KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1497 E., 2024/4726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/7 Esas, 2022/1530 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/398 E., 2020/167 K.
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "cep" asıl unsurlu markaların bulunduğunu, müvekkilinin yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu tüketiciler nezdinde bu markaların müvekkili ile özdeşleştiğini, bu markaların seri marka niteliği taşıdığını, davalı şirketin “Cepmüze” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/39943 numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul edilerek bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, oysa başvuru kapsamındaki tüm hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunu,
dava konusu başvurunun tüketicilerce müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, söz konusu ibarenin marka olarak tescili halinde başvuru sahibi lehine müvekkili aleyhine haksız avantaj sağlanacağını ve müvekkilinin markalarının itibarının zedeleneceğini, markaların ayırt edici karakterinin sulanacağını, 2017/39943 kod numaralı “cepmüze” ibareli marka tescil başvurusunun tamamen müvekkilinin markalarının ticari itibarından ve getirisinden faydalanmak amacı ile yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, 2017/39943 sayılı "CepMüze" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “CEP” kelimesinin kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceğini, davacının itirazına mesnet markalarının ana unsurunun da ayırt ediciliği olmayan “cep” kelimesi olduğunu, bu nedenle müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının “cep” esas unsurlu markalarının tanınmışlığı iddiasının ispatlanmadığını, müvekkili başvurusunun, müvekkili adına tescilli önceki markaların serisi niteliğinde bulunduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirketin faaliyet alanlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacı markalarının fiilen kullanıldıklarının da ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2017/39943 sayılı "CepMüze" ibareli başvuru ile davaya mesnet gösterilen davacıya ait markaların aynı/benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, ancak marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesinden kaynaklı bir tescil engelinin somut uyuşmazlık kapsamında oluşmayacağı, davalı şirket marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, davaya konu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Kurum tarafından yerinde görülerek dava konusu başvurunun büyük oranda reddine karar verildiğini, işbu davanın da başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden açıldığını, davalı şirketin de söz konusu YİDK kararına karşı dava açmayarak kararı haklı bulduğunu, reddedilen hizmetler yönünden YİDK kararının kesinleştiğini, buna rağmen marka işaretleri arasında karıştırılma tehlikesi olmadığına dair gerekçeli karardaki tespitin hukuki duruma aykırılık teşkil ettiğini ve hatalı olduğunu,
mahkeme kararındaki tespitin aksine dava konusu başvuru ile müvekkilinin "cep" ibareli seri markalarının benzer bulunduklarını ve bu benzerliğin karıştırılmaya yol açacağını, "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu yönündeki mahkeme kabulünün, müvekkili markasının kullanımla ayırt edici hale gelmesi ve seri marka niteliği taşıması karşısında dayanaktan yoksun bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Cep Müze" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı,
zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı,
her ne kadar davalı kurum tarafından taraf marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu kabul edilerek marka başvurusunun kısmen reddine karar verilmiş ve bu karara karşı davalı şirket tarafından yasal yollara başvurulmamış ise de davalı kurumun kabulünün mahkeme yönünden bağlayıcı bir niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu yöne ilişkin davacı istinafının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1497, K. 2024/4726, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama