İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1478 K.2024/3915

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/1478Karar2024/3915Tarih15 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.191 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/1478 E., 2024/3915 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1778 Esas, 2022/1849 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/306 E., 2022/277 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.191 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı mirasçıları vekili Avukat ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Ambalaj Tem. Ltd.

Şti. davalı bankadan kullandığı genel kredi sözleşmesine dava dışı ...ve ...’nin kefil olduklarını, müvekkilinin ise ipotek verilen taşınmazın maliki olduğu, müvekkiline ihtarname gönderilmediğini, ihtarname tebliğinin ...imzasına yapıldığını, müvekkili aleyhine İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2010/17963 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmamasına rağmen, davalı bankaca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve ilamsız takip başlatıldığını,

kefil olmamasına rağmen hakkında kredi borcunun tümü için icra takibine girişildiğini oysa ipotek sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidilebileceğini ileri sürerek borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı şirkete kullandırılan kredinin teminatı olarak davacının taşınmazında ipotek tesis edildiğini, kredi borcu ödenmeyince tüm borçlulara ihtarname tebliğ edildiğini, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2007/8224 E. sayılı dosyası ile davacı ve borçlu şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile asıl borçlu ve davacıya, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla da İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2010/17963 E. sayılı dosyasında davacının da aralarında bulunduğu kefillere ilamsız takip yoluna gidildiğini,

davacının imzaladığı ipotek senedinin 5 inci maddesinde ipotek limiti miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu kabul ettiğini, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 484 üncü maddesi uyarınca ipotek limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında davacının taşınmazını ipotek veren konumunda olduğu, kat ihtarnamesinin davacının sözleşmede gösterilen adresi dışında başka bir adrese tebliğ edildiği, bu nedenle davacının temerrüdünün oluşmadığı, temerrüt faizinin ancak takip tarihinden itibaren talep edilebileceği, davacının kefalet limitinin 120.000,00TL olduğu,

icra takip tarihinden önce temerrüt oluşmadığı dikkate alındığında hesap kat tarihinden sonra kefalet tutarına akdi faiz işletilemeyeceği, 17.07.2018 tarihinde ... adına asıl borçlu firmanın 25.000,00 TL teslimat yapıldığı, 25.000,00TL ödemenin ...'in sorumluluk tutarı olan ipotek limiti 120.000,00TL'den düşülmesi suretiyle icra takip tarihi itibarıyla ...'in sorumluluk tutarının 95.000,00TL olduğunun tespit edildiği,

davacı genel kredi sözleşmesinde ipotek veren olarak gözükmekte olup kefalet imzası bulunmaması nedeniyle ipotekli gayrimenkulden yapılacak tahsilatların da sorumluluk tutarından düşülmesi gerekeceği, çek yapraklarına ilişkin banka gayri nakdi yasal sorumluluk tutarının depo edilmesiyle ilgili olarak kefilin sorumlu tutulabilmesi için genel kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunması gerektiği, genel kredi sözleşmesinde buna dair açık hüküm bulunmadığı,

bu nedenle davacının çek yaprakları gayri nakdi yasal hükümlülüğün deposundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 2.532,88TL asıl alacak, 456.237,49TL işlemiş faiz, 22.810,87TL faizin %5'i oranında gider vergisi olmak üzere toplam 481.581,24TL ile 4.100,00TL gayrinakdi kredi alacağından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kat ihtarının usûlüne uygun tebliğ edilmediğini, temerrüt koşullarının gerçekleşmediğini, genel kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını ve bu sebeple borçtan kefil olarak sorumlu tutulamayacağını, müvekkili aleyhine mükerrer icra takibi yapıldığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl alacak ve faizin hesaplanması ile ilgili olarak Mahkemece Banka alacağının tespitinde, davacının kefalet limiti olan 120.000,00 TL üzerinden hesaplama yapıldığını, oysa takip tarihi itibarıyla alacak miktarının ihtarnamede yer alan tutar esas alınarak hesaplanması gerektiğini, takibe konu asıl alacak tutarı 120.000,00TL'nin üzerinde ise davacının yalnızca 120.000,00TL'den (kendi temerrütünün faiz ve ferileri ile birlikte), 120.000,00TL'den aşağı ise bu tutarın tamamından sorumlu tutulması gerektiğini,

yapılan tahsilatın kefalet limitinden değil ihtara konu asıl alacak tutarı olan 136.532,68TL'den düşülmesi, söz konusu bakiye alacak tutarının 120.000,00TL'den az olması sebebiyle ve faiz hesabının, bakiye asıl alacak olan 111.532,68TL temel alınarak yapılması gerektiğini, 08.07.2010 itibariyle 603.812,50 TL nakit alacağı ve bu tutarı davacıdan tahsil etme hakkı bulunduğunu, ipotek resmi senedinde yer alan hükümlere istinaden, davacının kefaletinin, kefalet limitleri dahilinde borçlu şirkete kullandırılan ve kullandırılacak olan her türlü nakdi ve gayri nakdi krediyi kapsadığını,

davacının ipoteğe bağlı takip dosyasına hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğinden bahisle itiraz etmediğini, ilamsız takipten kaynaklanan menfi tespit davasında, hesap kat ihtarnamesinin kendisine tebliğ edilmediğini ve borçlu olmadığını ileri sürmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ipotek senedinin 5 inci maddesinde, ipotek limiti miktarınca borçtan müşterek ve müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu kabul etmiş olup 818 sayılı Kanun'un 484 üncü maddesine göre davacının kefil olarak sorumlu olduğu ve sorumluluğun ipotek limiti ile sınırlı olduğunun anlaşıldığı, davacının aksi yöndeki iddialarının ve davacının, mükerrer icra takibi yapıldığı iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının borçlu olup olmadığı, davacının temerrütünün bulunup bulunmadığı, kötü niyet tazminatının koşulları, borç miktarı ve sair hususlara ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas kanunu'nun 72 nci maddesi, 818 sayılı Kanun'un 484 ve 487 nci vd. maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınıp, davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1478, K. 2024/3915, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1478
Karar No
2024/3915
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1480 K.2024/2803
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1483 K.2024/3823
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/1486 K.2024/4947
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1488 K.2024/4433
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1489 K.2024/4263
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1490 K.2024/1499

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.