KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1502 E., 2024/4740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/146 Esas, 2022/1635 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/40 E., 2020/307 K.
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki ... (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/48008 nolu "... Suites Resort + şekil" ibareli markanın tescili için yaptığı başvurunun davalı ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” ibaresinin İngiltere’de bulunan ünlü bir ormanın adı olduğunu, İngiltere’nin Nottinghamshire şehrinde bulunan bu ormanın Hovard Pyle’in dünyaca ünlü romanı Robin Hood’un yaşadığı orman olarak bilindiğini, Robin Hood hikayesinin geçmişten bugüne kadar tüm dünyada bilindiğini, redde mesnet markalara bakıldığında "wood" ibaresi daha ön plana çıkartılarak logo tasarımı yapıldığının görüleceğini, redde mesnet markaların “mobilyacılık” alanında ve daha çok 20. sınıf emtialar için kullanıldığını,
müvekkili şirketin ise 35. ve 43. sınıflardaki hizmetleri kapsayacak bir kullanımının olduğunu, redde mesnet markalardaki şekil unsurunun da markaları farklılaştırdığını, 35 ve 43. sınıftaki hizmetlerin tamamı bakımından müvekkilinin "..." ibaresi için üstün hakkının bulunduğunu ileri sürerek TürkPatent YİDK'nın 10.10.2019 tarih ve 2019-M-8440 sayılı kararının reddedilen kısım bakımından iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruda standart bir yazı stili ile oluşturulmuş “...” ibaresinin bulunduğunu, bu ibarenin altında olacak şekilde, daha küçük puntolarla, ince harflerle ve okunaksız bir şekilde “Suites Resort” ibaresine yer verildiğini, ancak bu ibarenin, konumlandırılışı ve tasviri anlamı göz önüne alındığında marka algısı yaratmadığını ve genel görünümü değiştirmediğini, “...” ibaresinin markanın asli ayırt edici unsuru konumunda olduğunu, redde mesnet markalarda da aynı ibarenin esas unsur olarak yer aldığını,
bu benzerliğin yanı sıra davacı markası ve davalı markalarının tescilli olduğu mal/hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğunu, taraf markalarının aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer kabul edilmesi gerektiğini, davacı yanın “Sınıf 43: Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” bakımından müktesep hakkının ve itirazlarının kabul edildiğini, ancak tescil kapsamından çıkarılan diğer mal ve hizmetler yönünden önceki markalarının davacı yana hak sağlayacak nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru ile redde mesnet alınan markalarda “...” ibaresi ortak olarak yer almakla birlikte bu durumun tek başına markaların mevzuat kapsamında “aynı” ya da “ayırt edilemeyecek kadar benzer” olarak nitelendirilmeleri için yeterli olmayacağı, markaların hem “Suites Resort”, “Mobilya”, “Home” gibi ilave farklı sözcükler hem de ilk bakışta birbirlerinden ayırt edilebilir şekil unsurlarından kaynaklı görsel farklılıklar içerdikleri,
davacının markasındaki yaprak şekli ile redde mesnet markalardaki ok ve yay figürünün markaları yeterli düzeyde uzaklaştırıp “aynı” ya da “ayırt edilemeyecek kadar benzer” olmaktan çıkardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 10.10.2019 tarih ve 2019-M-8440 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru ile redde mesnet markaların kapsamındaki malların aynı/aynı tür olduklarını, başvurudaki şekil unsurunun ayırt ediciliğinin bulunmadığını, marka algısının kelime unsuru üzerinden şekillendiğini, "Suites Resort" ibaresinin de marka algısı yaratmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak fark bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, gerek davacı şirkete ait başvuru gerekse davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan markalarda yer alan şekil ve ilave kelime unsurlarının markaları 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığı,
TÜRKPATENT YİDK kararının iptaline ilişkin yerel mahkeme kararının yerinde olduğu, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şekil ve sözcük bileşimi ile oluşan markalarda "söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ilkesi gereği genellikle sözcüğün baskın ve ayırt edici unsur olarak ön plana çıktığını, ... ibaresinin baskın ve ayırt edici unsur konumunda olduğu,
vurgulanarak ön plana çıkarıldığını, bu itibarla başvurudaki şekil unsurunun ayırt ediciliğinin bulunmadığını, redde mesnet markaların da “...” ibaresini, gerek münhasıran esas unsur olarak gerekse de baskın ve ayırt edici unsur olarak içerdiklerini, yazım şekli olarak da ön plana çıkarıldığını, ezcümle başvuru ile redde mesnet markaların “...” olarak okunup algılanacağınım ve aralarında görsel, işitsel ve anlamsal bir fark bulunmadığından aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer kabul edilmesi gerektiğini belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı markası ile davalının başvurunun reddine mesnet gösterdiği markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı, TÜRKPATENT YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. Dava ise, davacının ... ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davalı kurumun ... ibaresini içeren redde mesnet markalar nedeniyle davacı başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca reddine dair kurum kararına karşı davacının yapmış olduğu itirazın YİDK tarafından nihai olarak kısmen reddi kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1502, K. 2024/4740, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama