını, sicil kayıtlarında davacının halen şirket ortağı olmadığını, devir için devralanın şirkete yazılı başvurusu ve ortaklar kararı alınmasının gerektiğini, sadece noterden devir sözleşmesi yapılmasıyla şirket ortağı olunmayacağını, davacının baskıyla davalı ...’i yanılttığını, yarı yarıya hisse devrini sağladığını, bu devirde bir bedel ödenmediğini, davacının eski devrettiği hissesi 22000 adet olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noterce onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı, ancak somut olayda pay devrinin noterde yapıldığı, uyuşmazlığın bu noktada çıktığı, davalı ...'in pay devrine muvafakat vermediği anlaşılmakta ise de, pay devrine muvafakat verecek genel kurulda oy hakkına sahip başkaca bir ortağın bulunmadığı,

6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde ortaklar kurulu kararı şart olarak düzenlenmekle birlikte tek ortaklı limited şirkette bu kuralın ne şekilde uygulanacağı hususunda açık bir düzenleme bulunmadığı, şirketin ana sözleşmesinde pay devrini kısıtlayıcı bir hükme yer verilmediği,

6762 sayılı Kanun yürürlükte iken iki ortaklı limited şirkette şirket ortaklarının biribirlerine yaptıkları pay devrine ilişkin olarak “dava konusu kararın da hisse devri sözleşmesinin tarafları olan anılanlar tarafından alınması karşısında esasen noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre muvafakat niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.” yönünde içtihat bulunduğu, somut olayda şirketin payını devir eden tek ortak dışında başkaca bir ortak bulunmadığı,

pay devir sözleşmesinin ortaklar kurulu tarafından verilen muvafakat niteliği taşıdığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davanın davalıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; pay devri için ortaklar kurulu kararının gerektiğini, şirketin tek ortaklı olmasının bu kuralı değiştirmeyeceğini, şirketçe hisse devrinin reddine karar verildiğini, verilen kararla şekil şartının ihlal edildiğini, davacının aslında yarıdan az hisse devrettiği halde geri alırken müvekkili ortağı yanılttığını, yarı yarıya hisse devrini sağladığını, hisse devir bedeli ödenmediğini, davacının başka bir atölye kurup şirket işçilerini de buraya geçirdiğini, sözleşmenin genel kurul kararı olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu hisse devir sözleşmesinin şirket genel kurul kararının onayına tabi olup olmadığı, devreden dışında başka bir ortak bulunmamasının muvafakat niteliği taşıyıp taşımadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1063, K. 2024/4527, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1063
Karar No
2024/4527
Tarih
30 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1068 K.2024/1940
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1070 K.2024/1931
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1073 K.2024/4051
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1077 K.2024/4296
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/1082 K.2024/311
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1083 K.2024/4577

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.