İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1977 K.2024/4885

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Esas2023/1977Karar2024/4885Tarih11 Haziran 2024Okuma8 dk · 1.506 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/1977 E., 2024/4885 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Haziran 2024
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1944 Esas, 2022/2138 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Sayısı
2021/175 E., 2022/19 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.506 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde. Ağrı Vergi Dairesi müvekkilefi olan davalı ...

Bir Kimyevi Maddeler Madeni Yağ Petrol Ürünleri İmalat Nakliyat Oto Alım Satım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 20.03.2015 tarihli ÖTV 04/2015 2. dönem borcuna teminat amaçlı olarak Yapı ve Kredi Bankası Merkez Meşrutiyet Şubesi talimatına istinaden Kocaeli/Körfez şubesi tarafından 02.04.2015 tarih ve 535.888,40 TL değerinde teminat mektubu düzenlendiğini ve Kocaeli/Körfez Kaymakamlığı Yarımca Gümrük Saymanlık Müdürlüğü'ne teslim edildiğini, teminat mektubunun kesin ve süresiz olarak verildiğini, ÖTV ve gecikme zammı tutarı toplam ödenmeyen 604.853,77 TL borca mahsuben ilgili teminat mektubunun nakde çevrildiğini,

Ağrı Vergi Dairesi hesabına yatırılmasını talep ettiğini ancak Yapı ve Kredi Bankası A.Ş'nin yazısıyla ilgili teminat mektubunun aslının lehtar davalı şirket tarafından bankaya iade edildiğini, bu nedenle teminat mektubunun nakde çevrilemeyeceğinin bildirildiğini, kurum içinde yapılan incelemede Ağrı Vergi Dairesi Müdürlüğündeki teminat mektubunun renkli fotokopi ile değiştirildiğini, teminat mektubunun aslının nasıl olduğunun anlaşılamadığı şekilde davalı mükellefin eline geçtiğinin görüldüğünü,

dava konusu teminat mektuplarının iade alındığı diğer davalıların ilgili teminat mektuplarını muhatap Ağrı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün onayını almadan teslim alındığını ve ilgili teminatları çözdüklerini, her iki teminat mektuplarının verildiği ve teminat çözüm işlemlerinin yapıldığı tarihin birbirine oldukça yakın olduğunu, her iki bankanın basiretli tacir olarak bunu sorgulaması ve muhatap kurumdan konuyla ilgili teyit alması gerekirken bunların yapılmadığı sadece Türkiye Halk Bankası A.Ş teminatın çözümünden 6 ay kadar sonra muhatap Ağrı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne teminat mektuplarının akıbetini sormak suretiyle yazdığını,

davalı mükellef ile beraber bankaların müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kamu zararının oluştuğu tarihten itibaren işleyecek ticari işletme faiziyle beraber hesaplanacak 1.043.161,40 TL'nin ve karar tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı oranında tahsil edilmeyen ÖTV 04/2015 2. Dönem ve ÖTV 05/2015 1. Dönem vergi borcunun tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın diğer davalı banka ile ilgili olan teminat mektubu ile ilgili oluştuğu iddia edilen zararın müvekkil bankadan talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil banka ile diğer davalı banka arasında herhangi bir müteselsil sorumluluk bulunmadığını, kaldı ki davacının bu isteminin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte müvekkili bankanın ancak 22.04.2015 tarih ve 507.273,00 TL değerindeki teminat mektubundan sorumlu olabileceğini, bunun dışında oluşan zararından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, zira,

belirtilen bedel dışında oluşan kamu zararı ile müvekkil banka arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava dilekçesinde kurum içinde yapılan incelemede Ağrı Vergi Dairesi Müdürlüğündeki teminat mektubunun renkli fotokopi ile değiştirildiği,

teminat mektubunun aslının nasıl olduğu anlaşılamadığı şekilde davalı mükellefin eline geçtiğinin beyan edildiğini, davacının bu beyanlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, teminat mektubunun aslının bankaya getirilmesi durumunda teminat bedellerinin iade edilmesi gerektiğini, bankanın teminat mektubunun aslının ne sebeple ele geçirildiğini araştırma yükümlülüğünün olmadığını savunarak öncelikle davanın usulden reddine aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ve müvekkil bankanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(6102 sayılı Kanun) hükümlerine göre tacir ve huzurdaki davanın da aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince mutlak ticari dava olduğu,

6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi mucibince davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmadan dava açılmış olması nedeniyle mahkemece başkaca bir araştırma yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu tazminat talebi zamanaşımına uğradığını, davanın tarafları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, somut olayda davacının tam kusuru bulunduğunu, mektup aslının ilgilisine davacı kurum eliyle teslimi akabinde sorumluluğun hukuken başkasında aranmasının kabul edilemeyeceğini, davaya konu müvekkile yöneltilen iddiaları tümden reddetmekle birlikte,

davacı kurum tarafından davaya konu mektup aslının diğer davalı şirkete teslim edilmesinde davacı kurumun müterafık kusurundan da bahsedildiğini savunarak müvekkil banka aleyhine haksız ve hukuki mesnetsiz olarak açılan davanın öncelikle usuli itirazlar kısmında bahsetiğimiz nedenler ve özellikle arabuluculuk kurumuna başvurulmaması nedeniyle usulden reddine aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta davanın davalı şirketin borcuna istinaden davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından düzenlenen teminat mektuplarının süresinden önce ilgili bankalara iade edilerek davacının oluşan zararının tazmini davası olduğu, davalıların anonim şirket ve limited şirket olduğu, dava konusu uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı, uyuşmazlığın 6102 sayılı Kanun'da düzenlendiği,

bu sebeple davanın 6102 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentleri uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu, ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edildildiği, tarafların arabulucuya başvurmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davaya konu olaydaki teminatın 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrası olduğunu, bahse konu teminatların ilgili bankaların kesin, süresiz ve idare tarafından talep edildiğinde teminat tutarlarının kayıtsız ve şartsız olarak vergi dairesi emrine nakden veya tamamen verileceğine dair taahhüt içerdiğini, teminatın çözümü için ilgili mevzuatında belirlenen usule aykırı işlem yapıldığını, bankalar birliği aracıyla tüm bankalara teminat çözümüne ilişkin ayrıca gerekli hatırlatmanın yapıldığını,

tüm bunlara karşın ilgili bankaların ilgili mevzuatına ve taahhüt ettikleri hususlara aykırı olarak vergi dairesinden teyit almaksızın bahsi geçen teminatların çözümünün yapıldığını, dolayısıyla davanın konusunun kamu zararı ve kamu alacağı bağlamında bir alacak davası olduğu, zorunlu arabuluculuk müessesinin kapsamı dışında olduğu zorunlu arabuluculuk müessesinin icra edilmesinin hukuken mümkün olmadığı ve dava şartı olarak ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilme yapılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçeli kararda davanın usulden reddine karar verilmiş olmasın rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta davacı idareye sunulan teminat mektuplarının usulsüz olarak ele geçirilerek nakde çevrilmesinden kaynaklanan zararın tahsilinin talep edildiği, davanın bankacılık işleminden kaynaklandığı, davanın 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında mutlak ticari dava olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı vekilince sadece hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti yönünden istinafa başvurulduğu,

istinafa konu edilen vekâlet ücreti değerinin karar tarihi itibariyle 5.100,00 TL olması nedeniyle 18.01.2022 tarihli kararın davalı yönünden miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu, kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf edenin sıfatına göre kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak söz konusu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunun kabul edildiği durumda yargılama devam ederken arabuluculuğa başvurulduğunu ve 15.06.2022 tarihli son tutanağın temyiz başvurusu ekinde mahkemeye sunulduğunu, usul ekonomisi gereğince usulen tamamlanmış bir davanın esas yönünden ret edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk şartı sağlanan davanın kabul edilmesi gerekirken esas yönünden ret kararı verilmesinin doğru bulunmadığı, arabuluculuk dava şartının sağlandığının kabulü ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, teminat mektubunun usulsüz olarak çözülmesi nedeni ile uğranılan kamu zararının tahsili istemine ilişkin açılan davada, zorunlu arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı noktasında toplanmıştır.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1977, K. 2024/4885, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. Iı.cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V.temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1977
Karar No
2024/4885
Tarih
11 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1979 K.2024/4991
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1982 K.2024/4363
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1983 K.2024/4494
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1985 K.2024/5027
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1988 K.2024/7195
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1991 K.2024/4741

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.