KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1562 E., 2024/3914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2533 Esas, 2022/1964 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/334 E., 2019/763 K.
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.07.2005 tarihli sözleşme ile müvekkilinden toplam 35 adet demirbaş makineyi 371.245,00 TL bedelle satın aldığını, söz konusu makinelerin sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalıya teslim edildiğini, satın alınan makinelerin bedelinin 28.02.2006 tarihinde kayıtsız ödeneceğinin her iki davalı tarafından taahhüt edildiğini, davalıların vadesinde ödeme yapmadığını, davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz gerekçesinin takibe dayalı sözleşmenin sahte olduğu,
sözleşme içeriğindeki makine ve ürünlerin teslim edilmediğine yönelik bulunduğunu, davalıların bu beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davalı ...'ın sözleşmeyi kendi adına asaleten şirketi temsilen imzaladığını, müvekkilinin makineleri bu imza karşılığında teslim ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline, takibin devamına, davalıların takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; anlaşma yapıldığı iddia edilen tarihte davacının elinde bu malların mevcut olmadığını, söz konusu makinelerin müvekkilinin işyerine kurulmadığını, davacının sunduğu sevk irsaliyesi bulunmadığını, iddia konusu makinelerin en az 3- 4 kamyon ile taşınabilecek malzemeler olup sevk irsaliyeleri ve faturalarının olması gerektiğini, davacının anılan belgeyi müvekkilinin rızası hilafına elinden aldığı imzalı kağıdın üzerinin doldurulmak suretiyle hazırladığını, davacının Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/137E., 2009/652 K. sayılı dosyasından ceza aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi incelemesi ve davalının dava konusu sözleşmedeki eşyaların hasar tespiti amacıyla ... Sigorta A.Ş.'ye sunulmak için hazırlanan makine ve demirbaş listesi ile örtüştüğünü ikrar ettiği, bu makinelerin davalının uhdesinde bulunduğunun tespit ve ikrar edildiği, davalı tarafın ispat külfetini yerine getiremediği, davalı tarafın açığa veya beyaza attığı imzanın kötüye kullanıldığı savunmasını, ispata yeter güçte belge ile kanıtlayamadığı, davacının alacağını, davalıdan sadır belgeyle yazılı olarak kanıtladığı, davalı tarafça dayanılan ceza dosyalarının davanın konusu olmayan başka belgelerle ilgili olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak sözleşmelerin sahte olduğunu, sözleşme içeriğindeki makine ve ürünlerin müvekkiline satıldığı, bu yönde sözleşme düzenlendiği ve malların teslim edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının, müvekkilinin imzasını içeren kağıtları ele geçirip sahte bir sözleşme ve teslim belgesi düzenlediğini, anılı demirbaş listesindeki makinelerin müvekkiline davacı tarafından teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi bulunmadığını, davacının müvekkiline davaya konu malları sattığına ilişkin bir fatura da sunmadığını, bilirkişi incelemesinde de buna ilişkin belgeye rastlanılmadığını,
müvekkilinin dava konusu makineleri dava dışı şahıslardan satın aldığını, buna dair faturaların dosya içerisinde ve defter kayıtlarında mevcut olduğunu, bu konuda ek rapor alınması gerektiği halde alınmadığını, Mahkemece belgenin sonradan doldurulduğu hususunda kriminal inceleme yaptırılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu sözleşmenin davalı tarafından sigorta şirketine sunulan belgelerin üstü doldurularak oluşturulduğu iddiasının davacı vekilince savunmanın genişletildiği iddiasıyla kabul edilmediği, Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu sözleşmeye istinaden davalıların borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci vd. maddeleri
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1562, K. 2024/3914, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama